Son üç yıldır çiftçinin para kazanmadan üretim yaptığını belirten Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu Eskişehir.net’te canlı yayınlanan “20 Dakika” programında, artan girdi maliyetleri, su kısıtı ve belirsiz taban fiyat politikalarının üreticiyi zorladığını söyledi. Çelikoğlu, “Geçtiğimiz seneyi çiftçi perişan vaziyette geçirdi sadece geçen sene değil son 3 senedir çiftçi para kazanmadan üretim yapıyor. Hele geçen sene afaki durum vardı don yaşadık ardından aşırı kuraklık ardından ürün verimliliğinde düşüklük ardından da fiyattaki istikrarsızlık hayal kırıklığı yaşattı” diye konuştu.
ÜRÜN FİYATI YERİNDE SAYIYOR
Çiftçinin en büyük sorununun girdi maliyetleri olduğunu belirten Çelikoğlu, “Mazotu, gübresi, ilacı, işçiliği yani masrafları aşırı yükseldi. Bizim ürettiğimiz ürününün fiyatı bu yükselen girdilerin yarısı kadar bile yükselmiyor. Ekim yapmadan önce hiçbir ürettiğimiz malın kaça satacağımızı bilmiyoruz. Bugün bir çorap fabrikası ürünü kendi üretiyor fiyatı kendisi belirliyor. Bütün sektörlerde böyle ama Türkiye’nin lokomotifi dediğimiz tarım kendi fiyatını belirleyemiyor. Tamam biz belirlemeyelim ama ekmeden önce biz bu sene buğdayı kaça satacağız? Onu bilelim. Pancar taban fiyatı pancar satışa çıktıktan sonra fiyatı açıklanıyor. Güneydoğu Anadolu buğdayını arpasını biçiyor ondan sonra taban fiyat belirleniyor. Ekim ayında ekimlerimizi yapıyoruz. Ekim ayında bize bilgilendirme yapsalar çiftçide ona göre planını yapar” dedi.
MESLEĞİ BIRAKANLAR VAR
Mesleği bırakanlar çiftçilerin olduğunu söyleyen Çelikoğlu, “Yüzde 5’te olsa bırakan arkadaşlar var onun yerine başka biri ekiyor. Bende çiftçiyim bırakamayız. Milyonlarca liralık yatırımımız köyde yatıyor. Bugün 10 lira aldığınız şeyi 2 ay sonra satmak istediğinizde 3 liraya satıyorsunuz. Sulu tarımla uğraşan üreticilerin binlerce metre boruları var binlerce metre damlamalarımız var çiftçinin tarımı bırakması imkansız. En son raddeye gelip yaşlanırsa bırakıyor arkadan gelen nesli yoksa. Çünkü milyonlarca liralık yatırımı atıl vaziyette kalır” diye konuştu.
BARAJ HALA İYİ DURUMDA DEĞİL
Porsuk Barajı’ndaki su seviyesinin kritik sınırın biraz üzerinde olduğunu belirten Çelikoğlu, “DSİ ve sulama birliğiyle beraber devamlı istişare halindeyiz. Şu anda barajımız kışın yağışlar iyi gitti ama yine de iyi seviyede değil. Porsuk barajı hem Eskişehir’in içme suyu hem de üreticiler sulama suyu olarak kullanıyor. Barajımız şu anda alarm verme seviyesini biraz aştı. Bu sene kar olmadı. Murat dağındaki karın eriyip baraja ne kadar su getireceğini bilmiyoruz. Çiftçi uyarıları dinlemiyor. Çünkü ekonomik şartlar belli. Eskişehir’in buğdaydaki verimi 300-350 kilogram. Bugün 13 liraya buğday sattığınız zaman bir dekardan 5 bin lira para topluyor. Bunun zaten 4 bin lirası masrafa gidiyor. Kıraçlarda zaten 150 kilo buğday biçiliyor. İnsanlarda alternatif olarak mısır ayçiçeği domates biber gibi ürünlere kaçıyor. Ziraat odası olarak bakanlığa yazılı olarak da bildirdim. Geçen hafta bakanımız buradaydı orada da belirttim. Mısır İç Anadolu’nun ürünü değil. Sulak yörelerin ürünü. Bu bölgede su kısıtı olduğu için İç Anadolu bölgesine özel ÇKS kayıtlarımızda olan buğday, arpa, yulaf ürünlerine İç Anadolu bölgesine biraz prim verilirse Eskişehir çiftçisi buğdaya yönelir. Mısırdan para kazanıyor buğdaydan kazanamıyor. Yeni çıkan yasaya göre 2 sene üst üste mısır ekilemiyor zaten” ifadelerini kullandı.
KAR YAĞIŞINA İHTİYACIMIZ VAR
Çelikoğlu, “Şu andaki yağışlar iyi son 5-6 yılda aldığımız en iyi yağmur yağışı. Kar zaten hiç olmuyor ama yağmur suyu hiçbir zaman taban suyunu beslemiyor. Sulama birliğiyle görüştüm barajı 35-40 cm yükseltmiş ama kar yağarsa taban sularını etkiler” dedi.
ÇİFTÇİ HEP UMUTLU
Çelikoğlu, “Ben 60 küsür yaşındayım çiftçi hep umutlu. Eskilerin bir lafı vardır çiftçinin karnını yarmışlar 39 tane bir dahaki seneye çıkmış bunun 40 olması lazım demişler çiftçide bu sene demiş. Hep umutluyuz. Girdilerimize de biraz destek olunursa rahatlarız. Cuma günü doğrudan gelir desteklemeleri başlayacak. Ama bu desteklemeler geçen seneden kullandığımız mazotun gübrenin desteklemesi. Geçen sene 40 lira olan mazot şu anda 60 lira oldu. Bize 40 liradan hesap edildi verildi. 100 litre alacağım mazot 60 litreye düştü. O para bana o gün verilseydi ben peşin parayla malımı alırdım. Şu anda savaştan dolayı gübre bayileri satışlarını durdurdu fiyatlar artacak diye. Biz Türkiye’yi değil dünyayı doyururuz. Biz çalışmaktan kaçmayız” diye konuştu.
GENÇ NÜFUS KÖYDEN UZAKLAŞIYOR
“Aşağıdan gelen çok bilinçli ve kaliteli bir nesil var ama daha çoğunlukla şehire yakın olan merkez köylerden geliyorlar” diyen Çelikoğlu, “Arazi daha kıymetli orada verim daha fazla. Maalesef kıraçtaki çiftçilerin çocukları şehirde asgari ücretli fabrikada çalışarak köyden kaçıyor. Bugün en basiti evlenecek olan kişiye ben çiftçiye kız vermem diyorlar. Çocukta şehirde fabrikada çalışmaya razı olup geliyor. Bakanlığın açıkladığı kırsala destek koyun projesi daha çok sulu köylerden çok kırsal kesimdeki merası olan köylere verilirse iyi olur. Bin 500 kişiye verilecek Türkiye genelinde. 15 bin aileye verilirse çok daha verimli olacağını düşünüyoruz. Bize biraz destek verilse Türkiye’yi ekonomik krizden çıkarırız. Dışardan gelecek arpaya, buğdaya, mısıra Türkiye’yi muhtaç etmeyiz” ifadelerini kullandı.





