Türkiye finansal sahası, önlenemeyen hayat pahalılığı ve devasa masraf artışlarının kuşatması altında meşakkatli bir evreden geçiyor. Birçok branştan neredeyse her vakit yeni bir batış ya da yapılandırma haberi sızarken, uzmanlar belirli bir takvim sunarak toplumu sarsıcı iflaslara karşı hazırlıklı olmaya çağırdı.

Sanayide Yaprak Dökümü

2026’nın ilk iki ayına ait SGK verileri, üretim alanındaki tahribatın ölçülerini açıkça sergiliyor. Sadece 2025 yılı Aralık ayı ile 2026 yılı Şubat ayı arasındaki kısıtlı sürede 9 bin 303 işletme iflas ederek tabelasını indirdi. Bu sarsıntı neticesinde sigortalı çalışan sayısı 16 milyon 943 binden, 16 milyon 617 bine geriledi. Mevcut göstergeler 326 bin 696 kişinin çok kısa bir aralıkta ekmeksiz kaldığını ispatlıyor.

İflas 5-5

Tekstil Sektöründe Çöküş

Hazır giyim gibi insan gücüne dayalı sahalar, mali dar boğazdan en derin yarayı alarak veda eden birimler oldu. Geçtiğimiz 3 yılda bu branşlarda ter dökenlerin adedi takriben 385 bin kişi azaldı. Sektörel toplam iş yeri sayısı ise kapanışlar sebebiyle 64 binlerden 53 bin seviyelerine kadar inerek muazzam bir güç kaybına uğradı. Ekonomist Prof. Dr. Erinç Yeldan, yanlış yaklaşımların faturasını şu sözlerle özetledi: "Enflasyon parasal bir mesele değilken, sadece parasal yöntemlerle çözülmeye çalışılıyor. Krediye erişim pahalılaştı, döviz baskılandı ve sonuçta sanayi üretimi geriledi. İmar ve inşaat rantı üzerinden büyüme sağlanmaya çalışılırken, teknoloji getiren ve istihdam yaratan sanayi yatırımları cezalandırılıyor."

Sonbaharda Beklenen Tehlike

Gelecek aylarda bizi bekleyen en temel tehdit, sonbaharla birlikte canlanacak olan "seçim ekonomisi" periyodudur. Ortadoğu’daki harbin sürmesi ve yerel belirsizliklerin kenetlenmesiyle varlıkların erimesi ivme kazanacak. Prof. Dr. Yeldan, "İnsan onuruna yakışan iş üretmeyen bir ekonomiye döndük" uyarısıyla rotasız bir yapıya doğru sürüklendiğimizi hatırlattı.

Kaynak: Nefes Gazetesi