Yaklaşık 42 yıllık geçmişe sahip ABD merkezli Fossil Group; geleneksel saatlerin yanı sıra akıllı saat, takı ve deri ürünleriyle geniş bir müşteri kitlesine ulaştı. Ancak tüketicilerin alışveriş tercihlerinin değişmesi ve teknoloji şirketlerinin saat sektöründeki etkisini artırması, markayı yeni bir mağazacılık stratejisine yöneltti.
Şirketin yayımladığı raporlar, fiziksel mağaza sayısındaki azalmanın belirli ülkelerle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Fossil, küresel ölçekte daha küçük ve verimli bir mağaza ağı oluşturmayı amaçlayan kapsamlı bir yeniden yapılanma süreci yürütüyor.
FOSSIL’İN MAĞAZA SAYISI 5 YILDA 219 AZALDI
Fossil Group’un 3 Nisan 2021 itibarıyla dünya genelinde 395 mağazası bulunuyordu. Bu mağazaların 170’i Amerika kıtasında, 137’si Avrupa’da, 88’i ise Asya’da faaliyet gösteriyordu.
Temmuz 2026’ya gelindiğinde şirketin küresel mağaza sayısı 176’ya kadar düştü. Böylece yaklaşık beş yıl üç aylık dönemde toplam 219 fiziksel mağaza kapatıldı veya şirketin doğrudan işlettiği mağaza ağından çıkarıldı.
Amerika kıtasındaki mağaza sayısı 170’ten 90’a, Avrupa’daki mağaza sayısı 137’den 35’e, Asya’daki mağaza sayısı ise 88’den 51’e geriledi.
En sert küçülme Avrupa pazarında gerçekleşti. Fossil’in Avrupa’daki fiziksel mağaza varlığı söz konusu dönemde yaklaşık yüzde 75 oranında azaldı.
Fossil’in fiziksel perakende ağını küçültme stratejisi 2026 yılında da devam etti. Şirket, yılın ilk çeyreğinde yedi, ikinci çeyreğinde ise altı mağazasını kapattı.
Güney Afrika’da bulunan 11 mağazanın bir distribütöre devredilmesi de Fossil’in doğrudan işlettiği mağaza portföyünün daralmasına neden oldu.
Fossil Group CFO’su Randy Greben, yıl içinde iki mağazanın daha kapatılmasının planlandığını açıkladı. Şirket yönetimi, mağaza ağındaki yeniden yapılanmanın en zorlu bölümünün büyük ölçüde geride kaldığını düşünüyor.
AKILLI SAAT REKABETİ GELENEKSEL PAZARI DÖNÜŞTÜRDÜ
Fossil’in mağaza sayısını azaltmasında kira ve işletme giderlerinin yanı sıra tüketici tercihlerindeki değişim de önemli rol oynadı.
Geleneksel saat üreticileri, son yıllarda Apple Watch ve Samsung Galaxy Watch gibi akıllı saatlerin yükselişiyle daha yoğun bir rekabet ortamına girdi. Sağlık takibi, iletişim, bildirim ve mobil uygulama desteği gibi özelliklere sahip akıllı saatler, tüketicilerin saate bakışını önemli ölçüde değiştirdi.
Saatin yalnızca zamanı gösteren bir aksesuar olmaktan çıkarak çok işlevli bir teknoloji ürününe dönüşmesi, klasik saat markaları üzerindeki baskıyı artırdı.
Fossil’in son yıllardaki finansal sonuçları da bu dönüşümün etkilerini gösterdi. Şirketin net satışları ve brüt kârı art arda düşüşler kaydederken, yönetim satışlarını daha verimli mağazalara ve dijital kanallara yönlendirmeye başladı.
FAALİYET ZARARI 19,1 MİLYON DOLARA GERİLEDİ
Mağaza ağındaki daralmaya rağmen Fossil’in mali tablosunda bazı olumlu gelişmeler yaşandı.
Şirketin faaliyet zararı 2025 yılında 103,9 milyon dolardan 19,1 milyon dolara düştü. Bu iyileşme, maliyetleri kontrol altına almak ve operasyonel yapıyı sadeleştirmek amacıyla atılan adımların sonuç vermeye başladığı şeklinde değerlendirildi.
Bununla birlikte Fossil, ABD’nin Çin’den ithal edilen ürünlere uyguladığı yeni tarifelerin neden olduğu ek maliyetlerle karşı karşıya kaldı. Küresel ticaret politikalarındaki değişiklikler, uluslararası ölçekte üretim yapan şirketlerin tedarik zinciri ve maliyet hesaplarını doğrudan etkiledi.
Fossil’in İngiltere’deki iştiraki Fossil UK de artan borç yükünü yönetebilmek amacıyla 2025 yılında yeniden yapılandırma süreci başlattı.
Bu kapsamda Teksas’ta Chapter 15 çerçevesinde iflas koruması başvurusu yapıldı. Şirketin mali yükümlülükleri arasında JPMorgan Chase kaynaklı 150 milyon dolarlık kredi ile 2026 vadeli 150 milyon dolarlık tahvil bulunduğu belirtildi.
Süreç, Fossil UK’nin tasfiye edilmesiyle sonuçlanmadı. İngiltere Yüksek Mahkemesinin onayladığı yeniden yapılandırma anlaşması sayesinde şirketin borçlarını ve diğer mali yükümlülüklerini yeniden düzenlemesinin önü açıldı.
Mağaza kapatmaları, Fossil’in daha geniş kapsamlı dönüşüm programının önemli bir bölümünü oluşturuyor. CEO Franco Fogliato yönetiminde yürütülen çok yıllı programla toplam 100 milyon dolarlık maliyet azaltımı hedefleniyor.
Plan kapsamında özellikle yeterli verimliliğe ulaşamayan alışveriş merkezi mağazaları ile outlet noktalarının sayısının azaltılması öngörülüyor. Fossil, fiziksel mağazacılıktan tamamen çekilmek yerine daha küçük fakat daha verimli bir mağaza ağı oluşturmayı amaçlıyor.
Şirketin 2025 yılının son çeyreğinde satış, genel ve idari giderlerini yıllık bazda yüzde 16 azalttığı ifade edildi. Bu düşüşte 49 mağazanın kapatılmasının da etkili olduğu belirtildi.
Fossil Group’un 2026 yılının ikinci çeyreğindeki net satışları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9 azalarak 209,7 milyon dolara geriledi.
Satışlardaki düşüşe rağmen açıklanan sonuçlar piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Özellikle ABD ve Hindistan pazarlarında elde edilen performans, şirket açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.
Fossil yönetimi, ikinci çeyrek sonuçlarının yılın son döneminde gelirlerin yeniden büyümeye başlaması için uygun bir zemin oluşturduğu görüşünde.
MAĞAZA KAPANIŞLARI AVM’LERİN GELECEĞİNİ GÜNDEME GETİRDİ
Fossil’in yüzlerce mağazayı kapatması, fiziksel perakendenin ve alışveriş merkezlerinin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Ancak mağaza kapanışlarını yalnızca tüketicilerin alışveriş merkezlerinden uzaklaşmasıyla açıklamak mümkün değil. Temmuz 2026 verilerine göre açık hava alışveriş merkezlerindeki ziyaretçi trafiği yıllık bazda yüzde 5,1, kapalı alışveriş merkezlerinde yüzde 4,3, outlet merkezlerinde ise yüzde 0,5 arttı.
Bununla birlikte alışveriş merkezleri arasında belirgin performans farklılıkları bulunuyor. Üst segment AVM’lerde doluluk oranı yüzde 95 seviyelerine ulaşırken, daha düşük kategorideki merkezlerde bu oran yüzde 72’ye kadar geriliyor.
Fossil de bu tablo doğrultusunda fiziksel mağazacılıktan tamamen vazgeçmek yerine daha az sayıda ve daha yüksek verim sağlayan lokasyona yöneliyor. Şirketin uyguladığı yeni perakende modelinin, önümüzdeki dönemde saat ve aksesuar sektöründeki diğer markaların stratejilerini de etkileyebileceği değerlendiriliyor.



