Kış mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte sağlık kuruluşlarında yoğunluk yaşanmaya başladı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, 2026 Ocak ayı itibarıyla Avrupa ve Türkiye’de solunum yolu enfeksiyonlarında belirgin bir artış yaşandığını belirtti. Vatandaşları tedbirli olmaya çağıran uzman isim, hastalıkların seyrindeki değişime dikkat çekti. Mevcut kış mevsiminin 'üçlü salgın' olarak adlandırılan tabloyla geçtiğini söyledi. Özkaya, hastaların özellikle daha önce alışık olunmayan düzeyde yaygın ve şiddetli vücut ağrıları yaşadığını vurguladı. Salgının kaynağında ise üç farklı virüsün aynı anda dolaşımda olması yatıyor.
Virüslerin Birlikte Yarattığı Etki
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) verileri, tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor. Rapora göre Influenza A (H3N2), RSV ve COVID-19’un aynı anda dolaşımda olduğu görülüyor. Prof. Dr. Özkaya, kas ve eklem ağrılarının sezonun en ayırt edici bulgularından biri olduğunu ifade etti. Vücut direncini kıran enfeksiyonlar, hastaları yatağa düşürüyor. Virüslerin birleşik etkisi, semptomların daha ağır hissedilmesine neden oluyor. Bağışıklık sistemi zayıf olanlar için risk daha da artıyor.
Hastalıkların Belirtileri ve Ayırt Edici Özellikler
Her bir virüsün kendine has bir etki alanı bulunuyor. Mevcut yıl baskın seyreden Influenza A (H3N2) enfeksiyonunun ani yükselen ateş, yoğun halsizlik ve hastaların “kemiklerim sızlıyor” şeklinde tarif ettiği yaygın ağrılarla ortaya çıktığını belirten Özkaya, detayları paylaştı. COVID-19’un Nimbus ve JN.1 varyantlarında ise boğaz ağrısı ve tüm vücuda yayılan sızlamaların ön planda olduğunu söyledi. RSV’nin de özellikle ileri yaş grubu ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ağır kas ağrılarıyla birlikte solunum sıkıntısına yol açabildiğini kaydetti. Doğru tanının konulabilmesi için uzman hekim kontrolü şart görülüyor.

Doktora Başvuru Zamanlaması
Hastalık belirtileri görüldüğünde panik yapmadan doğru adımların atılması gerekiyor. Toplumda gereksiz paniğe gerek olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Özkaya, çoğu viral enfeksiyonun dinlenme ve yeterli sıvı alımıyla atlatılabileceğini belirtti. Ancak kritik eşikler aşıldığında sağlık kuruluşuna gidilmesi hayati önem taşıyor. Ateşin üç günden uzun sürmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı ya da şikayetlerin 10 günü aşması halinde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çizdi. Erken müdahale, hastalığın seyrini hafifletebiliyor.
Bilinçsiz İlaç Kullanımı ve Aşı Uyarısı
Tedavi sürecinde yapılan yanlışlar da iyileşmeyi geciktirebiliyor. Antibiyotiklerin virüslere karşı etkili olmadığını hatırlatan Özkaya, bilinçsiz kullanımın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. Gereksiz ilaç kullanımı, vücudun direncini daha da düşürebiliyor. Koruyucu önlemler arasında aşılanma ön plana çıkıyor. Grip aşısının tam koruma sağlamasa da hastalığın ağır seyretme ve hastaneye yatış riskini önemli ölçüde azalttığını da sözlerine ekledi. Hijyen kurallarına uymak ve kalabalık ortamlardan kaçınmak da korunma yolları arasında yer alıyor.





