Eskişehir'de 7'inci kattan atlayan adamın evinde eşinin cesedi bulunmuştu: Gerçek ortaya çıktı...
Eskişehir'de 7'inci kattan atlayan adamın evinde eşinin cesedi bulunmuştu: Gerçek ortaya çıktı...
İçeriği Görüntüle

21 aylık İkra Beliz Öter geçtiğimiz sene diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürüldü.

Öter çifti aile sağlık merkezinde bebeklerinin bir problemi olmadığını ve eve döndüklerini, evde ise İkra Beliz Öter'in kustuğunu gördü.

Ardından İkra Beliz Öter'i Eskişehir Şehir Hastanesi'ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı.

Hemşirenin verdiği “mavi kod” uyarısının ardından İkra Beliz Öter’e acil müdahale başlatıldı. Doktorların yaklaşık 50 dakika süren tüm çabalarına rağmen bebeğin hayatını kaybettiği, anne Burcu Öter’e bildirildi. Aileye, minik İkra’nın tüm organlarının iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdiği ifade edildi.

Olası bir ihmal olup olmadığının araştırılması için dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenilmediğini öne sürdü. Sorumluların tespit edilmesi halinde gerekli cezayı almalarını isteyen aile, adli sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı.

"BASİT BİR ATEŞLE HASTANEYE GİTTİK"

Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı'na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi'ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana 'Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim' dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok' denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım' dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor' dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı' dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?' dedi. ‘Yazmamışsınız' dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam' dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi.

"BÜTÜN ORGANLAR İFLAS ETMİŞ"

Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra' diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor' dedi. ‘Mavi kod' diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun' dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu."

"BAŞKALARININ CANI YANMASIN"

Anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul'dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi.

"ÇOCUĞUMUZUN HAKKINI ARAYACAĞIZ"

Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı