Kökeni binlerce yıl öncesine dayanan aspirin, günümüzde kanser araştırmalarının merkezinde yer alıyor. Son klinik veriler, düzenli ve düşük dozda kullanılan aspirinin, özellikle genetik yatkınlığı bulunan kişilerde ve bağırsak kanseri hastalarında tümör gelişimini ve metastaz riskini ciddi oranda düşürdüğünü gösterdi.
KANSER BULGUSUNA RASTLANMADI
İngiltere’de yaşayan 40’lı yaşlardaki mobilya ustası Nick James, ailesinde sık görülen kanser vakaları nedeniyle yaptırdığı test sonucunda “Lynch Sendromu” taşıdığını öğrendi. Bu genetik durum, bağırsak kanseri riskini oldukça yükseltiyor. James, bu süreçte Newcastle Üniversitesi tarafından yürütülen klinik çalışmaya katıldı. Yaklaşık 10 yıldır düzenli olarak aspirin kullanan James’te bugüne kadar herhangi bir kanser bulgusuna rastlanmadı.
Arkeolojik bulgular, aspirinin temelini oluşturan söğüt kabuğunun yaklaşık 4400 yıl önce tedavi amaçlı kullanıldığını ortaya koyuyor. Antik medeniyetlerde ağrı kesici olarak kullanılan bu doğal madde, 19. yüzyılda geliştirilerek günümüzdeki asetilsalisilik asit formuna dönüştürüldü.
KANSER RİSKİNİ AZALTTIĞI GÖRÜLDÜ
Profesör John Burn liderliğinde yürütülen ve 861 Lynch Sendromu hastasını kapsayan araştırmada dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı. En az iki yıl boyunca aspirin kullanan bireylerde kolorektal kanser riskinin yaklaşık yüzde 50 oranında azaldığı belirlendi. Ayrıca günlük 75-100 mg aralığındaki düşük dozların, yüksek dozlar kadar etkili olduğu ve daha güvenli kabul edildiği belirtildi.
Bu gelişmelerin ardından İngiltere ve İsveç gibi ülkelerde sağlık otoriteleri, risk grubundaki bireyler için düşük doz aspirin kullanımını rehberlerine dahil etti.
Uzmanlar, aspirinin kanser üzerindeki etkisini iki ana mekanizma ile açıklıyor. İlki, hücre çoğalmasını tetikleyen bazı enzimlerin baskılanmasıyla tümör oluşumunun engellenmesi. İkincisi ise kanser hücrelerinin bağışıklık sistemi tarafından daha kolay tanınmasını sağlayan etkisi.
UZMANLARDAN KRİTİK UYARI
Uzmanlar, aspirinin bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Mide kanaması, ülser ve beyin kanaması gibi risklere dikkat çeken bilim insanları, bu ilacın mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerektiğinin altını çizdi.
Öte yandan, önümüzdeki dönemde tamamlanması beklenen geniş kapsamlı yeni araştırmaların, aspirinin meme ve prostat gibi farklı kanser türleri üzerindeki etkisini de netleştirmesi bekleniyor.





