Odunpazarı Belediyesi Şubat ayı olağan meclis toplantılarının 2’nci birleşim 1’nci Oturumu Kazım Kurt başkanlığında gerçekleşti.

Mecliste konuşan, Odunpazarı Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Kepez şu ifadeleri kullandı; "Geçen meclis toplantısında emlak vergisiyle ilgili bir açıklama yapmıştınız. “Bizim ne suçumuz var, siz hazırladınız, getirdiniz, biz de uyguluyoruz” anlamına gelen ifadeler kullandınız. Bu nedenle emlak vergisinin geçmişine, yani cemaziyülevveline gitmek istiyorum.

2025 yılında gazetelerde şu manşetler atılmıştı: “Deli Dumrul vergisi isyan ettirdi.” Bu manşetlerin atılmasının sebebi, partinize bağlı birçok belediyenin İstanbul başta olmak üzere çeşitli yerlerde emlak vergilerini fahiş oranlarda artırmasıydı. Birkaç örnek vereyim: Beylikdüzü’nde 10 ila 17 kat, Üsküdar’da yaklaşık 20 kat (%700), Şişli’de 46.000 liradan 420.000 liraya (%803), Başakşehir’de ise 1.134 liradan 65.000 liraya (%5.637) varan artışlar yapıldı.

Bu artışlar bölgeye ve mahalleye göre değişiklik gösterse de tablo genel olarak buydu. Bunun üzerine hükümet, “CHP’li belediyeler keyfi ve ölçüsüz artışlar yapıyor” gerekçesiyle, Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Mahalli İdareler Genel Başkan Yardımcısı Sayın Mustafa Demir’in koordinasyonunda bir çalışma başlattı. Bu çalışmalar sonucunda Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından da duyurulan şu karar alındı:
2025 yılında, 2026 yılı için takdir edilen arsa ve arazi metrekare birim değerleri dikkate alınarak, Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca 2026 yılı için hesaplanan bina ve arazi vergi değerleri, 2025 yılına ait vergi değerlerinin iki katını geçemez. Altını çiziyorum Sayın Başkan: “İki katını geçemez.” Bunu okuyan herkes gayet net anlayabilir. Siz de bir hukukçusunuz. Bu ifade, üst sınırın iki kat olduğunu; bunun altında bir değerlendirme yapılabileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Kabul etmeseniz bile durum budur. Her fırsatta “halkçıyız, halkın yanındayız, milletin yanındayız” diyorsunuz; açlıktan, susuzluktan, krizden bahsediyorsunuz. Ancak bu tür değerlendirmeler gündeme geldiğinde, hiç sorumluluk almadan zamları yapıp geçiyorsunuz.

Geçen toplantıdaki emlak vergisi açıklamasına izah getirmek için bunları söylüyorum. Hükümet bir gecede yüzde 300 zam yapmadı. Sizin belediyeleriniz yüzde 1.000, 2.000, 3.000 hatta 5.000 oranında artış yapınca, hükümet buna bir sınır getirmek zorunda kaldı. Bu sınır “iki katını geçemez” şeklinde belirlendi. Uygulamada bu, yüzde 200 artış anlamına gelir; yani 100 lira olan vergi 300 lira, 1.000 lira olan vergi 3.000 lira olur. Buna rağmen her zamanki gibi “topu hükümete atarak” kamuoyuna, “Hükümet çıkardı, biz de mecbur kaldık” diyorsunuz. Oysa gerçek şu: Hükümet, sizin belediyelerinizin ölçüsüz ve uçuk zamlarına fren koymuştur. İsteyen meclis üyeleri gider, rakamları araştırır. Her şey ortadadır. “Uyduruyorsunuz” deme lüksünüz yok; kimin ne yaptığını gayet iyi biliyoruz.

"KONSERE SPONSOR BULABİLİYORSANIZ İFTARADA SPONSOR BULABİLİRSİNİZ"

Kepez sözlerine şöyle devam etti; "Geçen toplantıda Sayın Emre Bey, iftar çadırlarıyla ilgili olarak “Tasarruf genelgesi çıktı, millete iftar veremiyoruz” dedi. İsterseniz verirsiniz, hiçbir engel yok. Festivallerde, eğlencelerde, kutlamalarda nasıl yapıyorsanız, Ramazan ayında da yapabilirsiniz. Bunun faturasını hükümete kesmenin bir anlamı yok. Ben bu belediyede 2004–2014 yılları arasında, 10 yıl boyunca başkan yardımcılığı yaptım. Her Ramazan ayında 5-6 noktada, günlük 5.000 kişiye iftar veren çadırlar kurduk. Bugün sizin meclis üyesi olan arkadaşlarımızdan bazılarıyla da birlikte çalıştık. Hiçbir zaman belediyeden para ödemedik; sponsorlar aracılığıyla yaptık. Konsere sponsor bulabiliyorsanız, iftara da sponsor bulabilirsiniz Sayın Başkan. Burada hükümete fatura çıkarmanın anlamı yok."

"ODUNPAZARI'NDA TRAFİK SORUNU NE OLACAK"

Çevre yolu hakkında konuşan Kepez, "Sürekli çevre yolu diyorsunuz. Önce kendi mahallelerinizdeki yollara bakın. Kenar mahallelerde çamur, toprak, dökülen taşlar var. Bunlarla ilgilenmiyorsunuz ama sürekli çevre yolu diyorsunuz. Çevre yolunu kim yapar? Hükümet. İnşallah seçimden önce bu işler tamamlanacak. Alpu yolu devam ediyor. Seyitgazi yolunda çalışmalar sürüyor. Sarıcakaya yolunun yarıdan fazlası bitti. Mihalgazi yolunda çalışmalar devam ediyor. Bunları görmeniz gerekiyor. “Eskişehir’e şu kadar yatırım yapıldı” dediğimizde, “Verilen maaşları da mı sayıyorsunuz?” diyorsunuz. Evet, sayıyoruz. Siz de belediyede personel maaşlarını gider kalemi olarak gösteriyorsunuz. Bu her yerde böyledir. Gelelim asıl meseleye: Odunpazarı Belediyesi bu dönemde ne yaptı? Geriye dönüp baktığımızda ortada koca bir sıfır var. Sadece makyaj belediyeciliği yapıyorsunuz. Birkaç çiçek, birkaç park düzenlemesi… Gerçek yatırımlar yok. Odunpazarı halkı hizmet bekliyor. Odunpazarı’nın trafik sorunu ne olacak? Otopark sorunu ne olacak? Kentsel dönüşüm bekleyen mahalleler ne durumda?" dedi.

"ODUNPAZARI BELEDİYESİ ZORUNLU OLMADIKÇA GAYRİMENKUL SATMAZ"

Eleştirilere yanıt veren Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Cumhuriyet Halk Partili Odunpazarı Belediyesi zorunlu olmadıkça gayrimenkul satmaz. Ekonomik değilse satmaz. Satmadık, satmayız. Otelin satışına gelince: Otelin kira geliri belliydi ve bu haliyle 2039’a kadar devam etmesine tahammül edemezdik. Bu nedenle sattık ve borçlarımızı ödedik. Vergi borcumuz yoktur. Sigorta borcumuz bitmiştir ya da bitmek üzeredir. Ancak siz şimdi yapılandırma çıkarıyorsunuz; yani boşuna ödemişiz gibi bir durum ortaya çıkıyor. Bu da samimi olmayan bir uygulamadır. Sigorta borcumuz yok, piyasa borcumuz yoktur. Geçen yıl 5 cenaze aracı, 1 VIP minibüs, 4 iş makinesi, 3 arazöz, 4 damperli kamyon, 1 kurtarıcı ve 11 çöp kamyonu aldık. Bunlar son derece somut işlerdir. Yarın saat 11.00’de Fen İşleri’nin bahçesine gelin, hepsini görün. Bizim çarçur edecek paramız yoktur. Odunpazarı Belediyesi tasarrufu kağıt üzerinde yapmaz. Ben müsvedde kağıdını bile dikkatli kullanıyorum. Dolayısıyla bize tasarruf anlatacak pozisyonda değilsiniz. Hele hele hükümetin “İtibardan tasarruf olmaz” anlayışıyla yaptığı uygulamalara bakıldığında, bizim sizinle yan yana durmamız mümkün değildir. Ben hâlâ Burhan Sakallı’nın kullandığı koltukta oturuyorum. On iki yıldır ne masayı ne koltukları değiştirdim. Bu nedenle popülist söylemlerle bizi sıkıntıya sokamazsınız" şeklinde konuştu.

"KDV BİZİM CEBİMİZE GİREN BİR PARA DEĞİLDİR"

Evsel Katı Atık eleştirilerine yanıtlayan Kurt, "Evsel katı atıkta KDV konusu tartışmalıdır. Mahkeme bir karar vermiştir ve biz buna itiraz edeceğiz. Mahkeme kararını tanımıyoruz deme şansımız yoktur; biz hukuka saygılıyız. Hukuk “KDV alamazsınız” derse almayız. KDV bizim cebimize giren bir para değildir. Biz burada sadece aracıyız. KDV’yi ESKİ alır ve vergi dairesine gönderir; bize bile uğramaz. Yargı bu konuda bir karar vermiştir, itiraz edilmiştir ve itirazın sonucunu bekleyeceğiz. Ancak vergi dairesi ve vergi uzmanları bunun yanlış bir değerlendirme olduğunu söylemektedir. Ben de aynı kanaatteyim. Bu bir hizmettir; ticari ya da sınai olmasa da hizmettir. Bu nedenle hukuken alınması gerektiğini düşündük. Burada sizinle birlikte oy birliğiyle “maliyet artı KDV alınacaktır” kararı verdik. Büyükşehir’den onay alındı ve uygulandı. Mahkeme “alınamaz” derse almayız. Bu durum bizi ayrıca da ilgilendirmez. Emlak vergisi konusunda da büyük bir popülizm yapıyorsunuz. Emlak vergisini üç kat artırdık ve konu bitmiştir. Artırmayabilirdik ama hangi belediye bunu yapmamıştır, bana gösterin. Belediyeler, özellikle belediye başkanları, belediyenin gelirini azaltıcı ya da giderini artırıcı işlemler yapamaz. Buna dikkat etmek zorundadır. Biz de bu dikkat ve hassasiyetle çalışıyoruz" dedi.

"OTOBÜS DOLU AMA YALNIZCA BİR KİŞİ BİLET BASIRIYOR"

Başkan Kurt, "Eskişehir’e “yatırım, yatırım, yatırım” diyorsunuz. Valilik sitesinde 2026 yılı için açıklanan yatırım miktarı 11 milyar liradır. Peki bu yatırımlar nelerdir? Anadolu Üniversitesi’nin doğalgaz dönüşüm tesisleri. Bu bir yatırım değildir, zorunluluktur. Anadolu Üniversitesi’nin bilimsel yayın yapması da yatırım değildir; bu zaten üniversitenin ve devletin görevidir. Bunları yatırım kalemine yazarsanız rakamları şişirmiş olursunuz. Hele 2019 ile 2025 arasındaki belediye hizmetlerini kıyaslamaya kalkmak gerçekten cesaret ister. 2019 yılında dana etinin kilosu 45 liraydı. Bugün 2026’dayız ve 1.000 liradır. 2019’da çeyrek altın 437 liraydı, bugün 11.800 liradır. Mazotu yüzde 500, elektriği yüzde 1.000 artıracaksınız; sonra da ulaşıma yapılan zammı eleştireceksiniz. Bu samimi değildir. Şunu açıkça bilin: 65 yaş üstü vatandaşların ulaşım giderlerinin tamamını belediyelerin üzerine yüklediniz. Ardından “neden zam yapıyorsunuz” diyorsunuz. Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin ulaşımda her ay cebinden ödediği miktar 130 milyon liradır. Bu parayı her ay ödeyip hiç zam yapmamak mümkün değildir. Popülizmden vazgeçilmediği sürece bu çelişkiler devam eder. Eğer Eskişehir Büyükşehir Belediyesi kimin ücretsiz, kimin indirimli, kimin hangi saatlerde ücretsiz taşınacağına kendi karar verebilseydi; planlama yapılır, sistem düzgün işlerdi. Ama siz “herkes” diyorsunuz. Herkes ücretsiz olunca sonuç budur. Köylere ulaşımı da büyükşehir belediyesi sağlıyor. Orhangazi’den çıkan bir otobüs Kızılinler’e gidiyor, Sofça’dan, Kırka’dan dolaşıp geliyor. Otobüs dolu oluyor ama yalnızca bir kişi bilet basıyor. Sonra da “neden zam yaptınız” diyorsunuz. Elbette zam yapılır" dedi.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi