Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma sonrasında ödenen yoksulluk nafakasının "süresiz" verilmesini öngören Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki ilgili ibareyi iptal etti. 9 ay sonra yürürlüğe girecek olan bu kararın ardından Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın konuyla ilgili yazılı bir basın açıklaması yayımlayarak hukuki süreci ve yapılması gereken yeni düzenlemeleri değerlendirdi.

"Nafakada adalet, hakkaniyet ve insan onurunu birlikte korumaktır"

AYM, boşanma sonrası yoksulluk nafakasının “süresiz” verilmesini öngören ifadeyi iptal etti. Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Konu ile ilgili bir basın açıklaması yayınlayan Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın şu ifadeleri kullandı;

“Öncelikle şunu belirtmeliyim Anayasa Mahkemesinin kararı, yoksulluk nafakasını ortadan kaldırmıyor; Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki ‘süresiz olarak’ ibaresini iptal ediyor. İptal hükmü ise dokuz ay sonra yürürlüğe girecek.

Esas itibariyle Nafaka, boşanmayla yoksulluğa düşme riski yaşayan kişinin korunmasına hizmet eden bir hukuk kurumudur. Bu koruma, taraflardan biri için ölçüsüz ve belirsiz bir yükümlülüğe; diğeri için de yoksulluğa terk edilme riskine dönüşmemesi esas olmalıdır.

Bundan sonra yasama organına çok önemli bir sorumluluk düşüyor. Yapılacak düzenleme; evlilik süresini tek ölçüt saymadan, tarafların yaşı ve sağlık durumunu, çalışma imkânlarını, bakım emeğini, çocukların ihtiyaçlarını ve tarafların tüm ekonomik koşullarını birlikte değerlendirmelidir.

Burada göz önüne alınması gereken bir husus da özellikle Yoksulluk riski nafaka süresi sonunda da devam eden kişiler bakımından sosyal devletin koruyucu mekanizmaları da güvenceye alınmalıdır.

Nafakada adalet, hakkaniyet ve insan onurunu birlikte korumaktır.

Hukuk, boşanmış tarafları karşı karşıya getirmek için değil, her iki tarafın haklarını gözeterek adil bir denge kurmak için vardır. Bu tartışmanın dili de çözümü de insan onurunu ve hakkaniyeti esas almalıdır. Açıkçası şimdi ihtiyaç duyulan, kimseyi korumasız bırakmadan sosyal devlet ilkesinin de işlerliğini gösteren hakkaniyetli ve uygulanabilir bir yasal çözümdür.”

Kaynak: Hakan Kalkır