Eskişehir.Net’te canlı yayınlanan “20 Dakika” programına konuk olan Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, Çanakkale Savaşları’nın tarihsel önemine dikkat çekerek, bu mücadelenin Türk milletinin kaderini değiştiren bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Avci, “Çanakkale Savaşları 1915 yılında, yani 111 yıl önce başladığında artık öldü denilen Osmanlı'nın parçalanması için planlanan İngiliz ve Fransızların donanmalarını Çanakkale tarafına getirerek bu memleketi bölmek üzerine planladıkları ve almak istedikleri bir savaşın başlangıcıydı. Ve şöyle bir gerçek vardı o tarihte; yaklaşık 200 yıldır savaş kaybetmemiş bir donanma geldi Çanakkale Boğazı'na, Fransızların ve İngilizlerden oluşan. Ve biz burada ittifak müttefiklerimiz olan Almanların bölgeyi tanımamasından dolayı çok ciddi sorunlar yaşıyorduk o dönem. Çünkü artık liyakatsiz kadrolar komuta ediyordu bu süreci ve tarih orada bize anafartalarda kahraman olan bir Mustafa Kemal gerçeğini çıkarttı ve Çanakkale toplumda bir dönüm noktası yarattı bu ülke için. Çünkü Çanakkale mucizelerle dolu bir savaştır. Çoğumuz görmüşüzdür havada birbirine giren mermilerin yerdeki örneklerini. 600 binde bir ihtimal olan bu mermilerden tespit edilebilen neredeyse 100'e yakın var. Savaş suçu olarak kabul edilen topuk patlatan çivileri dediğimiz çivilerden kullanıldığını biliyoruz. Ve neredeyse Osmanlı ordusunu iki katından daha fazla bir askeri gücü olan, mürettebatı, gemisi olan bir yapıya bir avuç insanın yokluklar içinde mücadelesini görüyoruz. Ve şunu net bir şekilde biliyoruz; klişe bir laf vardır: ‘Türk olmak zordur, dünya ile savaşırsınız; Türk olmamak daha zordur, Türk'le savaşırsınız’ ve biz şunu gördük Türk milleti olarak; zor zamanlarda ülke, vatan, millet olduğunda kadınıyla erkeğiyle neler yaratabildiğimizi ve 111 yıl önce bize bu vatanı tekrardan vatan yapan, bu toprak için uğrunda ölen Çanakkale şehitlerimize minnet duyuyoruz. Ruhları şad olsun. Ne unutacağız ne de unutturacağız. Nesillere bizler de aktarmaya çalışacağız” diye konuştu.

Birleşerek kazanacağımızı Çanakkale göstermiştir

Avci şu ifadeleri kullandı: “Şehitlikleri gezmişsinizdir veya okumuşuzdur tarihten. Yan yana mezhebi, etnik kökeni, ırkı, cinsiyeti, türü, türevi, ne olursa birçok mezar vardır. Cumhuriyet kurulurkenki bahsedilen Türk milleti, işte o yerde yatan mezarlardır. Çünkü orada Arap da yatıyordur, Türk de yatıyordur, laz da yatıyordur, çerkez de yatıyordur. Ve o gün millet şunu anlamıştır Çanakkale’de; bölünerek kazanılamayacağını, birleşerek, bir olduğumuzda kazanabileceğimizi Çanakkale etiyle kemiğiyle göstermiştir. Bu da tabii Cumhuriyet kuruluş sürecinde çok büyük etkiler yaratmıştır çünkü kaybı çok olan toplumların hassasiyetleri yüksek olur ve Türk milleti de Mustafa Kemal’in o başarısından sonra artık arkasında iyice kenetlenmiş, onun söylediği her sözü emir telakki etmiş. Çünkü o darboğazdan çıkartan Mustafa Kemal olduğunu bildiği için ve millet olabilmenin kadınıyla, erkeğiyle, çoluğuyla çocuğuyla bir yurttaş olabilmenin kavramıyla Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken bize Çanakkale en büyük örnek ve en büyük destek olmuştur.”

Atatürkçü düşünceyi yaymaya çalışıyoruz

Dernek olarak faaliyetlerine de değinen Avcı, “Gençlerimize sosyal aktiviteler yapıyoruz, paneller düzenliyoruz toplumsal olaylara karşı, konferanslar düzenliyoruz. Küçük film gösterimleri gibi arada sosyal kültürel etkinlikler yapıyoruz, spor etkinlikleri de yapıyoruz. Kütüphanemizde işte ders çalışma alanları yaratıyoruz. Örgütlenme mücadelesinde işte temsilcilikler açmaya, üye sayılarımızı arttırmaya, bu fikri yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Kendi fikriyatımıza yakın kuruluşlarla sürekli ortak projeler geliştiriyoruz ve tabanımızı geliştirmeye çalışıyoruz. Atatürk ismiyle kurulu tek dernek bizimkidir; Atatürkçü Düşünce Derneği kuruluşu 19 Mayıs 1989’dur. 31 Ocak 1990’da da Genel Başkanımız haince katlediliyor gerici yapılar tarafından. Ve biz Türkiye tarihinde şehitler veren bir derneğiz bu uğurda. Bizim omzumuzdaki yük ağırdır. Herkes Kemalist, Atatürkçü olamaz. Atatürk’ü sevmek ayrıdır, Atatürkçü olmak apayrıdır. Atatürk’ü sevebilirsiniz, saygı duyabilirsiniz ama onun fikriyatı için mücadele etmek her babayiğidin harcı değildir, biraz bilek ister. Ve biz bu bedelleri ödediğimizi bilen bir yapıyız. O yüzden de bizim hep görevimiz doğruları söylemektir. Ve doğruları söylerken de akıl ve bilime inanırız. Çünkü bize liderimizin bize bıraktığı en büyük miras; 'Eğer bir gün' diyor 'benim sözlerimle bilim çelişirse, bilimi tercih edin.' Ve biz hep ve inşallah da ömrümüz boyunca da bilimle ters düşmemiş bir lidere sahip olmak... Hani bu yaşa kadar ben daha ters düştüğünü hiç görmedim onun. Geldiğimiz noktada zor bir yerdeyiz. Atatürkçülük gene metalaştırıldı. Geçenlerde işte savaşla ilgili süreç başladığında biraz önce de söylediğim bir söz vardı; 'Yurtta sulh cihanda sulh' Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da sosyal medyasından onu paylaştı; 'Türkiye Cumhuriyeti’nin hâlâ çizgisi yurtta sulh cihanda sulh ilkesiyle devam edecektir' dedi. Biz şunu söylüyoruz: Zaten Mustafa Kemal’in izinden gitseniz birinci sıra bir dünya ülkesi olmaktan geri kalamazsınız. Atatürkçü düşünce bu ülkenin tek kurtuluş reçetesidir ve Kemalizm'i kabul etmediğiniz sürece bu ülkenin hiçbir şekilde refaha ulaşma şansı yok” dedi.

Gençler bilinçli

Çoğu kitle şunu diyor: ‘Apolitik gençlerimiz var’ Ben buna inanmıyorum. Gençler gayet bilinçli. Sadece siyasi partiler gençleri kendilerine çekemedikleri için apolitik olduğunu iddia ediyorlar. Sıkıntı şurada başlıyor: Gençlerin istediği fikriyatla, ideolojiyle siyasi partiler sadece çarpışmıyor. Bu yüzden de gençler kendilerini siyasi partiler nezdinde ait hissedemiyorlar ama içlerinde bir Türkçü, bir Atatürkçü akım ciddi bir şekilde var. Türk genci şunun bilincinde: Mustafa Kemal’in ona bıraktığı Cumhuriyetin kıymetini biliyor. Bunu çok çok güzel biliyor. Bunları nereden anlıyoruz? 19 Mart sürecinde işte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu alındıktan sonra sokak hareketleri başladı ciddi bir şekilde. Çünkü bu ülkenin ana muhalefet partisi ki o günün, bugünün şartlarında yerel belediyeleri almış, Türkiye’nin birinci partisi olmuş bir partinin siz cumhurbaşkanı adayını alıyorsunuz; bir toplumsal reaksiyon başladı. Bakıyorum, şimdi 23 yıllık bir iktidarın altında büyümüş, 19-20 yaşlarındaki gençler ‘Biz Mustafa Kemal'in askeriyiz’ diyor. Hani bu umut için fazlasıyla yeterlidir. Çünkü tohumda, temelde bir sağlamlık vardır. Hani evet, şunu diyebiliriz: Ailelerin yetiştirme tarzı, kültürleri falan ama bu umudumuzu yitirmememiz için bir örnektir. Biz Çanakkale’yi kadınlarımızla, gençlerimizle, erkeklerimizle, askerimizle, sivilimizle kazandık, bunu biliyoruz. Ve şunu biliyoruz; Çanakkale demişken 1915 yılında tıbbiye mezun vermedi. Çünkü o dönemki tıbbiyelilerin hepsi Çanakkale’de şehit düştü. Çanakkale Zaferi'nin bugünün Türkiye’sine verdiği en önemli mesaj millet olmak. Çanakkale’ye bakın. Orada Türk milletinin geçmişi yatıyor. Herkesin atası var orada. Doğu, Güneydoğu, Karadeniz, Akdeniz, Ege, İç Anadolu, Marmara” ifadelerini kullandı.

Gelin omuz verin

Avci, “Gençlerimizin kaygılarını biliyorum ve gençlerimize şunu söylüyorum: Atatürkçü Düşünce Derneklerine dahil olsunlar. Çünkü bu yapılar bugünün de Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin karşılığıdır. Gelin, dahil olun, mücadeleye destek olun, omuz verin. Çünkü dünya tarihi üzerinde yaptığı bir devrimi sadece gençlere emanet eden lider Mustafa Kemal’dir ve onun bu inancını boşa çıkarmayın diyorum” diye konuştu.

Kaynak: Seren Çatalçam