Eskisehir Net’te yayınlanan “20 Dakika” programına konuk olan Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP) A.Ş. Genel Müdürü Duygu Yalnızoğlu kariyerinden teknopark çalışmalarına, girişimcilik ekosisteminden kadınların iş hayatındaki yerine kadar değerlendirmelerde bulundu. Yalnızoğlu, ATAP’ın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş bir teknopark yönetici şirketi olduğunu belirterek, teknoloji geliştiren firmalara önemli vergi avantajları sağladıklarını ve bu firmaları denetleyip desteklediklerini ifade etti.
“4 üniversitede yerleşkemiz var”
Yalnızoğlu, “Eskişehirliyim metalurji ve malzeme mühendisiyim. Osmangazi Üniversitesi’nde okudum 2007 yılında mezun olduktan sonra yaklaşık 7 sene kadar savunma sanayi ve havacılık sektöründe çalıştım hem mühendis olarak hem kalite yöneticisi olarak farklı roller üstlendim. Eskişehir’in kıymetleri firmalarından biri olan Esalba firmasında 10 sene boyunca önce Ar-Ge müdürlüğü yaptım oraya Ar-Ge merkezi kurdum daha sonra da 3 sene genel müdür yardımcılığı yaptım. Yaklaşık 19 yılık iş tecrübem var Ocak ayı itibariyle ATAP genel müdürü olarak görevi devraldım. ATAP Eskişehir teknoloji geliştirme bölgesinin yönetici şirketi, biz sanayi ve teknoloji bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş bir şirketiz. Bakanlığımızın teknoparklara uygulamış olduğu belli muafiyetler var bunlar önemli vergi muafiyetleri bizde yönetici şirket olarak bu muafiyetleri değerli teknoloji geliştiren argo yapan firmalara kullandırmakla ve onları denetlemekle ve onları tabii ki daha da çok geliştirip desteklemekle görevliyiz. Teknoparkta biz Ar-Ge yapan şirketlere yer veriyoruz. Projelerini değerlendiriyoruz. Eskişehir güçlü bir ekosistem çünkü 4 üniversitenin kampüsünde yerleşkemiz var. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversite, Osmangazi Üniversitesi ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi. İlk yerleşkemizde organize sanayi bölgesindeki yerleşkemiz. Biz organize sanayi bölgesi teknoparkıyız o yüzden sanayiyle iç içe hem de üniversitesiyle iç içe olmak girişimcilik ekosistemimizi oldukça güçlü kılıyor” diye konuştu.
“Amacımız katma değerli üretimi artırmak”
Yalnızoğlu, “Aslında hep konuştuğumuz şey şehrimizin bölgemizin ve sonrasında ülkemizin katma değerli üretimini artırmak. Bizim teknoparkımızda da çok değerli girişimler var. örneğin bu gün savaşlarda çok stratejik olarak yer alan kamikaze dronelarının motorlarını geliştiren teknoparkta firmamız var. Bildiğiniz dünya markası olan türkiyeden yurtdışına ihraç edilen ve animasyon olan pepenin Eskişehir teknoparkta geliştirildiğini birçok kişi bilir. Yine malzeme teknolojileri alanında teknoparkta çok değerli firmalar var. Benimde aslında hem atar olarak hem de genel müdür rolüyle en büyük misyonum bu teknolojileri duyurmak görünür kılmak ve tabiki satışını ihracat potansiyelini destekleyecek faaliyetler yürütmek” dedi.
“Destek ve eğitim veriyoruz”
Yalnızoğlu, “Teknopark girişimci olmadan önce bizim girişimcilik ofisimiz var Anadolu Üniversitesi eczacılık fakültesinin karşısında. Burada fikirden itibaren iş modeline dönüşebilir mi buradan bir girişimcilik hikayesi yazılabilir mi noktasında size fikirden itibaren mentörlük yaparak şirket kurmanıza kadar destekler veriyoruz eğitimler sağlıyoruz sektör temsilcileriyle görüştürüyoruz sonrasında şirketinizi kurup girişimci olduktan sonra da yine bu eğitimler ve mentörlükler devam ediyor. Teknoparkta yer almanın tabii ki en büyük avantajlarından birisi vergisel avantajlar. Mesela siz teknopark şirketiyseniz çalışanınıza gelir vergisi stopajı ödemiyorsunuz tamamen muafsınız. SGK işveren priminin yüzde 50’sini ödüyorsunuz. Burada geliştirmiş olduğunuz ürün ve hizmetlerin satışından elde ettiğiniz gelir kurumlar vergisinden muaf oluyor. Bunun gibi aslında erişimi destekleyen Ar-Ge ve teknolojiyi ivmelendirmek için çok kıymetli vergisel avantajlar var” ifadelerini kullandı.
“Spesifik programlar dizayn edilebilir”
Yalnızoğlu, “Yeni girişimciler için destek mekanizmaları yeterli ama tabii ki gelişim için fırsat var ama eskiye kıyasla şu anda girişimcilik aslında hem biz teknoparklar tarafından hem teknoloji transfer ofisleri aracılığıyla üniversiteler tarafından yine ticaret odalarımız sanayi odalarımız tarafından oldukça önemseniyor ve bu konuyu destekleyecek projeler yapılıyor ama burada asıl biraz daha belki yapmamız gereken bu girişimler kuruluyor ama bunun ölçeklenmesi satış gelirlerini artırması gerekiyor. Belki bu anlamda biraz daha yapılandırılmış satışı artırmaya yönelik yurtdışı pazarlara bu girişimcilerimizi oraya götürmek ve onların ürünlerini oralarda tanıtmak üzerine daha özel spesifik programlar dizayn edilebilir. Üniversitelerle bizim ilişkilerimiz çok iyi bahsettiğimiz 4 üniversitenin rektör yardımcı düzeyinde bizim yönetim kurulumuzda temsiliyetleri var. Dolayısıyla oldukça iyi ilişkilerimiz var aynı şekilde üniversitelerin teknoloji transfer ofislerinin bizim teknoparklarımızda ofisleri var. Birlikte projelerde geliştiriyoruz. Yıllardır konuştuğumuz üniversite sanayi işbirliğinde bir araya getirmek bazen yeterli olmayabilir yani hocalarımızla sanayicilerimizi bir araya getirmek yeterli olmayabilir. Burada biz bazı kümelenme etkinlikleri yapıyoruz mesela bir sanayicimize gidip ihtiyaçlarını anladıktan onda onun bu ihtiyaçlarını çözebilecek kendi araştırmacı ağımızdaki akademisyenlerimize ulaşıyoruz aynı zamanda teknopark şirketlerimizle kümelenme faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Bunun ben daha faydalı olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
“Kadınlar birbirinden ilham alıyor”
Yalnızoğlu şu ifadeleri kullandı: “İş hayatımda şanslıydım kadın olarak tabii ki hep elimi taşın altına koyduğum için belkide gittiğim firmalara değer katmaya çalıştım. O yüzden bununda hep görüldüğünü fark ettim. Gerçekten iyi noktalara geldim ama Türkiye’de özellikle belli bölgelerde kadınlar eşit fırsatlara sahip değiller ama şunu net görüyorum ben belli sivil toplum kuruluşlarında roller üstlendim. Türkiye’nin kadın melek yatırım olan arya yatırım platformunun Eskişehir kurucusu ve başkanıyım. Aynı zamanda ESİAD’da kadın platformu kurduk. Bu vesileyle şunu gördüm kadınların görünür olması başka kadına cesaret veriyor ve ilham oluyor bu birliktelik bu birbirinden beslenme hali çok kıymetli. Ben malzeme mühendisliği okurken ‘ya sen dökümhanede mi çalışacaksın? ne yaptığının farkında mısın?’ derlerdi. Şu anda o yaklaşım biraz kırıldı bence. bilim adamı deniyordu eskiden ama bilim insanı terimi kullanılıyor. Mesela eskiden iş adamları derneği vardı iş insanları derneği oldu. Gün geçtikçe aslında bizlerin daha faydalı daha görünür olmasıyla brilikte bu önyargıların ve eşitsizliğin ortadan kalkacağına inanıyorum. Teknoparkımızda çok değerli kadın girişimciler var Gamze hocam hidrojen enerjisi çalışıyor. Başka bir firmamız var onlar kollajen üretiyor yine kadın girişimcimiz propolis üretiyor. Çok derin teknoloji konularda çalışıyorlar onları daha fazla ön plana çıkarmamız, göstermemiz ve bu bilim teknoloji mühendislik erkek işidir algısını zaten yıkıldığını düşünüyorum ama bunu da artık kalıcı şekilde desteklememiz gerekiyor diye düşünüyorum. ATAP’ın önümüzdeki dönemlerdeki hedefi Eskişehir sanayicisine teknopark şirketlerini daha iyi tanıtmak ve kendi içimizdeki bağları ve iş geliştirme kapasitesini güçlendirmek daha sonra da özellikle İstanbul Ankara girişimciliğin merkezi gibi buralarda teknoparkımızı ve girişimcilerimizi daha çok görünür kılmak Eskişehir’de girişimcilik ekosisteminde ivmelenme var dedirtmek ve biraz dikkatleri buraya çekmek. Bu da bize ne getirecek? Bizim teknopark şirketlerimizin daha çok networke ulaşması daha çok iş alması ya da yatırımcı arayanlarında yatırımcılarla buluşması anlamına gelecek.”





