Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 1970 Gediz depremi anma etkinliği kapsamında Kütahya'nın Gediz ilçesinde düzenlenen konferansta, vatandaşlarla bir araya geldi. Kültür Merkezi'nde gerçekleşen programa ilgi yoğundu. Üşümezsoy, Kütahya ve çevresindeki fay hatlarını değerlendirirken özellikle Simav fayına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.
ASIL RİSK SİMAV VE GEDİZ HATTINDA
Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını ifade eden Üşümezsoy, Kütahya’daki deprem hareketlerini “piyano tuşlarına” benzetti. Asıl riskin Simav, Sındırgı ve Gediz hattında yoğunlaştığını belirten uzman, Kütahya merkezinin ise coğrafi konumu nedeniyle daha düşük risk taşıdığını söyledi.
6.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETEBİLİR
2011 yılında yaşanan Simav depremini de hatırlatan Üşümezsoy, o depremle sürecin tamamlanmadığını ve yaklaşık 25-30 kilometre uzunluğundaki fayın tek parça kırılması durumunda 6.5 büyüklüğünde bir sarsıntı yaratabileceğini dile getirdi. Simav’ın bu fay hattı üzerinde bulunmasının riski daha da artırdığını vurguladı.

SICAK SU KAYNAKLARINDAN FAY HAREKETLERİ ETKİLENİYOR
Emet ve Yeşildere bölgelerinde sık yaşanan küçük sarsıntıları “deprem fırtınası” olarak nitelendiren Üşümezsoy, sıcak su kaynaklarının fay hareketlerini etkilediğini söyledi. Burada büyük bir deprem yerine çok sayıda küçük kırılmaların görüldüğünü aktardı.
Gediz’deki 1970 depremiyle bölgedeki enerjinin büyük kısmının boşaldığını belirten Üşümezsoy, Sındırgı’daki fayların parçalı yapısının ise büyük depremlerin oluşumunu sınırladığını kaydetti.
Konferansın sonunda Gediz Belediye Başkanı Necdet Akel, Üşümezsoy’a teşekkür ederek günün anısına bir hediye takdim etti.
28 Mart 1970’de Gediz’de meydana gelen ve 7.2 büyüklüğünde ölçülen depremde 1.086 kişi hayatını kaybetmiş, 1.260 kişi yaralanmış ve ilçe merkezi daha sonra farklı bir alana taşınmıştı.





