Batarya destekli modern taşıtların ticari hacmindeki olağanüstü tırmanış, yerküre genelindeki lityum gereksinimini rekor noktalara ulaştırdı. Konunun ehli araştırmacılar, endüstriyel alana taze sermaye girişleri hızla sağlanmadığı takdirde, 2028 yılında uluslararası piyasaların devasa bir hammadde kıtlığıyla yüzleşebileceğini hesaplıyor. Hazırlanan uzman raporları ışığında, yeraltı kaynaklarının tedarik zincirindeki yavaşlamanın mevcut üretim hızına yetişememe tehlikesi otomotiv sektörünü derinden etkileyecek gibi görünüyor.

Yaklaşan Küresel Maden Darboğazı

Wood Mackenzie şirketinin yayımladığı geniş kapsamlı analiz belgesinde, dünya çapındaki lityum sunumunda yaşanacak en sarsıcı noksanlığın 2028 yılında tam anlamıyla hissedileceği vurgulanıyor. Küresel finansman akışlarının yavaşlaması durumunda, alternatif güç kaynaklarının evrimi kurgularına bütünüyle paralel biçimde söz konusu kritik madene yönelik isteğin rahatlıkla 13 milyon tonun üzerine çıkacağı açıkça kaydediliyor. Planlanan endüstriyel yatırımların kesinlikle aksamaması adına kamu kurumlarının acilen çok yönlü tedbirler alması, aynı zamanda süreci desteklemesi yetkililerce sıklıkla tavsiye ediliyor.

Otomotiv Endüstrisinin Ağır Faturası

İlgili metalin toplam tüketim pastasındaki yüzde 80'i oranına denk düşen devasa pay, doğrudan vasıtalara güç veren pillerin seri imalatından doğuyor. Araştırmalara göre, 2040 yılında yerküredeki tüm motorlu taşıt ticaretinin tam yüzde 75'inin yalnızca bataryalı modellerden oluşacağı matematiksel verilerle hesaplanmaktadır. Gelinen kritik aşamada süregelen uluslararası lityum çıkarma girişimleri, bahsi geçen süratli sanayi temposuna ayak uydurmakta bir hayli zorlanıyor. Sektördeki maden işleme tesislerinin güncel üretim kapasiteleri maalesef günden güne artış gösteren parça gereksinimini sorunsuzca karşılayabilecek üst düzey teknolojik donanımdan bütünüyle yoksundur.

Devasa Sermaye Ve Acil İhtiyaç

Eski pillerin fabrikalarda yenilenerek tekrar sisteme kazandırılması işleminin maden noksanlığını giderme noktasında oldukça zayıf kalacağı düşünülmektedir. Kapsamlı geri dönüşüm hamlelerinin ancak 2040’lı yıllarda istenilen etkinliğe kavuşacağı hesaplanmaktadır. Giderek büyüyen hammadde açığını tamamen tıkayabilmek maksadıyla 2050 yılına kadar küresel pazara 276 milyar dolarlık nakit aktarılması gerekmektedir.

Kaynak: Haber Merkezi