Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, üniversitenin yeni dönem hedefleri, kampüsteki dönüşüm çalışmaları ve eğitim yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Üniversitenin yeni dönemde yapay zeka, dijitalleşme, bilişim teknolojileri ve sağlık alanlarına ağırlık vereceğini belirten Adıgüzel, kontenjanların tamamının dolduğunu ve özellikle yapay zeka ile dijitalleşme alanındaki bölümlerin dikkat çektiğini söyledi.
“Kampüste 13 bina yıkılacak, yalnızca bir bina yapılacak”
Prof. Dr. Adıgüzel, “Anadolu Üniversitesi 1958 yılında kurulmuş bir üniversite. Ve binalarımızın tamamına yakını, sadece iletişim bilimleri fakültesi yeni bir fakülte bunun dışında tamamı 2000 yılı öncesinde yapılmış binalar. Anadolu Üniversitesi kum tepesi üzerine yapılmış yani öyle söyleyelim. Yani burası kum ocağıymış neredeyse daha önce. Yani altımızda bir toprak, kayalık vesaire gibi sağlam bir zemin yok. Diğer taraftan 2000 yılı öncesindeki birçok binada zaten deprem yönetmeliği diye bir şey yok. O günün şartlarında dayanıklı ya da normal olarak görünen şeyler, bugünün şartlarında bir de binaların bir yorulma yaşı var biliyorsunuz zaten çok sağlam, her şeyi uygun yapsanız 40 yıl ömrü var. Bu ömrün çoğunu tamamlamış binalarımızın. Zemin de sağlam olmadığı için bu binalara inceleme yaptırdığımızda hemen yıkım kararı çıkıyor. Güçlendirme değil, yıkım kararı çıkıyor. Biz de yıkım kararı çıkmış bir binada eğitim-öğretime devam etmek gibi bir riski almıyoruz, alamıyoruz. Doğru bir şey de değil, hiç kimse de böyle bir riskin altına girmek istemez doğal olarak. ‘Bugüne kadar niye yıkılmadı?’ sorusunu sorabilirsiniz. Bilemiyorum niye yıkılmadı ama binaların birçoğu 15 yıldır boş duruyor zaten. 15 yıldır boş ve yıkılmamış ve biz yıkmaya başladık bunları. Kampüsteki o hayalet binalar artık olmayacak, terk edilmiş boş binalar olmayacak. Ve şu müjdeyi de verelim; hem öğrencilerimize hem Eskişehir'e: Bir Anadolu Üniversitesi kampüsünü bina yığıntılarından oluşan, böyle toplu konut sistemiyle yapılmış bir kampüs gibi de yapmayacağız. 13 binayı yıkacağız, sadece bir bina yapacağız. Bir de İÇEM binamız var. Bina dediğim tek katlı bir yer orası. İşitme engelli çocukların eğitim aldığı çok butik, küçük bir alanımız var. Onu da boşaltmamız gerekiyor, orayı da yenileyeceğiz. Dolayısıyla o çok küçük bir kompleks orası. Onu saymazsak gerçekten sadece bir tane bina yapacağız 13 binayı yıkıp. Daha yeşil bir kampüs olacak. Zaten yeşiliyle ve peyzajıyla öğrencilerin çok mutlu olduğu bir kampüs burası. Öğrencilerimizin daha da mutlu olduğu, daha çok yeşile duyabilecekleri bir kampüs hedefimiz var. Ülkenin en güzel, en mutlu, en yeşil kampüsü olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Anadolu Üniversitesi ile ESTÜ aynı binayı paylaşacak”
Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, “Bölünen üniversiteler var, sadece burada olan bir şey değil. Çevremizdeki birçok ilde benzer durumlar var; Kütahya'da var, Afyon'da var, Sakarya'da var, Ankara'daki birçok üniversitede var. Üniversitenin bölünüp içinden farklı bir üniversitenin doğması... Bu, yeni bir bölümün, yeni bir anabilim dalının kurulması aşamasında dahi bazı küçük sorunlar ortaya çıkarabilir. Üniversitenin bölünmesi hele çok büyük bir iştir; çünkü yeni bir üniversite kurmaktan daha sancılı bir şey, bir üniversiteyi bölmek. Şu anda Anadolu Üniversitesi'nin Yunus Emre Kampüsü içerisinde, söylediğiniz gibi, Fen Fakültesi var. Bizim Anadolu Üniversitesi'nin de ESTÜ içerisinde bir binası, fakültesi falan yok. Daha önce Yabancı Diller vardı, biz Yabancı Diller'i Yunus Emre Kampüsü'ne aldık. Anadolu Üniversitesi olarak Yunus Emre Kampüsü dışarısında bizim hiçbir eğitim kompleksimiz yok, tamamı kampüsümüzün içerisindedir. Eskişehir Teknik Üniversitesi'nin altyapısı, gelişimi, bina yatırımları henüz devam ediyor. Çünkü henüz 8 yıllık bir üniversite orası; Anadolu Üniversitesi gibi 70 yıllık bir geçmişe sahip değil. Çok doğal olarak oranın yeniden yapılanması sürecinde, bu geçiş aşamasında da böyle Anadolu Üniversitesi içinde kalan bir Fen Fakültesi olması da doğal bir şey. Biz, sözlerimin başında da ifade ettim, 13 binaya yıkım kararı var ve 10'unun yıkımına başladık. Bu süreçte bizim de fiziki olarak çok daraldığımızı ifade etmek istiyorum. Hocalarımızın ofisleri ve derslikler noktasında bir sıkışmışlık yaşıyoruz. Bu noktada Fen Fakültesi'nden bazı bölümlerin, birimlerin Anadolu Üniversitesi'ne tahsis edilmesi noktasında, daha doğrusu birlikte kullanılması konusunda destek istedik Teknik Üniversite'den. Hatta Adnan Özcan hocamızla görüştük, YÖK'le görüştük ve bu görüşmelerden olumlu netice aldık. Bu da yine ilk defa sizin aracılığınızla söylediğim bir şey. Dolayısıyla Fen Fakültesi'nin bir kısmını Anadolu Üniversitesi olarak bu eğitim-öğretim yılından itibaren Anadolu Üniversitesi kullanmaya başlayacak önemli bir bölümünü. Dolayısıyla Eskişehir Teknik Üniversitesi'nin Fen Fakültesi artık Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi tarafından birlikte kullanılacak. Dolayısıyla bu geçiş aşamasının önemli bir bölümü ve dönüm noktası bizim açımızdan. Yani bu bölünmeden sonra belki ilk defa bir bina ortak olarak kullanılmış olacak” diye konuştu.




