Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından düzenlenen 10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi, Eskişehir’de büyük bir katılım ve coşkuyla gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, kentin yerel lezzetlerinin tanıtılması ve gastronomi turizmine kazandırılması için iş insanları ile yerel yönetimlere çağrıda bulundu.

Düzenlenen kongrenin açılışında, gastronomi alanındaki bilimsel araştırmaların yanı sıra Eskişehir’in mutfak kültürü ve bu kültürün turizme kazandırılması ele alındı. İlk kez 2016 yılında Balıkesir’de başlatılan serüvenin bu yıl 303 bildiriyle bugüne kadarki en yüksek bildiri sayısına ulaştığı belirtildi. Bildirilerin bir bölümünün çevrim içi oturumlarda sunulduğu kongrede, gastrofizikten yapay zekâya, gıda atıklarından coğrafi işaretlere kadar farklı konular geniş bir perspektifle değerlendirildi.

Anadolu Üniversitesi Ev Sahipliğinde 10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi Gerçekleştirildi“Çok iyi bir mutfağa sahip olabilirsiniz ama bunu çok iyi tanıtmazsanız sınırlı kalıyor”

Açılışta konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, gastronominin hayatın merkezinde yer aldığını belirterek, şehirlerin mutfak zenginliğine sahip olmasının tek başına yeterli olmadığını söyledi. Gaziantep’in gastronomi turizmindeki konumunda tanıtımın önemli bir payı olduğunu ifade eden Adıgüzel, “Çok iyi bir mutfağa sahip olabilirsiniz ama bunu çok iyi tanıtmazsanız, çok iyi anlatmazsanız, hikayeleştiremezseniz sadece o ille, oradakilerle sınırlı kalıyor. Bu tür bilimsel toplantılar şehirlerin gastronomi alanındaki zenginliğini tanıtmak için çok büyük bir fırsat. Gerçekten bu söylediğimiz şehirler nasıl gastronomi şehri olduysa, her bir ilimizin bu illerimiz kadar çok değerli gastronomi değerleri var ama bunlara sahip çıkmak, onları tanıtmak, iyi anlatmak turizm için çok kıymetli. Eskişehir'in bir gastronomi şehri olması için bu tür kongrelere çok ihtiyaç var” dedi.

“Eskişehir gastronomi şehri olmaktan fersah fersah uzaktadır”

Eskişehir mutfağı denildiğinde ilk olarak Çi Börek ve Balaban Köfte’nin akla geldiğini dile getiren Adıgüzel, kentin diğer lezzetlerinin de bilinir hâle getirilmesi gerektiğini vurguladı. Gaziantep’teki Mutfak Sanatları Merkezi’ni örnek gösteren Adıgüzel, Eskişehir’in yerel yemeklerinin bir arada sunulabileceği bir mekâna ihtiyaç duyulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Peki bütün Eskişehir’in yerel lezzetlerini bir arada bulabileceğimiz, yiyebileceğimiz, sabah, öğle, akşam yemeklerinde bulabileceğimiz, sunabileceğiniz bir tane adres söyleyebilir misiniz Eskişehir’de? Dolayısıyla Eskişehir gastronomi şehri olmaktan fersah fersah uzaktadır. Çok uzaktayız. Buna sahip çıkmak da öncelikle bu alana hizmet eden, bu alanda üretim yapan bu şehrin iş adamlarına düşüyor.”

“Odunpazarı'nda böyle bir yeri biz mi yapalım Anadolu Üniversitesi olarak”

Üniversitenin nitelikli insan kaynağı yetiştirme ve bilimsel araştırma yapma görevini yerine getirdiğini belirten Adıgüzel, gastronominin geliştirilmesinde şehrin diğer paydaşlarının da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi. Kongrelere destek taleplerinin yalnızca maddi bir ihtiyaç olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Adıgüzel, şöyle devam etti:
“Sanayi odası, ticaret odası, belediye, iş adamları... Onlarla görüşüp, bunların sunulabileceği bir mekana ihtiyaç var. Anadolu Üniversitesi olarak biz yapalım, yapalım. Üniversitenin içerisinde bizim mutfağımız zaten 10 numara. Gastronomi olarak çok üst düzey şahane mutfağımız var: Yemek olarak mutfak pek çok iyi zaten. Uygulama olarak da iyiyiz. Hem toplu yemek çıkarabiliyoruz günde 10 bin kişiye, artı hizmet veren lokantalarımız var üniversitenin içerisinde. Ama üniversitenin içerisinde olması, şehirle buluşması yönünde bir engel oluşturuyor. Bir nizamiyeden, güvenlikten girerek lokantaya gitmek çok da hoşuna gitmeyebilir insanların. Dolayısıyla biz bu mutfağı yapacaksak şehirde bir yere de yapalım isterseniz. Yani Eskişehir'in gastronomisiyle anlatacağımız Eskişehir'in diğer lezzetlerinin, işte gelen şehir dışından, ülke dışından gelen tadabileceği bir mekan olacaksa, bu şehirde bir yer olması lazım. Onu da üniversite yapsın, devlet yapsın mantığından çıkmamız lazım. Tamam biz yapalım, Odunpazarı'nda böyle bir yer yapalım biz Anadolu Üniversitesi olarak. Bu mudur olması gereken? Herhalde bu değildir.”

10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi2

“Gastronomiyi daha yukarıya taşımak iş adamlarının görevi”

Anadolu Üniversitesinin gastronomi alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirdiğini ve bilimsel araştırmalarla sektöre katkı sunduğunu belirten Adıgüzel, kentin gastronomisinin geliştirilmesi için yerel yönetimlere, mülki idareye ve iş dünyasına da görev düştüğünü söyledi. Adıgüzel, “Biz bilimsel olarak katkı sağlarız. Buradaki hocalarımın işi bu zaten. Gastronomiye bilimsel katkı sağlamak, araştırmalarını yapmak, bunu da hakkıyla yapıyor zaten hocalarım. Ve bunu da bütün yükseköğretim camiası takdir ediyor. Bugün bu kongrenin 10'uncusunun burada yapılmış olması da Eskişehir gastronomiye çok zirveye gittiği için değil; hocalarımın akademik olarak çok başarılı olduğu için bu 10. kongre burada yapılıyor. Çünkü bizim her üç bölümümüz de Türkiye'de ilk üçten öğrenci alıyor. 165 tane aşçılık programı içerisinde Anadolu Üniversitesi aşçılık programı Türkiye'de ikinci sırada; en yüksek puanlı öğrenci alan aşçılık programı. Hepiniz bilirsiniz bu alandaki en büyük handikap öğrencilerin staj yapacağı yere ihtiyacı vardır turizmde, gastronomide, aşçılıkta. Nerede staj yapacaklar? Ve 5 yıldızlı otel şartımız var bizim; 5 yıldızlı otelde staj yapma şartı. Eskişehir'de 5 yıldızlı otel sayın desem 5 tane sayabilir misiniz? 3 tane sayabilir misiniz? Bu şartlarda biz Türkiye'nin zirvesine aşçılık ve gastronomide öğrenci yetiştiriyoruz ve akademik araştırma veriyoruz. Biz Anadolu Üniversitesi olarak üzerimize düşeni fazlasıyla yapıyoruz. Bundan sonra bu şehrin ileri gelenlerine, bu şehrin yerel yönetimlerine, bu şehrin mülki amirine ve en önemlisi bunların dışında bu şehrin iş adamlarına görev düşüyor: Gastronomiyi buradan alıp daha yukarıya taşımak artık bu şehrin iş adamlarına, ticaret erbablarının görevi. Yine de bize düşen görevler olursa biz Anadolu Üniversitesi olarak sonuna kadar destek olmaya, arkasında durmaya devam edeceğiz. Ama bizim sunacağımız katkı size iyi insan kaynağı, kaliteli insan kaynağı yetiştirmek, bu andaki bilimsel araştırmaları yapmak ve neyin nasıl yapılacağı konusunda size yol göstermekten ibaret olur. Çıkıp uygulamak bizim işimiz değil çünkü” dedi.

“Bizim yanımızda durmanızı istiyoruz”

Kongreye iş dünyasından destek beklediklerini belirten Adıgüzel, taleplerinin maddi yardımdan ibaret olmadığını, kentteki sektör temsilcilerinin yanlarında yer almasını istediklerini söyledi. Adıgüzel, “Anadolu Üniversitesi köklerinden gelen bir üniversite; dünyanın en güçlü üniversitelerinden biri. Dolayısıyla şu otelde yapılacak bir kongreye verecek 3-5 liraya kesinlikle ihtiyacı yok Anadolu Üniversitesi'nin. Geçtiğimiz günlerde bir kongre için destek istediğimiz bir iş adamı bize öyle diyor: 'Anadolu Üniversitesi sizden para istiyor.' Yok biz sizden para istemiyoruz. Biz böyle kıymetli bir işte bizim yanımızda durmanızı istiyoruz. Bizimle beraber fotoğraf çektirmenizi istiyoruz, bir şey istemiyoruz sizden. Çünkü Anadolu Üniversitesi'nin gerçekten bu işleri yapacak maddi manevi gücü var, fazlasıyla var. Ama hiç destek olmadan gastronomi kongresi yapıyoruz, hiç iş adamları bu şehrin gıdayla, yemekle ilgili hiçbir patronunun olmadığı bir gastronomi kongresi yapıyoruz. Fıkra gibi; Nasreddin Hoca'nın şehrindeyiz ama fıkra gibi olur böyle bir şey. Bu arada parantez açarak şöyle devam edeyim: Bu yıl Anadolu Üniversitesi'nde Nasreddin Hoca yılı. Kurumdan bağımsız söylüyorum. Konuyla da şöyle bağlayalım: Nasreddin Hoca fıkralarına bakın, en az yarısı yeme içmeyle, gastronomiyle ilgili fıkralardır Nasreddin Hoca'nın fıkraları. Bunun böyle olması hayatın olağan akışı kadar doğaldır. Niye? Çünkü hayatın merkezinde mutfak yer alır” ifadelerini kullandı.

Anadolu Üniversitesi Ev Sahipliğinde 10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi Gerçekleştirildi4

“Kongremiz bu yıl 303 bildiri ile gerçekleşecek”

2016 yılında Balıkesir’de mütevazı bir başlangıçla temelleri atılan Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi, geride kalan 10 yılda gösterdiği büyük gelişimle bugün Eskişehir’de rekor bir seviyeye ulaştı. Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, organizasyonun bugünkü noktaya gelmesinin gururunu şu sözlerle paylaştı: “Balıkesir’de ilkini gerçekleştirdiğimizde ben de 10'uncusunda bu kadar büyük bir kitleyle kutlayacağımızı hayal edemezdim. Bugün kongremize olan ilginin artarak devam ettiğini ve giderek genişlediğini görüyoruz. Özellikle kongremiz bu yıl 303 bildiri ile gerçekleşecek. 303 bizim alanımız için çok yüksek bir rakam. Şu ana kadar düzenlenen kongrelerimiz içerisinde bu rakamla en yüksek sayıya ulaştığımızı da mutlulukla paylaşmak istiyorum.” Yılmaz ayrıca, kendi imkânlarıyla akademik yolculuklarını sürdüren lisansüstü öğrencilerin sürece katılımını çok önemsediklerini belirterek, bu yolda kendilerine destek olan tüm kişi, kurum ve sponsorlara da ayrıca teşekkür etti.

Anadolu Üniversitesi Ev Sahipliğinde 10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi Gerçekleştirildi5

Yapay zekâ ve gıda atıkları da ele alınacak

Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Emrah Özkul ise gastronominin yalnızca tariflerden ibaret olmadığını; toplumların tarihini, kültürel mirasını ve aidiyet duygusunu kapsayan köklü bir yolculuk olduğunu belirtti. Özkul, bu yılki kongrenin zengin bilimsel gündemini şu ifadelerle aktardı: “Aslında gastronomi temaları açısından düşündüğümüzde en önemli soru işaretlerini; turizmle birlikte yerel kültürün nasıl değiştiği, yerel üreticinin bu değerden ne ölçüde yararlandığı ve geleneksel bilgiyi yaşatırken yenilik kapılarını nasıl araladığımız oluşturuyor. Bu yıl nörogastronomiye, mutfak tasarımında üretken yapay zekânın kullanımına, gıda atıklarının azaltılmasına, coğrafi işaretlere ve kültürel hafızaya odaklanıyoruz. Ayrıca değerli konuğumuz Prof. Charles Spence’in gastrofizik alanındaki konuşmasıyla, lezzetin nasıl algılandığına dair araştırmaların sektöre sağlayacağı katkıları da ele alıyoruz.” Özkul ayrıca, üst yönetim desteği ve kamu iş birliğinin bu tür devasa akademik organizasyonlardaki hayati önemine vurgu yaparak Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’e teşekkürlerini iletti.

10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi4

Konuşmaların ardından sponsorlara teşekkür plaketi takdim edildi.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi