Gerçek Gündem'in haberine göre, piyasalarda faizlerin uzun süre yüksek seviyelerde kalabileceği beklentisinin güçlenmesi, faiz getirisi olmayan altına olan ilgiyi azalttı. Yatırımcıların daha yüksek getiri sunan tahvil ve nakit varlıklara yönelmesiyle birlikte altın fiyatlarında satış baskısı arttı.
Altının ons fiyatı yüzde 0,6 gerileyerek 3.980 dolar seviyesine inerken, gram altın da benzer oranda değer kaybederek 5.970 TL seviyesinde işlem görüyor. Spot gümüş ise 57,80 dolar seviyesinde alıcı buluyor.

JEOPOLİTİK RİSKLER ENFLASYON ENDİŞESİNİ ARTIRDI
ABD ile İran arasındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin petrol fiyatlarını yükseltmesi, küresel enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Artan enerji maliyetlerinin, merkez bankalarının faiz indirimlerini geciktirebileceği beklentisini güçlendirmesi de altın üzerinde baskı oluşturan unsurlar arasında yer aldı.

GÜÇLÜ DOLAR TALEBİ SINIRLADI
Dolar endeksindeki yükseliş de altın fiyatlarını olumsuz etkiledi. Altının dolar cinsinden fiyatlanması nedeniyle ABD para biriminin değer kazanması, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından altını daha maliyetli hale getirerek talebin zayıflamasına neden oldu.

KAR SATIŞLARI ETKİLİ OLDU
Yılın ilk bölümündeki yükselişten kazanç sağlayan büyük fonlar ve kurumsal yatırımcıların kâr realizasyonuna yönelmesi de fiyatlardaki geri çekilmeyi hızlandırdı. Bunun yanı sıra altına dayalı borsa yatırım fonlarından (ETF) para çıkışlarının artması ve merkez bankalarının fiziki altın alımlarında görülen yavaşlama da satış baskısını destekledi.

GÖZLER FAİZ POLİTİKASINDA
Piyasa uzmanları, yatırımcıların son dönemde tahvil ve nakit varlıklara yöneldiğine dikkat çekerken, altın fiyatlarında kalıcı bir toparlanmanın ancak küresel enflasyonda belirgin bir düşüş yaşanması ve merkez bankalarının yeniden faiz indirimlerine başlaması halinde mümkün olabileceğini değerlendiriyor.
Not: Haberde yer alan altın fiyatları ve piyasa değerlendirmeleri belirli bir ana ait verilerdir. Finansal piyasalarda fiyatlar anlık olarak değişebildiğinden, yatırım kararlarının güncel veriler dikkate alınarak verilmesi önem taşıyor.


