AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu'nda gerçekleştirilen 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni'ne katıldı. Tören kapsamında akademik yıl açılış konuşmasını yapan Yalçın, Türkiye'nin terörle mücadelesi ve kamuoyunda tartışılan "Terörsüz Türkiye" vizyonuna dair kritik değerlendirmelerde bulundu.
"Biz kararımızı aldık, Türkiye Cumhuriyeti Devleti en zor döneminde bile terör örgütlerine teslim olmadı"
Kamuoyunda yürütülen tartışmalara değinen Yalçın, "Terörsüz Türkiye" kavramsallaştırmasının arkasında herhangi bir pazarlık olmadığını belirterek, "Herhangi bir pazarlığın içerisinde miyiz? Asla ve kat'a hiçbir pazarlık söz konusu değildir. Terörsüz Türkiye kavramsallaştırması ortaya atıldığı andan itibaren tek bir nihai hedefi vardır: Terör örgütünün silahı bırakması ve kendisini feshetmesi. Ondan sonraki her şey demokratik ve hukuki süreçler içerisinde yürüyebilir. Ortada silah varken hiçbir şeyi makul düzeyde konuşamayız. Meclisimiz 467 milletvekilimizin katılımıyla çok yüksek bir çoğunlukla kararını almıştır. O karar örgüte 'Silahı bırakacaksın, sen silahı bıraktığında gerekli hukuki tedbirler devreye girer' demektedir" dedi.
Sürecin kaygıyla değil dikkatle takip edilmesi gerektiğini dile getiren Yalçın, "Aslında Meclisimiz topu onların kucağına attı. Biz kararımızı aldık. Türkiye Cumhuriyeti Devleti en zor döneminde bile terör örgütlerine teslim olmadı. Asla ve kat'a da teslim olmayacak. Mesele gayet şeffaf bir şekilde yürüyor. İnşallah terör örgütü de bunun şiddetle sürdürülemeyeceğini kavrar ve biz artık Türkiye'nin terör örgütüyle mücadele eden bir ülke olma görüntüsünden çıktığını görürüz" ifadelerini kullandı.
Geçmiş dönemdeki süreçlerle bugünün karıştırılmaması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Yalçın, şöyle devam etti:
"Daha önceki 2013 ve 2014 yıllarındaki örneklerden tamamen ayrı düzlemlerden bahsediyoruz. O dönem terör örgütünün kendisi için avantajlı bir konjonktür bulduğu, Suriye'de devlet kurma ihtimalinin olduğu ve ABD'nin muazzam destek verdiği bir dönemdi. Ve o dönemi kendileri devirdiler. Biz bugün diyoruz ki; o zaman bile kendinizi avantajlı gördüğünüz yerde bu sonuç getirmedi. Bizim bu terörü artık bitirmemiz lazım. Dolayısıyla terörü sonlandıralım, Türkiye'nin önünde yepyeni 2015 yılından bu yana yeni bir yönteme geçtik. Artık sınırlarımızın içinde değil, sınırlarımızın ötesinde mücadele ediyoruz. Askerimiz yüzlerce kilometre ötede konumlandı. Suriye'de 'Devlet kuracak, kaçınılmaz' denilen yapı Türkiye'nin rızası olmadığı için kurulamadı. ABD, Rusya, İran ve İsrail gibi aktörlerin varlığına rağmen Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savundu ve 13-14 senenin sonunda o terör devleti hikayesi kapandı. Türkiye artık terörle anılan bir ülke olmaktan çıkıp dünya siyasetinin başat aktörlerinden biri haline gelmelidir."





