6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları anan AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Ahmet Sivri, böylesi günlerin siyaset üstü olduğunu vurgulayarak, sorumlulukların da özellikle bu günlerde hatırlanması gerektiğini ifade etti.
"DEPREM GERÇEĞİ BU ÜLKENİN KADERİ DEĞİL"
Eskişehir’in 27 yıldır Cumhuriyet Halk Partili belediyeler tarafından yönetildiğini hatırlatan Sivri, "6 Şubat depremlerinin yıl dönümündeyiz. On binlerce canımızı toprağa verdiğimiz, şehirlerin haritadan silindiği, milletçe yüreğimizin parçalandığı o büyük felaketin yıl dönümünde konuşuyoruz. Böyle günler siyaset üstüdür… Ama sorumluluk da tam olarak böyle günlerde hatırlanır.
Deprem gerçeği bu ülkenin kaderi değil, ihmallerin sonucudur. Ve ihmaller sadece merkezi idarenin değil, yerel yönetimlerin de aynaya bakmasını gerektirir. Açık konuşalım… Eskişehir’de 27 yıldır yönetimde olan Cumhuriyet Halk Partili belediyeler, kentsel dönüşüm ve şehri depreme dirençli hale getirme konusunda maalesef güçlü bir irade ortaya koyamamıştır. Riskli yapı stoğunun dönüştürülmesi, zemine uygun planlama, afet hazırlığı, toplanma alanları, dirençli şehir vizyonu… Bunlar artık ertelenebilecek başlıklar değildir. Ama biz yıllardır daha çok vitrin projeleri, daha çok günü kurtaran işler gördük. Bugün Eskişehir hala ciddi bir dönüşüm hamlesi bekliyorsa, bu bir eksikliktir. Ve bu eksiklik yerel yönetimlerin sorumluluğundadır. Bakınız…
İktidarımız, TOKİ eliyle Türkiye’nin dört bir yanında yüz binlerce konut üretmiş, deprem bölgelerinde şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz çalışmıştır. Afet konutları, sosyal konutlar, rezerv alanlar… Devlet tüm imkanlarıyla sahadadır. Eksikler olabilir, tartışılır, eleştirilir. Ama ortada bir irade vardır, bir mücadele vardır, bir üretim vardır.
Aynı kararlılığı yerelde görebiliyor muyuz? Ne yazık ki hayır. Kentsel dönüşümde hız yok. Riskli alanlarda cesaret yok. Depreme hazırlıkta bütüncül bir vizyon yok. Sürekli merkezi idareyi işaret ederek sorumluluktan kaçmak ise doğru değildir, samimi değildir.
Deprem siyaset kaldırmaz ama sorumsuzluk hiç kaldırmaz. Biz burada polemik için değil, şehrin geleceği için konuşuyoruz. Bugün hâlâ bu şehirde binlerce insan “Evimiz güvenli mi?” diye soruyorsa, hepimiz sorumluyuz. Ama en büyük sorumluluk, 27 yıldır bu şehri yönetenlerdedir. Gelin artık… Bahane üretmeyelim. Sorumluluktan kaçmayalım. Bu şehri depreme dirençli hale getirmek için gerçek, hızlı ve kararlı adımlar atalım. Çünkü bir sonraki deprem ne zaman olacak bilmiyoruz… Ama hazır olup olmadığımızı hepimiz çok iyi biliyoruz" dedi.





