Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve “Asrın Felaketi” olarak kayıtlara geçen depremlerde; 9 aylık torununu, kızını, oğlunu ve damadını kaybeden Seydi Çelik, yaşadığı acıyı anlattı. Depremde hayatını kaybeden ailesinin Eskişehir’de bulunan kabirlerini, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ile birlikte ziyaret eden Çelik, “Torunum henüz 9 aylıktı, yeni yeni yürümeye başlamıştı. Oğlum ise ablasının çağrısı üzerine 5 Şubat’ta Kahramanmaraş’a gitti” dedi.

Eskişehir’de yaşamını sürdüren Seydi Çelik, 6 Şubat depremleri sırasında Kahramanmaraş’ta bulunan kızı, oğlu, damadı ve torununu kaybettiğini belirtti. Depremin acı detaylarını paylaşan Çelik, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli olan 30 yaşındaki damadı Serkan Caz’ın tayini nedeniyle, 30 yaşındaki kızı Ayşin Çelik Caz’ın Kahramanmaraş’a taşındığını ifade etti.

Çelik, kızının 16 Nisan 2022 tarihinde dünyaya getirdiği kızı Ayla Defne Caz’ın, henüz 9 aylıkken depremde hayatını kaybettiğini söyledi. Üniversite öğrencisi olan 22 yaşındaki oğlu Furkan Çelik’in, yarıyıl tatili dolayısıyla ablasının daveti üzerine 4 Şubat 2023’te Kahramanmaraş’a gittiğini aktaran Çelik, eşinin ise torununa bakmak için bölgede bulunduğunu ve enkazdan yaralı olarak kurtarıldığını dile getirdi.

Depremde

Deprem anında Osmaniye Valiliği görevini yapan ve şu anda Eskişehir Valisi olan Dr. Erdinç Yılmaz, acılı baba ile birlikte Seydi Çelik’in depremde hayatını kaybeden ailesinin kabirlerini ziyaret edip mezarları başında dua okudu. Vali Yılmaz, yine 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 20 yaşındaki Merve Özdemir ve 44 yaşındaki Hülya Özdemir'in de kabirlerini ziyaret etti.

"O KORKUNÇ BEN OSMANİYE'DEYDİM"

Kur’an-ı Kerim tilaveti sonrasında açıklamalarda bulunan Vali Yılmaz şu ifadeleri kullandı, "Tabii o günü yeniden yaşıyoruz, hissediyoruz. O korkunç gün ben Osmaniye'deydim. Allah böyle bir felaketi hiç kimseye, hiçbir millete, milletimize yaşatmasın. Buradaki 6 canımız da bu depremlerde hayatını kaybetmiş. Onlar için dua ettik. Asri Mezarlığı'ndaki 20 insanımız, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybetmiş. Diğer ilçelerimizde olan 9 vatandaşımızla birlikte 29 vatandaş var. Bu acı Türkiye'mizin yüreğini yaktı, her yere yayıldı. Ağır bir acıydı. Asrın diyoruz ama asırların en büyük depremini yaşadık. Ancak millet, devlet kenetlendi, hamdolsun bunun üzerinden geldi. Tabii giden canlar gelmiyor, onlar için de dua ediyoruz, dua edeceğiz. Dileğimiz, duamız bir daha böyle acıların yaşanmamasıdır. Ben bir kez daha 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz 53 bin 537 vatandaşımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Ben onların şehit olup cennete gittiklerine inanıyorum. Allah'ın izniyle mekanları cennettir inşallah. Merhumların yakınlarına Cenab-ı Allah'tan sabır, tedavisi devam eden yaralılarımıza acil şifalar diliyorum."

Depremde 9 Aylık Torununu

"APARTMAN ADETA BİR TOST HALİNDEYDİ"

Yaşadığı acıyı anlatan baba Seydi Çelik, "Evlatlarım Furkan Çelik, Ayşin Çelik Caz, damadım Serkan Caz, torunum Ayla Defne Caz. İşte kabirleri başındayız. Vali Bey'e de teşekkür ederiz. Sonuçta bu Allah'ın takdiri ve bizlere denk geldi. Depremde o kadar sağ kurtarılan oldu. Hatta normal bir şekilde hayatına devam edenler var. Aynı şekilde evlatlarım da depreme yakalandı ama onlar vefat etti. Kahramanmaraş merkezde oturuyorlardı. Ağa Apartmanı B Blok'ta 7'nci kattalardı. O gün sabah deprem haberini aldıktan sonra biz saat 07.00-08.00 gibi hemen hareket ettik, akşam 22.00 gibi Kahramanmaraş'a ulaşabildik. Damadım asker olduğu için askeri kurtarma ekipleri olarak bizden önce gelmişler, kurtarma aşamasına başlamışlar. Ertesi gün damadıma ve torunuma ulaşabildik. Bir gün sonra da oğluma ulaşabildik. Furkan'a ulaşabildik. Apartman adeta bir tost halindeydi. Yedi katlı apartman düşünün, bir kata inmiş" dedi.

"DAHA YENİ YÜRÜME AŞAMASINDAYDI"

Depremde damadı, oğlu, kızı ve 9 aylık torununa ulaşma hikayesine de değinen Çelik, "Torunum 9 aylıktı, mart ayında doğmuştu. Daha yeni yeni yürüme aşamasındaydı. Oğlum da Muğla'da üniversitede okuyordu, kızım çağırdığı için ablasını tatilde ziyarete gitti. Kızım, 'Ben gelemedim, seni görmek istiyorum gel' demişti. Oğlum, ablasının çağrısı sonucu gitti. Anneleri, yani hanımım torunuma bakıyordu. Oğlum Kahramanmaraş'a indi, o gece depreme yakalandılar. Hanımım kurtuldu. Depremin 4'üncü günü, öğlen gibi asker ekibi damadıma ulaşmışlar. Ondan sonra 5-6 saatlik çalışmayla birlikte, yani akşam 08.00 gibi, yaklaşık 14 saat sonra kızım ve torunuma ulaştık. Oğlumun yerini tespitte çok zorlandık, en az 8 yerden girmeye çalıştık. Beton bloklar üst üste olduğu için delme işlemi çok zorluyordu. Evlatlarıma 3 gün içinde ulaşabildik, onları buraya getirdik. İki evladım, bir damadım ve torunum. Eşim şu anda kolunun yüzde 40'ını kullanabiliyor. Tedavi gördü ama pek etkili olmadı, o halde hayatına devam edecek" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı