Türkiye'nin tarımsal ihracatında önemli bir paya sahip olan köklü kuruluşlardan gelen haberler sektörde şok etkisi yarattı. Meyve ve sebze sektörünün önde gelen firmalarından Saraylım, finansal zorluklarını aşamayarak konkordato ilan etti. Küresel piyasalardaki daralma ve artan maliyetlerin etkisiyle nakit akışında sorun yaşayan şirket, hukuki koruma talep etmek zorunda kaldı. Mahkeme heyeti tarafından yapılan incelemeler sonucunda firmanın talebi kabul edilerek yasal süreç resmen başlatılmış oldu. Sektör temsilcileri ve alacaklılar, şirketin mali yapısını düzeltip düzeltemeyeceğini yakından takip etmeye başladı.
Yargı Süreci ve Geçici Mühlet Kararı
Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, şirketin başvurusunu değerlendirerek üç aylık geçici mühletin iki ay süreyle uzatılmasına karar verdi. Verilen karar neticesinde firma, haciz baskısı olmadan ticari faaliyetlerini sürdürme imkanına kavuştu. Yargı organı, sunulan iyileştirme projelerinin uygulanabilirliğini denetlemek amacıyla süreci yakından izlemeye devam ediyor. Mahkeme kararı, Saraylım Tarım’ın yanı sıra aynı grup bünyesindeki dört şirket ve ortaklarını da kapsıyor. Böylelikle grup içindeki tüm iştiraklerin mali yapısının bütüncül bir şekilde ele alınması sağlanıyor. Şirket ortakları da şahsi mal varlıklarıyla ilgili olarak geçici mühlet korumasından faydalanmış oluyor. Alınan tedbirler, işletmenin borçlarını ödeyebilecek bir mali yapıya kavuşması için zaman kazandırmayı amaçlıyor. Komiser heyeti, bahsi geçen süre zarfında şirketin tüm finansal hareketlerini raporlayarak mahkemeye sunacak. Hukuki koruma şemsiyesi altında, alacaklılarla yapılacak görüşmelerin daha sağlıklı bir zeminde yürütülmesi bekleniyor. Söz konusu uzatma kararı, şirketin iflasın eşiğinden dönerek yeniden yapılanma şansı bulması açısından hayati önem taşıyor.
Geniş Tedarik Ağı ve İhracat Kapasitesi
Çorum’da bir mühendis ailesi tarafından kurulan Saraylım, Türkiye’nin 35 ilinden temin ettiği yaş meyve ve sebzeleri işleyerek 25 ülkeye ihraç ediyor. Geniş bir coğrafyadan tedarik edilen tarımsal ürünler, firmanın modern tesislerinde paketlenerek dünya pazarlarına gönderiliyor. Anadolu'nun dört bir yanındaki çiftçilerden alınan mahsuller, katma değer kazandırılarak ekonomiye girdi sağlıyor. Şirket, kurduğu lojistik ağ sayesinde tarladan sofraya uzanan süreçte önemli bir köprü vazifesi görüyor. İhracat odaklı çalışma prensibi, firmanın döviz girdisi sağlamasında ve marka bilinirliğini artırmasında etkili oldu. Ancak küresel pazarlardaki rekabet koşulları ve maliyet artışları, operasyonel süreçleri zora soktu. Firmanın 35 farklı ilden ürün toplaması, ne kadar geniş bir tedarik zincirine sahip olduğunu kanıtlıyor. İşletme, 25 ülkeye ulaşan dağıtım kanalları ile sektörde ciddi bir pazar payını elinde bulunduruyor. Böylesine büyük bir organizasyonun finansal sıkıntıya girmesi, tedarikçi çiftçileri de endişelendiriyor. Tarım sektöründeki dalgalanmalar, şirketin hammaddeye erişim maliyetlerini artırarak bilançoları zorladı.

Şirketin Mali Tabloları ve Karlılık Analizi
Şirketin 2023 yılına ait kamuya açık mali verilerine göre, net satış gelirlerinde karlılık sağlanırken, net kar marjında gerileme görüldü. Satış hacminin yüksek olmasına rağmen kar oranının düşmesi, maliyet yönetiminde yaşanan sıkıntıları işaret ediyor. Cirodaki artışın, operasyonel giderleri ve borç yükünü karşılamada yetersiz kaldığı anlaşılıyor. Finansman giderlerinin yükselmesi, şirketin elde ettiği brüt kârın erimesine neden oldu. Analistler, kar marjındaki daralmanın nakit akışını bozarak ödeme güçlüğüne yol açtığını belirtiyor. Sözü edilen mali tablo, şirketin büyüme stratejisinin finansal gerçeklerle örtüşmediğini gösteriyor. İşletme sermayesi ihtiyacının artması, firmanın banka kredilerine ve dış kaynaklara bağımlılığını yükseltti. Bilanço verileri, gelir gider dengesinin bozulduğunu ve acil önlem alınması gerektiğini ortaya koydu. Şirket yönetimi, konkordato süreciyle birlikte maliyetleri düşürerek kar marjını yeniden yükseltmeyi hedefliyor. Yatırımcılar ve alacaklılar, şirketin sunduğu mali iyileştirme raporlarının gerçekçi olup olmadığını sorguluyor.
Geleceği Belirleyecek Kritik Duruşma
Saraylım ve bağlı şirketlerin mali geleceğini belirleyecek duruşma 28 Ocak 2026’da görülecek. Söz konusu tarihte mahkeme, şirketin sunduğu iyileştirme projesinin başarılı olup olmadığına karar verecek. Bu tarih, firmaların konkordato sürecini başarıyla tamamlayıp tamamlayamayacağını gösterecek. Duruşma günü, hem şirket çalışanları hem de alacaklılar için kritik bir dönüm noktası olacak. Eğer mahkeme olumlu yönde karar verirse, şirket borçlarını yapılandırarak faaliyetlerine devam edebilecek. Aksi bir durumda ise iflas kararı verilmesi ihtimali masadaki seçenekler arasında duruyor. Ocak ayındaki duruşmaya kadar geçecek süre, şirketin mali performansını kanıtlaması için son şans niteliği taşıyor. Yargı süreci, sadece şirketin değil bölgedeki tarımsal ticaretin seyrini de etkileyecek. Tüm gözler, 2026 yılının başında yapılacak olan ve firmanın kaderini çizecek oturuma çevrildi. Hukuki sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi, piyasadaki güven ortamının korunması açısından büyük önem arz ediyor.



