Eskişehir Bilecik Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Erdinç Yuva, mesleğin güncel sorunlarına, hayvan sağlığına ve sokak hayvanları çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Eskişehir Net’te canlı yayınlanan “20 Dakika” programında konuşan Yuva, “Şu anda en güncel problemimiz veteriner fakülteleriyle alakalı. 33 tane veteriner fakültemiz şu an. 3000 civarında ve 3000’den biraz daha fazla mezun evladımız var, her yıl mezun oluyorlar sonrasında bizim odalarımıza, Türk Veteriner Hekimleri Birliği'ne koşturup bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Tabi bu sayının fazlalığı aslında bizim belki biraz sonra söyleyeceğim birçok problemin de temelini oluşturuyor. Çünkü ihtiyacımız bu kadar bulunmamakta sektörde yani. Belki bu cümlemi diğer meslek grupları da söyledi ama biz veteriner hekimliği olarak zaten halk sağlığını ilgilendiren, hayvan sağlığını ilgilendiren bir eğitim sürecinden geçtiğimizden ötürü de bu süreç de çok kolay değil. Mesela devlete bir veteriner fakültesi öğrencisinin maliyeti de oldukça yüksek olduğu düşünülürse, bu sayı bizim en temel sorunumuzu oluşturuyor. Geçenlerde bildiğiniz üzere tüm fakültelerde bölümlerde bir kontenjan azaltılması yapıldı. Bu da tabi memnuniyet vericiydi, çok da güzel oldu. Ama tabi bu sayının biz hala aşağı inmesi gerektiğini düşünüyoruz. Onun haricinde bizim ikinci olarak sayacağımız sorun ne derseniz; biz sağlık çalışanı olmakla ilgili maalesef ki her platformda söylüyoruz. Kamudaki meslektaşlarımız 657 Devlet Memurları Kanunu Sağlık Sınıfı'nda olmasına rağmen maaş ödemesi tarafına geldiğinde maalesef ki diğer beşeri tabiplerin olduğu ödeme kalemlerinden yararlanamaması bizi üzmekte. Şu anda bir kamuda çalışan meslektaşım maalesef ki istediği ücreti alamıyor. Bu da bizi üzüyor yani ve bu insanların hepsi halk sağlığı için koşuyorlar. Canlıların sağlığı için koşuyorlar ama bunun en temeli yaptığı tüm faaliyetlerin hepsi de halk sağlığını ilgilendirdiği için burada maalesef ki biraz böyle bir kırgınlık oluşmakta. Tabi bunun paralelinde emekli meslektaşlarımız var. Emekli meslektaşlarımızda durum daha da kötüleşiyor. Baktığınızda bir emekli meslektaşımızın şu anda aldığı maaş maalesef ki hekim dediğimiz vatandaşımızın şu anda hala 60 yaşında bir meslektaşımız... Yani bu kavramları düşündüğünde o da bizim için üzüntü verici. Şu anda emekli meslektaşlarımız, şu anda emekli meslektaşlarımız 1970'lerde 60'larda o dönemlerin ciddi yokluk olduğu dönemlerde hizmet verdiler. Dağda, bayırda; yani aracın olmadığı yerlerde, mekanlarda ciddi o hayvan sağlığı mücadelesinde yürüyerek bu mücadeleyi yapmış büyüklerimiz. Klinisyen tarafına indiğimizde de klinisyen meslektaşlarımızdaki problem, enflasyon ve kullandığımız ürünlerin ithal olması sebebiyle de burada maalesef ki hasta sahiplerimizle vicdanımız arasında kalıyoruz. Klinisyen meslektaşım hem enflasyonla mücadele ederken hem de bu tarafta da maalesef ki hastalar arasında kalıyor. Bizler her yıl oda tarafından klinikte yapılan faaliyetlerin ücretlerini belirlerken ve her seferinde biz bir adım daha taviz vermeye çalışıyoruz. Çünkü o rakamları istediğimiz noktaya koyamıyoruz, koymaya kalksak bu sefer hizmetle ilgili aksamalar olacak” diye konuştu.

Can dostlar için çalışmak mutlu ediyor

Yuva, “Ben bu yalan dünyada iki tane bir şey yapmak istiyorum. Birincisi; hayvan bakımeviydi. Yapmak istiyorum derken de kelime yanlış anlaşılmasın; vesile olmak aslında. Sistemde, bürokraside, yani devletimizin ilgili makamlarında bunların oluşabilmesi için yüzde bir de olsa, yüzde sıfır sıfır sıfırda olsa bir katkı sunabilmek. Bu katkıyı sivil toplum kuruluşları, özellikle odalar muhteşem derecede yapabiliyor. Yani kurumların kendi içindeki senkronizasyonu çok güzel sağlayabiliyor. Birinci hedefimiz bizim gerçekten bu şehirde can dostlarımızın, biliyorsunuz Tepebaşı’nda Odunpazarı’nda yıllardan beri barınaklar var ama kapasiteleri çok küçüktü. Ülkemizin birçok örnek büyükşehirinde olan hayvan bakımevlerinin bizde olması bizim için çok büyük bir ihtiyaçtı. Sağ olsunlar, Büyükşehir bürokratları, bizler, milli parklardaki müdürlerimiz, Eskişehir Valiliği, Çevre Şehircilik Bakanlığımız... Tüm senkronizasyonla güzel bir şey yapıldı. Şimdi niye senkronizasyon diyorum? Şimdi o yerin bir tahsis olayı vardı. O yerin tahsis olayında Çevre Şehircilik Bakanlığımız sağ olsun o yerin öncelikle tahsisini sağladı. Bakanlık tahsisinden sonra Eskişehir Valiliği koordinasyonunda, Büyükşehir Belediyesi katkılarıyla burayı bu tesisi Büyükşehir Belediyemiz faaliyetleriyle inşası gerçekleştirdi. Ve şu anda birinci aşamayı biz kendi adımıza odalar olarak yapmış bulunuyoruz. O bizi mutlu ediyor. Tabii tesis çok güzel. Tesis yapılırken, yapım aşamasında, proje aşamasındayken biz Türkiye’de örnek iller gidildi gezildi. Oradaki örnek gittiğimiz tesislerde eksileri ve artıları çalışıldı. Yani şu şu soruyu sorduk: Siz yeni bir hayvan bakımevi yapsaydınız şu anki mevcut tesisinizdeki doğruları ve yanlışları bize anlatır mısınız? Bu soruyla notlar alındı ve tesisin şu andaki günlük gördüğünüz hali oluşturuldu. O gurur bize yetiyor gerçekten bir şey yapabilmek. Yani can dostlara bir şey yapmak... O ayrı bir mutluluk” ifadelerini kullandı.

400 köpeğimizi kısırlaştırdık

“Sokak hayvanlarındaki en büyük sorunumuz bizim kırsal” diyen Yuva, “Kırsaldaki biz sokak hayvanlarımızın sorununu çözmediğimiz sürece maalesef ki bu sorunu bitirmek öyle kolay kolay görünmüyor. Bakımevimizdeki can dostlarına baktığınızda hepsinin büyük cüsseli olduğunu göreceksiniz. Yani küçük cüsseli köpekler değiller. Ya bunların çok çok büyük bir kısmı kırsaldan geliyor bize. Mücadelenin bir ayağını da kırsalda yapmamız gerekiyor. Tabii biz Büyükşehir Belediyemizle beraber Sivrihisar’da 528 tane bir çipleme yaptık. Karne gibi, sistemde de kayıtlı. Can dostlarımızın okuttuğumda çipini, sayısal değerinde kime ait olduğunu görüyorum. Önce tanımlamamız gerekiyor. Şimdi bunu 528 köpeğimize yaptık. İkinci aşamasında Sivrihisar ilçemizde kısırlaştırma operasyonu yaptık. Bunu özellikle Sivrihisar'da yapmamızın nedeni de 400-450 bin küçükbaş hayvanımız var Sivrihisar'da. Eskişehir'de 1 milyon 250 bin küçükbaşımız var, 400-450 bini Sivrihisar'da. Orada bir örnek proje oluşturduk. Sonra döndük il merkezine. İl merkezinde de Aralık, Ocak, Şubat, Mart aylarını kapsayan toplam 4 aylık süreçte de gönüllülük esasıyla bir kısırlaştırma işlemi yaptık. Herhangi bir ücret almadık. Herhangi bir talebimiz olmadı. Şu anda bugün itibarıyla, geçen haftaki sayımız 400 civarında köpeğimizin kısırlaştırma işlemini yaptık. Bunu ekonomik değerine çarptığınızda bakın ciddi bir rakam getiriyor. Veteriner Hekimler Odası bu şehir için bunu yaptı. Gönüllülük esasıyla yaptı. Kıymetli meslektaşlarım giderek hep beraberce, benim de katıldığım günler oldu, çok ahenkli ve mutlu bir şekilde bu katkıyı sunmaya çalıştık. Siz kendiniz ne yapabiliyorsunuz? Yani kendiniz evinizin önünü süpürüyor musunuz? ‘Ya mahalle çok pis’ evet o yorumu yapabiliriz ama soru şu: Kendi evinizin önünü süpürüyor musunuz? O yüzden biz bu bakışla da sokak hayvanları konusunda böyle bir hareket yaptık, o da bizi çok çok mutlu etti. İnşallah daha farklı projelerle devam edeceğiz önümüzdeki dönemde” dedi.

Sahiplendirme oranları istediğimiz seviyede değil

Sahiplendirme oranlarının istedikleri seviyede olmadığını belirten Yuva, “Bunu maalesef ki başaramadık, bu olmadı. Yani tabii bunun olmamasının nedenleri de var. Belki kampanya iyi duyurulamadı, belki bu sahiplenme noktasında iyi ortamlar oluşturulamadı, ya sistem kendini gösteremedi; bu ayakları var. Ama tabii bir ayağı da biliyorsunuz bizim şu anda barınaklarımızdaki hayvanlarımızın büyük çoğunluğu büyük cüsseli hayvanlarımız. Bu hayvanlarımız ağırlıklı olarak mesela bir bahçeniz gibi açık alanda bir can dost sahiplenmek istiyorsanız mesela onun için çok uygun olabiliyor. Ama şehir hayatı, bir ev için uygun olamayabiliyor bazen. O yüzden bu da mesela bizim için bir maalesef eksi olarak karşımıza çıkıyor. Ama esas konu tabii ki iyi anlatmamız gerekiyor. Yani bir şehirdeki vatandaşımıza, insanımıza bunu anlatmak gerekiyor. Bununla alakalı da Büyükşehir Belediyemizde bir komisyon kurduk zaten. Bu komisyonda düzenli toplantılar yapıyoruz. Bu komisyonda hayvansever vatandaşlarımız var, baromuz var, biz varız, ilçe belediyelerimiz var. Hepimizin olduğu bir masa var. O masada inşallah önümüzdeki günlerde daha farkındalık oluşturarak acaba insanlarımızın bu masada nasıl dikkatini çekeriz, bu sahiplenme sayısı artsın diye de farklı böyle kampanyalarla, hareketlerle destekleyeceğiz” diye konuştu.

Mezbaha çok yol aldı

Yuva, “Mezbaha da çok yol aldı. İlçenin bir özel iştirakin mezbahası var ama şehir büyüyor. Eskişehir nüfusu bu halde kalmaz. Çünkü Organize Sanayi her geçen gün, Ankara yolu ötesi her geçen gün büyüyor. Bu büyüme bizim nüfusumuza artışta getirir. Dolayısıyla biz şehri önümüzdeki 10 yıla, 20 yıla hazırlamamız gerekiyor. O yüzden bizim bu veteriner hekimlik tarafında, hayvan sağlığı tarafında bu tesis bizim için çok kıymetli ve önemli. Ve 1.250.000 koyunla Türkiye'de 14. sıradayız koyun varlığımızda. Şimdi bu bizim aslında bir argümanımız. Şimdi bu da bizim için bir katma değer oluşturur. Yani ben burada kendi kuzumu satmak zorunda değilim. Şimdi Çifteler ve Sivrihisar'daki tüm küçükbaş yetiştiricilerimiz Bursa'dan gelen, Balıkesir'den gelen cambazlar buradaki bizim kuzumuzu alıp Balıkesir tarafına götürerek orada satış yapmaya çalışıyor. Şimdi ben burada kendi coğrafi işaretimi alıp, kendi yetiştiricime burada daha fazla katma değer sağlayıp, kendi kuzumun fiyatını daha da güzel belirleyip bunları oluşturabilirsem ve bu oluşturduğum katma değer faydasını da burada kendi yetiştiricimde tutabilirsem bu benim için bir başarı olacak. Ama bunları yapmamız için bizim tesislere ihtiyacımız var. Bunun bir tanesi mezbaha. Mezbahada biz bu ürünleri kesmeliyiz ve sonrasında da ileri işleme tesisleri de yapmalıyız. Mezbahanenin mimari kısımları bitti zaten. İnşallah ihale boyutları şu anda Büyükşehir tarafından. Yer tahsisi yapıldı. Sağ olsun gene burada bakın gene Çevre Şehircilik Bakanlığımız, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğümüz, şu anda hayvan pazarının üst kısmında Sarıcakaya yolu üstündeki alan mezbaha tesisi olarak tahsis edildi. Oda, bulunduğu şehirdeki kurumların birbiriyle senkronizasyonunu sağlıyor” ifadelerini kullandı.

Veteriner hekimler halk sağlığının ilk neferidir

Veteriner hekimliğin sadece hayvan sağlığı değil, doğrudan insan sağlığıyla da ilgili olduğunu vurgulayan Yuva, “Bu akşam yemeğinde yediğiniz yemekleri lütfen bir değerlendirin. Bakın o sofrada veteriner hekim payının ne kadar yüksek olduğunu göreceksiniz. Ben size doğru ve güvenli gıda ile beslenmekle yükümlüysem, ben bu memleketteki herkesin gerçekten sağlıklı bir şekilde beslenmesine vesile oluyorsam o zaman ben sağlık mücadelesinde birinci sıradayım demektir. Siz hasta olmazsanız hastaneye gitmezsiniz. Hastane işin aslında ikinci boyutu, üçüncü boyutudur. Biz veteriner hekimler olarak, sağlık teşkilatı olarak kıymetli vatandaşlarımızın sağlıklı gıdayı yemesini sağlıyoruz. Hastalanmasının önüne geçiyoruz. Ben hayvan sağlığı için mücadele ediyorsam, o zaman ben tüm ülkemin sağlık boyutunda birinci sırada olan ilk neferiyim. Yani ben bu işi düzgün yaparsam, ben akşam sağlıklı gıdayı tüketmiş olurum. Etten örnek verdim ben size, süt ürünleri, yoğurt, peynir, türevleri... Bizim çalışma koşullarımız böyle büro ortamları falan değil, benim meslektaşım 7 gün 24 saat yollarda, yağmurda, çamurda, karda, derede, her yerde. Yani o kadar böyle meşakkatli ve zorluk içerisindeyiz ki çalışma koşullarımızda... Ve bunun sonucunda da sağlık çalışanı olarak da tanımlanmak istiyoruz. Kanunda da yerimiz olmasını istiyoruz” diye konuştu.

Can Dostlarımızın Kahramanı Veteriner Hekimler temalı resim yarışması

Öte yandan, Nisan ayının son haftasında kutlanacak Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında “Can Dostlarımızın Kahramanı Veteriner Hekimler” temalı resim yarışması düzenlediklerini belirten Yuva, şu ifadeleri kullandı: “Bir aydır bu resim yarışması devam ediyor. Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürümüz, Bilecik İl Milli Eğitim Müdürümüz tüm okullarımıza bu yazıları dağıttı; ilkokul ve ortaokul. Şu an bizi bu yayın vesilesiyle dinleyen ve okullara yazdığımız yazı bir şekilde ulaşmamış evlatlarımız var ise; ilkokul ve ortaokul, 20 Nisan'a kadar ‘Can Dostlarımızın Kahramanı Veteriner Hekimler’ temasında bizi anlatmalarını istiyoruz. Bize anlatan birinci, ikinci, üçüncü... Ortaokul kısmında birinci, ikinci, üçüncü olan evlatlarımıza çok güzel ödüller düşünüyoruz. Eskişehir'deki birinci olan arkadaşlarımızı da büyük bir ihtimalle birinci olan çocuklarımızı Ankara'ya götüreceğiz. Bu çünkü çok yeni bir haber. İnşallah o resimleri de tüm Türkiye'ye göstereceğiz. Sadece biz yaptık Eskişehir olarak Türkiye'deki bu resim yarışmasını. Birinci olan çocuklarımızla 26-25 Nisan Cumartesi günü Ankara'da programa katılacaklar. Tabii onlar bilmiyorlar daha, onlara inşallah böyle ayrı bir sürprizlerle, hediyelerle ailelerin gönüllerini alacağız. Amaç ne? Veteriner hekimliği gerek evlatlarımız gerekse evlatlarımızın ailelerinin içerisine gönüllerine nakşedebilmek. Resimler gelmeye başladı, gerçekten çok büyük emekler var. Mayısın tahminimce ortası ve sonuna doğru da bu resimlere jüri heyetindeki hocalarımız karar verecek. Bir 10-15 tanesini de inşallah şehrimizin alışveriş merkezlerinde bunları da vatandaşlarımıza göstereceğiz, sergi yapacağız. Eskişehir’de odamıza getirmelerini talep ediyoruz. Z Bilecik için Bilecik il temsilcimiz var. Bilecik'teki evlatlarımız da Bilecik'teki il temsilcimize teslim edecekler. O resimlerin hepsi burada buluşacak. 4-5 tane resim hocamız var, onlar değerlendirecekler.”

Kaynak: Seren Çatalçam