Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu tarafından Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik son günlerde dile getirilen iddialara ilişkin açıklama yaptı.

“Büyükerşen’in şahsına yönelik tek kuruşluk bir gelir dahi söz konusu olmamıştır”
Yalaz, kenttin önemli kültür ve turizm değerlerinden biri olan Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu vurgulayarak, “Müze, belediyemizin imkânlarıyla işletilmekte olup elde edilen gelirin tamamı belediye bütçesine kaydedilmekte, hiçbir şekilde herhangi bir kişi ya da şahsi hesaba aktarılmamaktadır” ifadelerini kullandı.
Balmumu heykellerin yapım sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Yalaz, heykellerin sanatsal tasarım ve üretim sürecinin Yılmaz Büyükerşen tarafından tamamen sanatsal katkı ve bağış iradesiyle gerçekleştirildiğini belirterek, “Heykellerin üretiminde kullanılan malzemelerin bedelleri belediye bütçesinden karşılanmış; bu eserler üzerinden Sayın Büyükerşen’in şahsına yönelik tek kuruşluk bir gelir dahi söz konusu olmamıştır” dedi.
“Gelirlerin kullanımı şeffaf, denetlenebilir ve kayıt altındadır”
Müzenin işletilmesinin tamamen belediye sorumluluğunda olduğunu aktaran Yalaz, “Güvenlikten danışmaya, yönetimden diğer tüm hizmet alanlarına kadar tüm süreçler Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülmektedir. Müze bünyesinde görev yapan tüm personel belediye kadrolarında çalışmakta ve maaşları belediye bütçesinden ödenmektedir” ifadelerine yer verdi.
Gelirlerin kullanımına ilişkin de bilgi veren Yalaz, “Gelirlerin kullanımı şeffaf, denetlenebilir ve kayıt altındadır. Elde edilen gelirler ihtiyaç sahipleri ile öğrencilerin eğitim ve sağlık giderlerinde kullanılmakta, tüm harcamalar belediyenin bütçe ve kesin hesaplarında yer almakta ve ilgili denetim mercilerinin incelemesine açıktır” açıklamasında bulundu.
“Milletvekilinin görevi dedikodularla değil, belgelerle konuşmaktır”
Tepebaşı Belediyesi ve Belediye Başkanı Ahmet Ataç hakkında kullanılan dile de tepki gösteren Yalaz, Hatipoğlu’nun ifadelerinin siyasi eleştirinin ötesine geçtiğini savunarak, “Yerel yöneticiliği kişisel yaşa indirgemek ne ahlakidir ne etiktir ne de siyasidir. Eleştiri yapılacaksa vizyon, hizmet ve icraatlar üzerinden yapılır” dedi.
Tepebaşı Belediyesi’nin hayata geçirdiği projelere de değinen Yalaz, “Ahmet Ataç’ın Tepebaşı’nda ortaya koyduğu belediyecilik anlayışı; Alzheimer Merkezi’nden gençlik merkezlerine, kültür ve sanat projelerinden sosyal destek çalışmalarına kadar insan odaklı sosyal belediyeciliğin somut bir modelidir” ifadelerini kullandı.
Hatipoğlu’nun iddialarının resmi denetim raporlarında yer almadığını belirten Yalaz, “Sayıştay raporlarında dahi yer almayan iddiaların gerçekmiş gibi sunulması kabul edilemez. Bir milletvekilinin görevi dedikodularla değil, belgelerle konuşmaktır” dedi.
Açıklamasının sonunda CHP’li belediyelerin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle hareket ettiğini vurgulayan Yalaz, “Kentimizin kültürel mirası ve sosyal belediyecilik anlayışı üzerinden yaratılmak istenen algıları reddediyoruz. Siyaset; tehdit diliyle değil, hukukla ve halkın iradesine saygıyla yapılır” ifadelerini kullandı.
“Yeni bir belediye kurmak düşüncesi neden ve nasıl gündeme gelmiştir?”
CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, açıklamasında Odunpazarı ilçesiyle ilgili iddialara da değinerek, “‘Ben yaptım oldu anlayışıyla’ Odunpazarı ilçemizi bölüp yeni bir belediye kurmak düşüncesi neden ve nasıl gündeme gelmiştir? Halk iradesiyle seçimleri kazanamayanlar bin bir fırıldak ile belediyelerimizi kazanabileceklerini mi zannetmektedirler?” ifadelerini kullandı.
Bu tür girişimlerin sonuçsuz kalacağını savunan Yalaz, “Bu entrika zihniyeti ilçelerimizi değil ikiye, bine de bölseler sandıkta yok olmaya mahkûmdur” dedi.
Yalaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun siyasi geçmişine de atıfta bulunarak, “Nebi Hatipoğlu, 2023 seçimlerinde İYİ Parti’den milletvekili seçilmiş, seçmenin emanet ettiği oylarla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girmiş; kısa süre sonra partisinden ayrılarak tam karşısında konumlanan başka bir siyasi kanada geçmiştir. Bu tercih, seçmen iradesine sadakat gösterilmediğinin somut bir örneğidir” ifadelerini kullandı.
Bu durumun kamuoyuna yeterince açıklanmadığını savunan Yalaz, “Henüz bu siyasi savrulmanın hesabını açık ve ikna edici biçimde verememiş bir ismin, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarımızı tehditkâr bir dille hedef alması siyaseten de ahlaken de kabul edilemezdir” dedi.
Açıklamasında CHP’li belediyelerin duruşuna da vurgu yapan Yalaz, “Cumhuriyet Halk Partili belediyeler tehditlere boyun eğmez. Bizler şeffaflık, hesap verebilirlik ve sosyal belediyecilik ilkeleriyle hareket ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu ilkeleri gölgelemeye yönelik hiçbir ithama sessiz kalmayacağız” ifadelerini kullandı.
Yalaz, açıklamasını, “Siyaset; tehdit diliyle, isnatla ve karalama ile değil; hukukla, belgeyle ve halkın iradesine saygıyla yapılır. Aksi halde bu yolun sonu bellidir: Sandıkta mahkûmiyet, kamuoyunda mahcubiyet” sözleriyle tamamladı.





