YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz; AKP Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve CHP İl Başkanı Volkan Enver Kılıç hakkında, kendisine yönelik hakaret, iftira ve gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayma suçlamalarıyla Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

"Bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yoktur"

Yalaz açıklamasında şu ifadeleri kullandı,

AKP Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve Butlan CHP’si Eskişehir İl Başkanı Volkan Enver Kılıç hakkında, şahsımı hedef alan, kamuoyunu yanıltan ve gerçeğe aykırı açıklamaları nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundum.

7 Şubat 2026 tarihinde düzenlenen etkinlik, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi bir deprem yardım kampanyası veya bağış gecesi değildir. Etkinliğin adı, amacı ve niteliği açıkça “Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Gecesi” olarak belirlenmiştir. Bu gece, depremzedeler adına para toplamak amacıyla düzenlenmemiş; kamuoyuna bir yardım kampanyası ya da bağış organizasyonu olarak sunulmamıştır.

Gecede yapılan açıklamada da deprem bölgesine bağış yapılması, ancak yeterli gelir elde edilmesi hâlinde değerlendirilebilecek bir ihtimal olarak ifade edilmiştir. Dolayısıyla ortada baştan belirlenmiş bir bağış kampanyası, depremzedeler adına toplanmış bir yardım parası veya gönderilmesi zorunlu olan bir bağış bulunmamaktadır. Nitekim bu koşul gerçekleşmemiş, bağış yapılmasını gerektirecek nitelikte bir gelir elde edilmemiştir.

Bu nedenle, söz konusu etkinliği sonradan “deprem yardım gecesi” veya “bağış gecesi” gibi göstermeye çalışmak, olayın gerçek niteliğini bilinçli biçimde çarpıtmaktır. Bir dayanışma gecesini, sanki depremzedeler adına düzenlenmiş bir yardım kampanyasıymış gibi sunmak; kamuoyunu yanıltmaya, şahsımı da hiç gerçekleşmemiş bir fiil üzerinden suçlu göstermeye yönelik açık bir algı operasyonudur.

Gerçek bu kadar açıkken, şahsımı hedef alan açıklamalarla kamuoyunda kasıtlı ve çarpıtılmış bir algı oluşturulmaya çalışılmıştır. “Para toplandı, deprem bölgesine gönderilmedi”, “kayıt dışı para” ve “AHBAP’a uyan yapı” şeklindeki ifadeler, siyasi eleştiri sınırlarını çoktan aşmış; şahsıma yönelik açık bir iftira, itibarsızlaştırma ve somut fiil isnadı hâline gelmiştir.

Hiç kimse, bağış gecesi olmayan bir etkinliği bağış gecesi gibi göstererek şahsımı depremzedeler adına para toplayan, bu paraları göndermeyen veya kayıt dışı faaliyet yürüten biri gibi sunamaz. Ortada depremzedeler adına toplanmış bir para olmadığı gibi, gönderilmediği iddia edilebilecek bir bağış da bulunmamaktadır. Bu gerçeğin bilinmesine rağmen aksi yönde açıklama yapılması, basit bir siyasi değerlendirme değil, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bilinçli bir çarpıtmadır.

Bu ifadeler yalnızca şahsımı değil, aynı zamanda kamuoyunun doğru bilgi alma hakkını da hedef almaktadır. Siyasi hesaplaşma uğruna bir dayanışma gecesinin niteliğinin değiştirilmesine, olmayan bir bağış kampanyasının varmış gibi gösterilmesine ve insanların onur ve itibarının zedelenmesine izin vermeyeceğiz.

Siyasi eleştiri ile iftira arasındaki çizgi bellidir. Eleştiri, somut gerçeklere dayanır; iftira ise olmayan bir fiili varmış gibi göstererek kişiyi toplum önünde mahkûm etmeye çalışır. Bugün yapılan tam olarak budur. Bağış gecesi olmayan bir etkinlik üzerinden şahsıma suç isnat edilmesi, siyasi eleştiri değil, açık bir karalama girişimidir. Siyasetçilerin, söyledikleri her sözün hukuki ve siyasi sorumluluğunu taşıması gerekir.

Bu nedenle, başta hakaret ve iftira olmak üzere ilgili diğer suçlar yönünden hukuki süreci başlattım. Soruşturma kapsamında söz konusu açıklamaların hangi amaçla yapıldığı, birbirleriyle bağlantılı olup olmadığı ve kamuoyunda nasıl bir algı oluşturulmaya çalışıldığı da ortaya çıkarılacaktır.

Buradan açıkça ifade ediyorum: Şahsıma yönelik hiçbir iftirayı, hiçbir karalama kampanyasını ve hiçbir gerçek dışı isnadı karşılıksız bırakmayacağım. Siyaset meydanında söylenen her sözün bir bedeli ve sorumluluğu vardır. Bugüne kadar susmamız, depremde kaybettiğimiz canlarımızın anısına ve onların yakınlarına olan saygımızdandır. Aynı saygıyı onlara göstermeyenlere cevabı yalnızca siyasi zeminde değil, hukuk önünde de vereceğiz.

Gerçekler er ya da geç ortaya çıkar. Bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yoktur. Hesabını veremeyeceğimiz hiçbir işlem, açıklayamayacağımız hiçbir durum bulunmamaktadır. Dilekçemde de belirttim. Sadece o geceye karşılık gelen zamanlar için değil şahsi hesaplarımın tamamının ve tüm zamanlar için incelenmesine muvaffakatim vardır. Ancak bağış gecesi olmayan bir etkinliği bağış gecesi gibi gösterenler, kamuoyunu yanıltanlar ve şahsımı hedef gösterenler, söyledikleri sözlerin hesabını hukuk önünde vermek zorunda kalacaktır.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi