CHP Eskişehir İl Başkanlığı, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Vilayet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı.
Törene CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal ve Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar katıldı.
CHP adına bir konuşma yapan İl Başkanı Talat Yalaz, Zafer Bayramı’nın anlam ve önemine değinerek, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki kararlılığına vurgu yaptı.
"30 Ağustos, “kaderimizi biz tayin ederiz” diyen halkın iradesinin adıdır!"
Yalaz konuşmasında şu ifadelere yer verdi,
"Kıymetli hemşehrilerim, sevgili yol arkadaşlarım, değerli basın emekçileri, hepinizi bir milli bayramda daha Gazi’nin şehrimizdeki manevi huzurunda hep birlikte olmanın verdiği gurur ile coşkuyla selamlıyorum.
Bugün burada, 103 yıl önce bu topraklarda yedi düvele karşı, kimsenin tahayyül bile etmediği koşullarda kazanılmış büyük bir zaferi anmak, ama ondan da önemlisi anlamak için toplandık.
“Ya istiklal ya ölüm!” Kurtuluş Savaşımız, bu şiarla yürütülmüş ve 30 Ağustos 1922’de kazanılan Büyük Zafer ile taçlanmıştır. Büyük Taarruz’un ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 103. yılında, milletimizin canı pahasına kazandığı bağımsızlık onurunu ve özgürlük iradesini bir kez daha selamlıyorum!
30 Ağustos, yalnızca askeri bir zafer değildir! 30 Ağustos halkın örgütlü iradesinin, emperyalizme karşı direnişinin ilanıdır! Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Anadolu’nun emekçi halkı yokluk ve yoksulluk içinde omuz omuza vererek bağımsız bir Cumhuriyet’in temellerini atmıştır. Milletimiz emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı ayağa kalkmış, saltanatın teslimiyetçi zihniyetine boyun eğmemiş, kendi geleceğini kendi elleriyle inşa etmiştir. 30 Ağustos, “kaderimizi biz tayin ederiz” diyen halkın iradesinin adıdır!
Bugün geldiğimiz noktada ise 30 Ağustos’un mirası olan bağımsızlık ve demokrasi yeniden tehdit altındadır! Bir yanda halkın alın terini hiçe sayan sömürü düzeni, diğer yanda demokrasiyi yok sayan, yargıyı baskı aracına dönüştüren otoriter anlayış vardır. Tıpkı yüz yıl önce olduğu gibi günümüzde de milletin iradesini gasp etmeye, halkı susturmaya çalışan bir zihniyet karşımızdadır! Ancak unutulmasın ki; 30 Ağustos’un ruhu hâlâ bu topraklardadır. Bu millet ne manda ve himayeyi kabul etmiştir, ne de sarayların buyruğu altında yaşamıştır. Bugün de halk, iradesine sahip çıkacak; özgürlüğünü, demokrasisini ve Cumhuriyetini koruyacaktır!
Bizlere düşen görev; 30 Ağustos’un mirasını yalnızca anmak değil, onu yaşatmak ve geleceğe taşımaktır! Emperyalizme karşı bağımsızlığı, sömürüye karşı emeği, otoriterliğe karşı demokrasiyi savunmak; bu büyük zaferin bizlere bıraktığı en önemli sorumluluktur!
103 yıl önce Anadolu halkı emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı nasıl destan yazdıysa, bugün de bizler halkın örgütlü gücüyle aynı kararlılığı göstereceğiz. Çünkü biliyoruz ki 30 Ağustos, teslimiyetin değil direnişin, umutsuzluğun değil yeniden doğuşun adıdır!
Bugün, bu bilinçle bir kez daha yüksek sesle söylüyoruz: Cumhuriyetimizi, demokrasimizi, emeğimizi ve özgürlüğümüzü korumak için sonuna kadar mücadele edeceğiz! Bizler, 30 Ağustos’un bağımsızlık ateşini, örgütlü halkın mücadelesinde yaşatacağız!
Bu duygu ve inançla; başta Ulu Önderimiz, Ebedi Genel Başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını, bağımsızlık uğruna can veren aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla anıyor, tüm ulusumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyorum!
Tıpkı 103 yıl önce olduğu gibi bugün de milletimizin örgütlü mücadelesiyle…
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi!"