Ekonomi biliminde fırsat maliyeti kavramı seçilen bir değer karşısında vazgeçilen unsurları temsil ediyor. Küresel ölçekte Amerika Birleşik Devletleri ve Tayvan arasındaki yeni ticaret anlaşması jeopolitik dengeleri değiştiriyor. Söz konusu gelişmeler ışığında hem yerel bütçe tercihleri hem de uluslararası hamleler finansal geleceği şekillendiriyor.

Alternatif Yatırım Senaryoları

Türkiye ekonomisinde 456 milyar liralık faiz ödemesi yerine yapılabilecek yatırımların memleket üzerindeki etkileri verilerle ortaya konuyor. Eğer 456 milyar lira faize ödenmemiş olsaydı; her biri 2 milyon lira olan tam 228 bin konut inşa edilerek vatandaşlara ücretsiz sunulabilirdi. Yaklaşık bir milyon nüfuslu bir kentin barınma ihtiyacını karşılayacak olan bahsi geçen hamle, 1,5 milyon inşaat işçisi, mühendis ve mimara istihdam sağlama kapasitesi taşıyordu. Aynı kaynakla TÜPRAŞ ölçeğinde bir tesis veya 2 dev petrokimya tesisi (PETKİM) kurulması mümkündü. Anadolu genelinde 100 adet modern üretim tesisi açılabilir, mikroçipler için 4 adet tam kapasiteli modern fabrika devreye alınabilirdi. GAP bünyesinde Lübnan yüzölçümü kadar olan 1,1 milyon hektar alan sulamaya açılabilir, 2 milyon çiftçiye 228 bin lira destek verilerek gıda fiyatları düşürülebilirdi. 7 milyon insanın iş sahibi olacağı projelerle 760 km yüksek hızlı tren hattı döşenebilir, 9 milyon öğrenciye 50 bin lira değerinde teknolojik cihaz dağıtılabilir ve 400 adet "Alman modeli" meslek lisesi hayata geçirilebilirdi.

Küresel Stratejik Hamleler

Uluslararası alanda ABD ve Tayvan arasındaki kapsamlı ticaret anlaşması, 2025–2029 dönemi için LNG, ham petrol ve sivil uçak alımlarını kapsıyor. İlgili sürecin öncesinde gerçekleşen yaklaşık 12 milyar dolarlık silah satışı, ekonomik adımların stratejik bir derinliğe sahip olduğunu kanıtlıyor. Çin yönetimi, mevcut durumu egemenlik alanına müdahale şeklinde yorumlayarak askeri tatbikatlar ve siber operasyonlarla baskıyı artırma yolunu seçiyor. Uzmanlar, Çin tarafının doğrudan askeri müdahale yerine küresel finans sisteminde kendi kurallarını koyana kadar bekleyeceğini öngörüyor.

Altın Piyasasında Yeni Hedef

"Jeopolitik şok + arz krizi" beklentisi, güvenli liman arayışını hızlandırıyor. Tayvan Boğazı üzerindeki tansiyon, teknoloji üretimi ve tedarik zinciri risklerini büyüterek belirsizliği artırıyor. Piyasa uzmanları tarafından paylaşılan "Altın 10 Bin" dolar öngörüsü, sistematik belirsizliklerin fiyatlanması temeline dayanıyor. Yaşanan küresel kutuplaşma, değerli metallerin gelecekteki konumunu kritik hale getiriyor. Beklentiler, piyasalardaki gerçekleşmelerden daha hızlı fiyatlanarak yatırım tercihlerini doğrudan etkiliyor.

Not: Burada yer alan değerlendirmeler yatırım kapsamında değildir. Haberimizde kesinlikle yatırım tavsiyesi verilmemiştir.

Kaynak: Yeniçağ