Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 2 No’lu Şube Başkanı Ertuğrul Baki, “Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 2 No'lu Şube olarak Eylül 2025'te Eskişehir'deki 3 üniversitemizin yönetimine bir rapor sunduk. Bu rapordaki maddelerden birinde üniversite çalışanlarının bir birimden başka bir birime geçişlerinin daha düzenli ve adil bir sisteme bağlanmasını istedik. Yer değişikliklerinin kişilere göre değil, herkes için geçerli, açık, objektif kurallara göre yapılmasını önerdik. Başvuruların belirli tarihlerde alınmasını, sürecin bir takvime bağlanmasını ve çalışanların bu süreci açıkça takip edebilmesini istedik. Önerimizi sunduktan sonra da konunun takipçisi olduk. Bugün geldiğimiz noktada Osmangazi Üniversitesi yönetiminin önerimizi dikkate alarak somut bir çalışma başlatmasını önemli buluyoruz. Üniversite yönetimi birimler arasındaki yer değişikliklerini belirli kurallara bağlamak amacıyla bir yönerge taslağı hazırlamıştır. Hazırlanan taslak görüşümüz alınmak üzere bize de gönderildi. Biz de taslağı ayrıntılı olarak inceledik. Uzun süredir bu konu üzerinde çalıştığımız için görüş ve önerilerimizi üniversite yönetimine hemen sunduk. Taslakta olumlu bulduğumuz birçok madde yanında sistemin daha adil, daha açık, daha kolay uygulanabileceği için bazı ek önerilerde de bulunduk. Bu düzenlemenin hem çalışanların beklentilerine hem de üniversitenin ihtiyaçlarına cevap vereceğine inanıyoruz. Osmangazi Üniversitesi'nde atılan bu adımın diğer üniversitelerimize de örnek olmasını temenni ediyoruz. Biz sendikacılığı sadece sorunları dile getirmek olarak görmüyoruz. Bizim için sendikacılık sorunları görmek, çözüm önermek, arkasında durmak, çözüm kalıcı hale gelene kadar takip etmektir. Eğitim-Bir-Sen olarak bundan sonra çalışanlarımızın sorunlarını kalıcı çözümler üretmek için çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü Eğitim-Bir-Sen kalıcı işlerin sendikasıdır” diye konuştu.

“Mesai saatleri yöneticinin elinde sopaya dönüşmemeli”

Baki, “Üniversitelerimizin üçünde de bir mesaiyle ilgili bir durum var. Bu mesaiyle ilgili işte kimisinde 8.30-5.30, kimisinde 8-5 gibi kriterler biraz daha sıkılaştırılarak bu dönem başladı. Buradaki problem, aslında biz kanuna muhalefet olamayız. Kanunda, 657'nin 99. ve 100. maddesinde memurun mesai saatleri belirtilmiştir. Ancak burada bu kurallar silsilesi kesinlikle bir yöneticinin elinde bir sopaya dönüşmemeli. Çünkü bazen suistimal edenle ihtiyacı olanı ayırt edemiyoruz veya bazen suistimal edeni korurken ihtiyacı olana karşı muhalif olabiliyoruz. Yöneticilerimizin yaptığı şeylerden bazen böyle şeylerle ne yazık ki karşılaşıyoruz. Burada ihtiyacı olanla suistimal edeni birbirinden ayırmamız gerekir. Yine mesai saatleri Osmangazi için 8-5 saatlerine alındı. Biliyorsunuz Eskişehir'de okullar da artık açıldı. Artık yollarda servislerimiz de var, hepimiz bu sorunu yaşıyoruz. Yani ana arterlerimizde ve onların alternatif yolları da çok fazla olmadığı için trafikle çok büyük sorunlar yaşıyoruz biz. Bu saatin okul saatlerinin dışındaki bir saatle, okullarla çakışmadan ele alınırsa, bu saatler ona göre ayarlanırsa en azından okulların sirkülasyonu bittikten sonra memurların sirkülasyonu başlar. En azından bir çakışma olmaz. Bunun dışında bizim daha önce sık sık dile getirdiğimiz, siz basın mensuplarıyla sık sık paylaştığımız işte ESTÜ'de kreş ve okul sorunu var. O bölgenin şehir dışında kalmasından dolayı oradaki personelin yaşadığı problemler var. Anadolu Üniversitesi'nde şu anda yaşanan bir depremle alakalı olarak yıkımdan kaynaklı bir takım dönüşümler var. Ama bu şudur; her zaman değişim biraz sancılı geçer. Her zaman, her yer için geçerlidir ama değişim sonunda biz Anadolu Üniversitesi'nin daha kaliteli fiziki şartlara sahip olacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Seren Çatalçam