Köprüler ile otoyolların elden çıkarılması hususu son günlerde ülkenin en fazla münakaşa edilen meseleleri arasında yer alıyor. CHP öncülüğündeki muhalefet cephesi bu duruma şiddetle itiraz ederken, iktidar devir işlemleri adına gerekli hamleleri tamamladı. Özelleştirme İdaresi yetkilileri ile sürecin global danışmanlığını üstlenen EY firması, muhtemel sermayedarlarla bağlantı kurmak amacıyla geçtiğimiz haftalarda Portekiz topraklarında diplomasi trafiği yürüttü.
Brisa İle Kritik Görüşme
Diplomatik temasların en somut ayağını, Portekiz merkezli karayolu yönetim devi Brisa firmasıyla sağlanan toplantı oluşturdu. Geride bıraktığımız Perşembe günü yapılan zirvede, Türkiye'nin milyarlarca dolar kıymetindeki ulaşım hatlarının kullanım yetkileri değerlendirildi. 2011 senesindeki özelleştirme hamlesinde de pazara girmeye fazlasıyla istekli olan Brisa, bu buluşmaya dair açıklama yapmazken; Ankara ve EY cephesi de sessizliğini koruyor.
İstanbul Köprüleri Göz Kamaştırıyor
Özelleştirilmesi planlanan portföyün en göze çarpan unsurlarını, İstanbul Boğazı üzerinde iki yakayı birleştiren köprüler meydana getiriyor. Günlük ortalama 430 bin taşıtın geçtiği yapılar, kesin gelir potansiyelleri sebebiyle yatırımcılar nezdinde "mücevher varlıklar" şeklinde isimlendiriliyor. Bütününde 2 bin 300 kilometrelik devlet otoyol ağını kapsayan operasyonda, mülk devrinden ziyade işletme imtiyazlarının verilmesi amaçlanıyor.
İmtiyaz Tartışması ve Muhalefetin Tepkisi
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından "doğrudan satış değil, imtiyaz ihalesi" tabiriyle nitelendirilen hamle, aslında Türkiye kamuoyunun eskiden beri bildiği bir mesele. 2013 yılında gerçekleşen 5.7 milyar dolar tutarındaki benzer ihale, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bedelin düşük bulunması ve 7 milyar dolar hedefinin karşılanamaması sebebiyle iptal edilmişti. Muhalefet ise açıklamalara tepkili. CHP yetkilileri, köprülerin elden çıkarıldığını ve gelirin Türkiye kasasına girmeden yabancı firmalara akacağını savunuyor.




