Eskişehir’de Sıcaksular bölgesi, yıllardır ayakkabı tamircilerinin bir arada bulunduğu nadir noktalardan biri olarak varlığını sürdürüyor. Değişen tüketim alışkanlıklarına ve artan maliyetlere rağmen mesleklerini yaşatmaya çalışan ustalar, hem ekonomik zorluklarla hem de çırak bulma sorunuyla mücadele ediyor.

Bölgede çocukluğundan bu yana çalışan ayakkabı tamircisi Hasan Hüseyin Kızılaslan, mesleğin geçmişten bugüne uzanan hikâyesini anlatırken, “Baba mesleğimiz. Yıllardır buradayız, burada yaşlanıp burada öleceğiz” diyerek çarşıya olan bağlılığını dile getiriyor. Artan ayakkabı fiyatlarının tamir işlerine talebi yükselttiğini söyleyen Kızılaslan, “Çocukluğumdan beri bu çarşıdayım ya. Baba mesleğim zaten. Yani yıllardan beri buradayız. Burada yaşlanıp burada öleceğiz. Ayakkabıların fiyatları çok yüksek olduğu için ister istemez bize yansıyor. Yani eninde sonunda dönüp dolaşıp bize gelecekler. Ama dediğim gibi tamirde büyük artış var da çırak yetişmiyor” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 05 04 At 13.12.04 (1)

“Çırak yetişmiyor”

Çırak yetişmemesinin en büyük sorun olduğunu vurgulayan Kızılaslan, “Yeni nesil önce parayı seviyor. İkincisi de hırsızlığı çok seviyorlar, iş öğrenen yok. Önce hırsızlığı öğreniyorlar. Nasıl para kazanmanın derindeler, yani kolay para kazanmanın peşinde hepsi. Geliyor buraya, adam önce parayı soruyor çocuk ya; annesine babasına... Bizim zamanımızda öyle miydi kardeşim? Bizi sanayiye bir atıyorlardı, beni sürüyorlardı yerde. Bizler son nesiliz. Yani bir okulu yok bir şeyi yok. Hani bir meslek görünüyor ama ecdatlarımızdan gelme bir meslek işte. Son kale biziz yani. Bizden sonrasını da bilmiyorum gelir mi gelmez mi. Eskişehir gibi bir yerde bir yıkılırsa biter burası. Yani burası yıkılırsa ondan sonra balıkçılar gibi olur, hepsini atarlar Yunus Emre Çarşısı'na. Orada da durumu yüksek olanlar çarşıda dükkan açabilecekler; kirası falan filan... Tekrar dağılacaklar, tekrar çarşının içine geri gelecek. Biz de kalkıp bir yerde dükkan açamayız ki. Hamamyolu'nda 10 bin lira, 15 bin lira, 20 bin lira dükkan kirası. E yaptığımız tamir zaten 100 lira 200 lira kardeşim. Kalkıp da buradan çıkıp Hamamyolu'nda dükkan tutamayız” ifadelerini kullandı.

“Tamir fiyatları 200 lira”

Kızılaslan, “Kazançlarımız burada herkesin aynı ya, artış var ama. Dediğim gibi işler kışa göre daha yoğun. Şimdi artık herkes spor ayakkabı giyiyor, klasik ayakkabı giyen de kalmadı. Spor ayakkabının tamiri daha çok. Yaptırmak zorundalar yani, pahalı. 5 bin liradan başlıyor iyi bir spor ayakkabı alsan şimdi kaliteli bir şey. Tamir fiyatları çok uygun. Bir paket sigara parasına ayakkabıyı yepyeni yapıyoruz yani. 100-200 lira; en ufak bir el emeği. Spor ayakkabıların çoraplık kısımları çok geliyor. Genelde yırtılan sökülen yerleri, ufak tefek” dedi.

“Değişime gerek yok”

Sıcaksular’daki çarşının geleceği de ustaları endişelendiriyor. Artan kira fiyatları ve olası bir kentsel dönüşüm ihtimali, küçük esnaf için büyük bir belirsizlik oluşturuyor. Konuyla ilgili konuşan Kızılaslan şu ifadeleri kullandı: “Bu çarşıda gençler yok. İşin içinde gençler olsa farklı şeyler olur. Yani burada iki üç kişiyiz genç olarak. Dükkanlarımızı kendi elimizle yapıyoruz, işgal olduğu için. Yani bilmiyorum ya, ben çocukluğumdan beri hep böyle burası ama memnunum ya, sıkıntı yok. Kafam ağrımıyor. Değişime de gerek yok ya. Şimdi değişim olduğu zaman bazı şeylerin de olması lazım.”

Whatsapp Image 2026 05 04 At 13.12.04

“Üç kuşaktır bu meslekteyim”

Üç kuşaktır aynı çarşıda ayakkabı tamirciliği yapan Murat Çalışkan da, “8 yaşımdan beri buradayım. Benim babamın mesleği, onun da babasının mesleği. Biz üç kuşaktır burada ayakkabı tamirciliği yapıyoruz. İşlerimiz ayakkabı tamiri; eskileri yeni yapma, yapıştırma, dikiş atma... En çok altları açılan ayakkabılar, bir de çamaşır makinesine atılan ayakkabılar geliyor. Çamaşır makinesine atıyorlar, ayakkabının içi dışına giriyor. Onları yeniden tamir ediyoruz, yeniliyoruz, kalıba alıyoruz. Fiyatlarımız çok makul. İş yoğunluğu normal gidiyor bizim ama gerçi şimdi millette hep kredi kartı var, taksitle aldığı için yani o kadar da yoğun olmuyor ama yine de karnımızı doyuruyoruz” diye konuştu.

“Ustalıkta son nesiliz”

Çalışkan, “Çırak yok, sorun o. Ancak işte babadan oğula veya emekli arkadaşlardan eli boş olanlar varsa yardıma onları çağırıyoruz. Son nesiliz zaten, devamımız yok. Artık yurt dışındaki gibi; at yenisini al, at yenisini al olacak yani. Başka çaresi yok yani, fabrikasyona döndü” dedi.

“Halimizden memnunuz”

Çalışkan, “Hem kiralar pahalı olacak diye bir de sit alanı çok bizim burada. Sit alanı olduğu için belediye onun için biraz geri kaldı herhalde. O yüzden yani dönüşüme girmedi. Aslında üstü kapansa daha güzel bir şey olsa biz de isteriz tabii de ama şu anda halimizden memnunuz yani” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Seren Çatalçam