AK Parti MKYK Üyesi de olan Hatipoğlu, eskisehir.net’ten Ali Baş ve Cihan Yıldırım’ın sorularını yanıtladı. Hatipoğlu’nun konuşmasından öne çıkan bir bölüm şöyle:
AYŞE HANIM'I DA ÇOK SEVİYORUM…
“Benim sorumluluk alanım Eskişehir Büyükşehir Belediyesi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nde ulaşıma geliyorsun, yedi proje vermişler, birini yapmışlar. Yani spor alanlarına geliyorsun, sekiz proje vaat edilmiş, gerçekleşen iki proje. İşte sosyal projelere diyorsun, 19 proje vaat edilmiş, gerçekleşen dört tane. Yani bakıyorsun devam etmiyor yani. İşler ilerlemiyor Büyükşehir'de. Bakın, bu arada şöyle; Ayşe Hanım'ı da çok seviyorum. Çok naif, Eskişehir'e yakışan, düzgün bir belediye başkanımız var. Ancak bu özellikler belediye başkanı olmak için yeterli değil. Bir büyükşehir belediye başkanı sadece naif diye sadece güzel konuşuyor diye sadece iyi insan diye olmaz.

EN ÖNEMLİ KONU ESKİŞEHİR'DE KENTSEL DÖNÜŞÜM
“Bunlar olacak onun yanında bir vizyon, projeler ve projeleri gerçekleştirme hızı önemli. Tabii biz bir de şöyle diyoruz; hani Ayşe Hanım bu projeleri gerçekleştiremedi ama biz olsaydık şu anda ne olurdu? Çok farklı olurdu. Ben proje adamıyım. Ben bir şeyi kovalamayı, başarmayı seven bir insanım. Ben bugün belediye başkanı olsaydım, çok farklı olurdu, vatandaşlarımızın konforu daha artardı. Tabii en önemli konu Eskişehir'de kentsel dönüşüm. Şimdi trafik diyorlar işte en önemli konu ama bana göre kentsel dönüşüm hepsinden önemli. Çünkü insanların canını, malını ilgilendiriyor. Şimdi 5000 bina var. 25 yılda 24 tane konut yapan CHP belediyesi, bundan ders almadığı gibi bugün de ilerlemiyor. Bakın burada kentsel dönüşümle ilgili de notlarımız var. Bugün söylenen projelerin hiçbiri devam etmiyor, ilerlemiyor. Yani bu projeleri hayata geçirmek çok önemli. Bir de işin ekonomi boyutu var. Ben bunu çok önemsiyorum.”
HATİCE'YE DEĞİL, NETİCEYE BAKACAKSIN
“Kentsel dönüşüm sadece vatandaşların güvensiz olan evlerini dönüştürmek, yeni evlerle dönüştürmek değil, bunun bir de ekonomiye katkısı var. Şimdi dönüşüm ekonomisi çok büyük. 50'ye 100'e yakın sektörü etkiliyor. Yani bugün hızlı bir dönüşümle Eskişehir'in esnafı, sanayicisi, betoncusu, demircisi, yemekçisi, servisçisi, yüzlerce sektörü etkileyen bir şey. Bu kentsel dönüşümün hızlıca başlaması, agresif şekilde devam etmesi gerekir. Bir de yaptıkları yöntemlerden bir tanesi; yani herkesi bir araya getirip bir proje geliştirip, bir müteahhit vasıtasıyla yapmak. Bir de serbest piyasanın kabul ettiği bir imar planını oluşturup vatandaşları kendileriyle baş başa bırakıp, vatandaşların müteahhitlerle anlaşması. Şimdi bu konuda eksiklik var. Şimdi işte Yeşiltepe Mahallesi'nde bir imar çalışması yapıldı. İşte o ona onu diyor, bu buna bunu diyor. Bizim belediye meclis üyeleri işte diyor ki, "İşte şöyle oldu, böyle oldu." Ya kardeşim, Hatice'ye değil, neticeye bakacaksın. Sonuçta ne oldu? Müteahhitler girdi, haldır haldır çalışıyor mu? Çalışmıyor.”
BUNLAR PİYASADAN KOPUK
“Piyasa ile örtüşmeyen bir imar planının bir anlamı yok. Piyasadan bilgi alacaksın. Bunlar piyasadan kopuk. Bir arsa kat karşılığı yüzde kaçla gider, bunu bilmiyorlar. Yaptığın imar planı piyasa ile uyumsuz olsa, müteahhit de girmez, vatandaş da memnun kalmaz. Şimdi buradaki ana konu ne? Ben hep söylüyorum. Kardeşim, vatandaşın bir evi var, 100 metrekare. Bir kere bu adamın minimum 100 metrekare bir ev alması lazım, minimum. Alabiliyorsa bunun biraz üstünü alması lazım. Vatandaş ancak böyle memnun olur. Müteahhit de gelip oraya ilgi gösterebilmesi için... Mesela orasının kat karşılığı nedir? Yüzde 30'dur. Müteahhidin de oraya girebilmesi için imarla ilgili bir beklentisi var. Adam da yüzde 10, 15, 20 para kazanacak. Onun da o parayı kazanacağı, vatandaşın da minimum 100 metrekare ise 100 metrekare ve üstü daire alabileceği bir sistem kurman lazım. Bunun haricinde imar planı çalışmaz. Bir de ben şunu söylüyorum. Eskişehir'de yüksek katla ilgili nedense, katlı kavşaklarda olduğu gibi, CHP belediyesinin bir endişesi var. Yani şimdi kardeşim, Yeşiltepe gibi bir yer... Sen o mahalleye gittin mi hiç? Git bak. Yolları ne kadar dar. O kadar dar yollarda yeşil alan yok, bir genişlik yok. O zaman ne yapman lazım? Alanları genişletmek istiyorsan biraz kat yüksekliğini artıracaksın. Üç değil de beş yapacaksın. Beş de büyük bir yükseklik değil. Beş değil, altı yapacaksın. Ha, yer çok geniş olur, o zaman sen alçak katla yatay mimariye devam edebilirsin. Ama Yeşiltepe gibi bir yerde üç katla, dört katla bu iş yürümez. Yeşiltepe'de biraz katı artıracaksın, imarı artıracaksın ki yeşil alanlar, etraf biraz açılsın.”

ESKİŞEHİR, ERDOĞAN VE AK PARTİ'YE HAK ETTİĞİ DEĞERİ VERMİYOR
“Yani bunları anlamak çok zor değil, bunları bilmek çok zor değil. Ama liyakatli kişilerin olması lazım bu işlerin başında. Liyakatli kişiler olmazsa, piyasadan kopuk şekilde çıkardığın imar çalışmalarının hiçbiri çalışmaz. Şimdi şöyle, 2029'da mı seçimler, 2028'de mi belediye seçimleri, onu bilemiyorum. Ama Eskişehir halkı, Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'ye hak ettiği değeri vermiyor. Bunda da büyük bir sıkıntımız var. Yani şimdi Eskişehir'e yapılan hizmetleri, bundan 25 yıldır yapılan hükümet yatırımlarını küçük görüyorlar. Ya arkadaş, bir hızlı tren bile Eskişehir için çok değerli bir konudur.”
ESKİŞEHİR’E YEDİ SAATTE GELİYORDUK
“Biz şimdi, yeni jenerasyon belki bilmez, biz İstanbul'dan Eskişehir'e özellikle kış aylarında 7 saatte geliyorduk. Bizim bir Gülümbe Rampamız vardı. Gülümbe Rampası'nı bilir mi Eskişehirliler, bilmiyorum. Bir tırın arkasına takıldığın zaman 2 saatte çıkamazdın Bilecik'teki rampayı. Bugün İstanbul'dan Eskişehir'e gelirken 3 saatte haldır haldır geliyorsun. Hızlı trene bindiğin zaman her yere gidiyorsun. Eskişehir'de hükümetin yaptığı hastane projeleri, hükümetimizin yaptığı diğer projeler... Yani bunları "Eskişehir cezalandırılıyor" gibi anlatıyor muhalefet partileri. Ama sanki Eskişehir, AK Parti'yi cezalandırıyor. Bu kadar yatırıma rağmen Eskişehir'de ideolojik düşünen bir halk var. Yani bu ideolojik kısımdan kurtulmanız lazım. Şimdi hâlâ şunlar dillendiriliyor. Şimdi bir tane yaşlı bir amca var ya, hep benim Instagram'da önüme düşüyor. Capslerde işte, "Laiklik elden gidiyor" İşte böyle diyen bir amca var. Ya şimdi Eskişehir'de de kaçıncı devirdeyiz? Hâlâ bunu söylüyorlar; Eskişehir'de AK Parti gelirse sosyal yaşamı, senfoniyi, tiyatroyu, kültürü engelleyecek.”
EN KAPSAMLI FESTİVALİ BİZ YAPTIK
“Ya arkadaş, şu ana kadar Eskişehir'de yapılan en kapsamlı festival bu yıl yapıldı: Kültür Yolu Festivali. Benim, diğer vekillerimizin büyük baskılarıyla Turizm Bakanlığı tarafından Kültür Yolu Festivali kapsamına alındı Eskişehir ve bundan sonra her sene bu festival yapılacak. E, hani AK Parti festivalleri engelliyordu kardeşim? Eskişehir'e yapılmış en yüksek bütçeli ve en kapsamlı festivali yaptık. Ne oldu? Hani festivalleri engelleyecektik? Biz kendi elimizle yapıyoruz. Ya bu işleri bırakın. Bu sahte Atatürkçülük, sahte konuşmalar... Bunları geçin. AK Parti'nin kimsenin yaşam tarzıyla, kimsenin içtiği içkiyle, bilmem neyle bir derdi yok. Herkes istediğini bu ülkede yaşıyor. Başkalarının millî, manevi değerlerine dokunmadan her şeyi yapabiliyor. Tabii şuna karşıyız. Bir aralar bir festival yapılmaya kalkıldı Eskişehir'de. İşte çadırlar kuruluyor, gençler abuk subuk şeyler... Tabii ki onlara karşıyız.”





