Eskişehir’de birçok rahim hastalığının tanı ve tedavisinde histeroskopi yönteminin yaygın olarak kullanıldığını belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, bu yöntemin özellikle adet düzensizlikleri ile aşırı ya da yetersiz kanama şikayetlerinde tercih edildiğini vurguladı.
Dr. Ulusoy, rahim içini detaylı şekilde görüntülemeye yarayan bu tıbbi yöntemin, halk arasında yeterince tanınmadığını söyledi. Histeroskopi işleminin, ucunda kamera ve ışık bulunan ince bir cihaz aracılığıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Dr. Ulusoy, bu yöntemin hem tanı koymada hem de tedavi süreçlerinde etkili bir şekilde kullanıldığını ifade etti.
"Kısırlığa yol açabilir"
Histeroskopinin çeşitli rahim hastalıklarının teşhis ve tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir yöntem olduğunu aktaran Dr. Ulusoy, bu yöntemin tercih edildiği durumları şu ifadelerle sıraladı:
"Anormal rahim kanamaları; adet dönemi dışında görülen aşırı kanama, düzensiz lekelenmeler veya menopoz sonrası kanama gibi rahatsızlıklar, histeroskopi ile incelenebilir. Rahim içinde bulunan polipler veya miyomlar, histeroskopi ile tespit ve tedavi edilebilir. Asherman Sendromu denilen düşük veya kürtaj sonrası rahimde gelişen yapışıklıklar, adet düzensizliklerine ve kısırlığa yol açabilir. Histeroskopi, bu yapışıklıkların tanısını koymak ve tedavi etmek için kullanılır. Rahimde doğuştan var olan septumlar (perde), yine bu yöntem ile teşhis ve tedavi edilebilir. Tekrarlayan düşüklerin veya infertilitenin nedenini araştırmak, tespit etmek için kullanılır. Ayrıca, rahim içi araç (RİA) yer değiştirmişse, histeroskopi ile doğru konumunun tespit edilebiliyor ve doğum sonrası rahimde kalan plasental doku yine bu yöntemle tespit edilip çıkarılabiliyor."
Geniş bir yelpaze sunuyor
Histeroskopi kullanım alanının geniş bir yelpaze sunduğuna değinen Dr. Ulusoy, "Aşırı uzayan, sıklaşan veya seyrekleşen adet kanamaları, adet dönemi dışında gerçekleşen kanamalar; adet dönemlerinde beklenenden fazla miktarda veya uzun süreli kan kaybı; adet dönemleri arasında sık sık lekelenme veya kanama olması; yine özellikle adet dönemlerinde veya cinsel ilişki sırasında ortaya çıkan, altta yatan rahim kaynaklı anormalliklerin tanısı için bu işlem düşünülebilir" diye konuştu.
"2 hafta boyunca küvette duş almamalılar"
Histeroskopinin, adet döngüsünün belirli bir döneminde uygulanması gerektiğine dikkat çeken Dr. Ulusoy genellikle adet dönemi bitiminden sonraki 3-4 gün içinde yapılan histeroskopinin en verimli sonuçları verdiğini söyledi. Bu zamanlamanın rahmin iç kısmının temizlenmiş olduğu ve işlem için uygun olduğu bir dönemi işaret ettiğini açıklayan Dr. Ulusoy, işlem sonrası hastaların genellikle aynı gün içinde taburcu edilip normal yaşamlarına dönebildiğini belirterek, "Ancak, iyileşme sürecinde dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Hastalar, 2 hafta boyunca küvette duş almamalılar ancak ayakta duş alabilirler. İki hafta boyunca cinsel ilişkiden ve adet döneminde tampon kullanımından kaçınmalılar. Bu bakım önerileri, iyileşme sürecini hızlandırır ve muhtemel komplikasyonları önler" ifadelerine yer verdi.
Dr. Ulusoy, histeroskopi işlemi sırasında hafif krampların hissedilebileceğini ancak lokal ya da genel anestezi uygulandığı için hastaların neredeyse hiç ağrı hissetmediğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:
"İşlem sonrasında gebeliğin mümkün olup olmadığı merak ediliyor. Evet, işlem sonrası gebelik mümkündür. Ancak elbette işlem sonrası doktorunuzla gebelik planlarınızı konuşmanız gerekir. Doğru zamanlamada ve uygun bakım ile histeroskopi çoğu hastada minimal riskle uygulanıyor ve hızlı iyileşme imkanı sunuyor."





