Kazım Kurt, Kurşunlu Külliyesi'nin 10 aylık giderini açıkladı
Kazım Kurt, Kurşunlu Külliyesi'nin 10 aylık giderini açıkladı
İçeriği Görüntüle

Odunpazarı Belediyesi kasım ayı olağan meclis toplantısının birinci birleşim birinci oturumu, Belediye Başkanı Kazım Kurt başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda gündem dışı konuşmalar sırasında Kurşunlu Külliyesi’nin tahliye süreci ele alındı. Meclis üyeleri ve Başkan Kurt, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Akyel: “Kurşunlu Külliyesi kapanmıyor”

AK Parti Odunpazarı Belediyesi Meclis Üyesi Berke Akyel, Kurşunlu Külliyesi'ndeki tahliye sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Kurşunlu Külliyesi konusu günlerdir spekülasyonlarla gündeme getiriliyor. 'Külliye kapanıyor', 'Müzeler yok oluyor', 'Mahkeme beklenmeden tahliye ediliyor' şeklinde başlıklar atan ancak tek bir belge göstermeyen bir siyaset anlayışıyla karşı karşıyayız. 500 yıllık bir vakıf eserini günlük manşet malzemesi yapmak, bu külliyeye de Eskişehir'e de yapılmış bir hakarettir.
Kurşunlu Külliyesi kapanmıyor. Sona eren süreç, kira konusunda anlaşamayan ve sözleşme imzalamayan bir yönetimin mağduriyet siyasetidir. Sayın Kazım Kurt günlerdir mahkeme kararı beklenmeden tahliye edildiklerini söylüyor. Ancak gerçek şudur ki belediyenin yürütmeyi durdurma talebi mahkeme tarafından reddedilmiş, bu ret kararı istinafta kesinleşmiştir. Kaymakamlık keyfi bir işlem yapmıyor, kesinleşmiş bir yargı kararını uyguluyor.
Sayın Kazım Kurt, 'Kanun çıktı, şartları kabul ettik, beş yıl uzatmak zorundalar' diyor. Ancak bahsettiği geçici 15. madde dört şart öngörüyor. Vakıflara borcun bulunmaması, vakıflara karşı açılan davalardan vazgeçilmesi, Vakıflar Genel Müdürlüğünün belirlediği kira bedelinin kabul edilmesi ve altı ay içerisinde başvuruda bulunulması gerekiyor. Belediye davadan vazgeçmedi, aksine yeni bir dava açtı. Vakıfların belirlediği kira bedelini de yapılan ihtarlara rağmen kabul etmedi.
Biz Kurşunlu Külliyesi'nin yaşamaya devam etmesini istiyoruz. Kaymakamlığın yazısında mevcut kiracıların ve kullanıcıların durumunun korunacağı açıkça belirtiliyor. Esnafımız, kadın girişimcilerimiz ve sanatçılarımız açısından muhatap değişiyor ancak mekan kapanmıyor. 500 yıllık bu vakıf eseri, vakfiyesine uygun şekilde ve bütün Eskişehirlilere açık olarak yaşamaya devam edecektir.”


Genç: “Burayı kime vereceksiniz?”

Odunpazarı Belediyesi YENİ Parti Grup Başkanvekili Emre Genç ise tahliye sürecine ve belediyenin hukuki girişimlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Mahkeme, yürütmeyi durdurma talebine ret kararı vermedi. Açmış olduğumuz tahliye davasıyla ilgili Vakıflar Bölge Müdürlüğünün cevabı geldikten sonra yürütmeyi durdurmayla ilgili bir değerlendirme yapacağını söyledi. O yüzden hala dava devam etmekte.
2 Şubat 2026 tarihinde Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğüne bir yazı yazıyoruz. Diyoruz ki beş yıl süreyle kira sözleşmesi yapılsın. Vakıflar Bölge Müdürlüğü bize yanıt vermiyor, zımnen reddediyor. Biz de dava açıyoruz, hakkımızı aramaya çalışıyoruz. Daha sonra bu dava devam ederken tekrar bir tahliye ile karşı karşıya kalıyoruz.
Şimdi burada aslında bize yazılı cevap soracaklarına şunu söylesinler. Burayı kime vereceksiniz? Bir tarafta Birlik Vakfı, bir tarafta TÜGVA. Burayı nereye vereceğinizi kamuoyuyla paylaşın.
Biz burada hiçbir kiracıyı tahliye etmedik. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ihalelerimizi gerçekleştirdik. Her bir ihalemiz kayıt altında. İstedikleri zaman onu da paylaşırız. Burada esnafımız faaliyet gösteriyor. Biz hala umudumuzu kaybetmedik.
Esnaf dükkanını kapatacak, 20 çalışanımız belki işsiz kalacak. İçeride onların 'tahta parçası' dediği ancak biraz sonra göstereceğim uluslararası eserlerin akıbetinin ne olacağını düşünerek mücadele etmeye devam ediyoruz.
Yargı henüz kararını vermemişken alelacele buradan bunları koparmaya çalışıyorlar. Şu andaki tek gündemleri Odunpazarı Belediyesinin elinden Külliye'yi almak.”


Kepez: “Yargı kararına herkes saygılı olmalı”

AK Parti Odunpazarı Belediyesi Grup Başkanvekili Mehmet Kepez de taraflar arasında yaşanan anlaşmazlığa ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“AK Parti olarak, grubumuz olarak belediye ile Vakıflar arasında yaşanan bu olaydan çok mutlu değiliz. Vakıflar adına sevinmiyoruz, belediye adına da 'İyi ki çıkarıyorlar.' gibi bir düşüncemiz yok. Bunu belirtmek istiyorum.
2004 yılında orayı Vakıflardan kiraladık. Daha önce orası çok bakımsız, çöplerin bulunduğu, virane bir yerdi. 2004 yılında biz orayı aldıktan sonra, hepiniz bunu biliyorsunuz, oraya canlılık ve hareketlilik kazandırdık.
Şuna kesinlikle cevap veriyorum. Külliye, yargı kararıyla Odunpazarı Belediyesinden alınırsa AK Parti olarak orayı alıp şu derneğe, bu derneğe verecek bir düşüncemiz de böyle bir yetkimiz de yok. Bunu söyleyelim. Onun dışında Vakıflar oranın ev sahibi, mülk sahibi.
Ama siz kirayla ilgili Vakıflarla bir uzlaşı sağlayamamışsanız, o tabii ki yönetim olarak sizin probleminiz. Bunu da kalkıp AK Parti'ye fatura etmenin çok anlamlı olmadığını düşünüyorum.
Külliye konusunda daha fazla konuşmaya gerek yok. Yargı ne karar verirse her iki tarafın da yargı kararına saygılı olması gerektiğini düşünüyorum.”

Kurt: “Biz hiç kimseye bir şey teslim etmiyoruz”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise Kurşunlu Külliyesi'nde yürütülen kültür ve sanat faaliyetlerine, tahliye sürecine ve hukuki mücadeleye ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Külliye 2004'ten bu yana Odunpazarı Belediyesi tarafından kültür ve sanat hizmetlerine tahsis edilmiş bir alan. Bakımı ve gözetimi belediye tarafından yapılmış. Biz seçildikten sonra Burhan Bey'in yapmış olduğu Uluslararası Cam Festivali'ni sürdürdük. On kez daha yaptık. Siz iki kez yapmıştınız, ondan sonra bırakmışsınız. Biz on kez daha yaptık. Şu anda Cam Sanatları Müzemizde, gidip görseydiniz başka türlü hayranlık duyardınız, dünyada eşi benzeri olmayan eserler var. Bunu korumak, kollamak ve sürdürmek, Odunpazarı Belediyesi olarak bizim tarihe, kültüre ve sanata sahip çıktığımızın göstergesidir. Biz de o yasaya uygun olarak başvurduk. Bu ne demektir? Tüm şartlarınızı kabul ediyoruz, biz sizinle sözleşme yapmak istiyoruz demektir. Vakıflar bize yanıt vermedi. Süresi içinde kabul ya da ret etmedi. Hukukta zımnen ret denilen durum gerçekleşti ve biz bunun üzerine dava açtık. Dedik ki biz kiracıyız. Bu yasa bize bu hakkı veriyor ama Vakıflar bize böyle bir öneride bulunmuyor. Yargılama devam ediyor. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermedi. Biraz önce de söylendiği gibi yargıya bizim müdahale etme gücümüz yok. Onun üzerine Kaymakamlık bize bir tahliye yazısı gönderdi. 3 Kasım 2026 tarihinde burayı boşaltacağımızı bildirdi. Cam fırınlarının soğutulması bir hafta sürer. Soğutulduktan sonra götüreceğiniz yerde ısıtılması da aynı şekilde zaman alacak. İnsanlar kursa gidemeyecek, çalışanlar işini yapamayacak. Dolayısıyla karar uygulandığı takdirde telafisi mümkün olmayan bir zarar doğacak. Hukuk böyle diyor. Telafisi mümkün olmayan bir zarar. Boşalttığınız anda yürütmeyi durdurma kararıyla ilgili verilecek karar hiçbir işe yaramayacak. Çünkü yarın saat 11.00'de burayı boşalttığınız takdirde, bir hafta sonra mahkeme 'Yürütmeyi durdurdum.' dese ne yazar, demese ne yazar? O nedenle Kaymakamlık doğru bir karar vererek dedi ki 'Madem mahkeme bu konuda karar vermiyor, ben kararımı geri çektim. Yürütmeyi durdurma kararı çıkıncaya kadar bekleyeceğim.' Bu doğru bir karardı, vicdani bir karardı, insani bir karardı. Ama ne olduysa üç günde Adalet ve Kalkınma Partililer birbirine girdi. O onu dedi, bu bunu dedi, öteki şunu dedi. Yapılan baskılar bugün sabah saat 09.00'da Kaymakam Bey'in kararını değiştirmesine sebep oldu ve 'Yarın boşaltacağım.' dedi. Ben şu anda bütün Türkiye'ye, bütün Eskişehir'e ilan ediyorum. Biz hiç kimseye bir şey teslim etmiyoruz. Kim alıyorsa alsın, nasıl alıyorsa alsın ama bunların hesabını sorarız. Bunların hesabını sorarız. Ne yazık ki hukuken istediğimiz noktada olamadık. Çünkü mahkemeler karar vermekten kaçındı. Geçen sefer direndik. Evet, direndik. Niye? Haklı bir gerekçemiz vardı. Yürütmeyi durdurma kararımız vardı. Buna rağmen boşaltmışlardı. Şimdi yürütmeyi durdurma kararımız olmadığı için o eylemi yapamıyoruz. Yoksa o eylemleri yapmasını gayet iyi biliriz.”

Kaynak: Bilgehan Tombul