Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşı ilgilendiren yasal düzenleme hayata geçirildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 2025 yılının son aylarında kabul edilen yasa, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte, SGK’ye borcu bulunan ve kurumdan aylık alan milyonlarca yurttaş için yeni bir dönem başladı. Kurumun alacaklarını tahsil etme yöntemleri arasında maaş kesintisi de yerini aldı. Artık SGK alacakları, hak sahiplerinin maaşlarından otomatik olarak tahsil edilecek. Özellikle tek gelir kaynağı emekli veya ölüm aylığı olan vatandaşların bütçeleri sarsılacak. Yeni düzenlemeye göre SGK’ye prim borcu, genel sağlık sigortası borcu ya da idari para cezası bulunan kişilerin aylıklarından yüzde 25’i geçmemek kaydıyla kesinti yapılacak.
Kapsam Alanındaki Aylık Türleri
Uygulamanın etki alanı sadece emeklilerle sınırlı kalmayıp geniş bir kitleyi içine alıyor. Kesintiler emekli, malul, vazife malulü, dul ve yetim aylıklarını kapsıyor. Sosyal güvenlik şemsiyesi altındaki tüm ödemeler, borç tahsilatı için kaynak olarak görülebiliyor. Uygulamanın detayları ve teknik usulleri ise SGK tarafından belirlenecek. Sistem, borç bitene kadar her ay düzenli olarak kesinti yapılması üzerine kurgulandı. Söz konusu kapsamda yasa, SGK’den herhangi bir aylık alan geniş bir kesimi doğrudan etkilenecek. Borçlu vatandaşların e-Devlet üzerinden durumlarını kontrol etmesi öneriliyor.
Ölüm Aylığı ve Hak Sahipliği
Kamuoyunda dul ve yetim aylığı olarak bilinen ve resmi adı “ölüm aylığı” olan ödemeler, vefat eden sigortalının eşi ve çocuklarına belirli oranlarda bağlanıyor. Aylığın miktarı, mirasçıların sayısına ve durumuna göre değişiklik gösteriyor. Aylığı çocuklarıyla paylaşan eşler yüzde 50, çocuklarıyla paylaşmayan eşler yüzde 75 oranında ödeme alıyor. Çocukların hak sahipliği ise yaş, eğitim durumu, evlilik ve sigortalı çalışma gibi kriterlere göre değişiyor. Bazı istisnai durumlarda, ölen kişinin anne ve babası da ilgili aylıktan yararlanabiliyor.

Düşük Gelirli Gruplarda Kesinti Riski
Maaşların düşük olması, kesintinin etkisini daha da ağırlaştırıyor. Primlerin eksik ya da düşük yatırıldığı ve erken yaşta ölümle sonuçlanan dosyalarda, bağlanan aylıklar genellikle asgari seviyelerde kalıyor. Vatandaşların alım gücü düşerken borç ödeme yükümlülüğü devreye giriyor. Yeni kesinti uygulaması, sözü edilen nedenle özellikle dar gelirli dul ve yetimlerin bütçesini doğrudan etkileyecek. Mevcut uygulamada en düşük ölüm aylıkları şu şekilde sıralanıyor: Yüzde 25 hisseyle bağlanan aylıklar: 5 bin TL, Yüzde 50 hisseyle bağlanan aylıklar: 10 bin TL, Yüzde 75 hisseyle bağlanan aylıklar: 15 bin TL.
Örnek Hesaplama ve Kesinti Tutarları
Yeni düzenlemeyle birlikte bahsi geçen tutarların yüzde 25’ine kadar kesinti yapılabilecek. Somut örnekler üzerinden gidildiğinde kaybın boyutu netleşiyor. Örneğin, ölen ebeveyninden 5 bin lira yetim aylığı alan bir çocuktan SGK borcu nedeniyle aylık 1.250 TL kesilebilecek. İlgili durumda eğitimine devam eden bir gencin eline geçen aylık 3.750 TL’ye düşecek. Benzer şekilde, çocuğu olmayan ve yüzde 75 oranında dul aylığı alan bir eşin maaşından 3.750 TL kesinti yapılabilecek. En düşük seviyeden aylık alan söz konusu kişi, kesinti sonrası 11.250 TL ile geçinmek zorunda kalacak. Milyonları ilgilendiren kesinti uygulaması, özellikle ölüm aylığıyla yaşamını sürdüren dul ve yetimler açısından ciddi gelir kaybı riskini beraberinde getiriyor.



