Miras kalan gayrimenkullerin paylaşımında yaşanan anlaşmazlıklar ve yüksek işlem maliyetleri, vatandaşların en büyük sorunları arasında yer alıyor. Türkiye'dekilerin önemli bir konusu olan miras intikal süreçleri, kardeşler arasındaki işlemler ve ödenmesi gereken yüksek masraflar nedeniyle sıkça aksama yaşanmasına sebep olabiliyor. Mevzuatın sunduğu kolaylıklar ise çoğu zaman gözden kaçırılıyor. Rıza-i taksim sayesinde notere gitmeden paylaşım yapılabiliyor. Uzmanlar, söz konusu yöntemin pek bilinmediğine dikkat çekiyor. Tarafların uzlaşması halinde devreye giren sistem, bürokratik engelleri aşarak mülkiyet devrinin önünü açıyor. Özellikle gayrimenkullerin resmi devir aşamasındaki yol haritası, ödenecek harçlar ve dava süreçleri gibi birçok farklı sonucu etkileyebiliyor.
Notersiz ve Masrafsız Paylaşım İmkanı
Miras paylaşımında en çok tercih edilen ancak maliyeti yüksek olan noter kanalı, artık tek seçenek olmaktan çıkıyor. Miras hukuku çerçevesinde milyonlarca bireyi etkileyecek masraf kalemleri, çoğu zaman işlemlerin gecikmesine yol açmaktadır. Özellikle yüksek noter ücretleri ve dava masrafları, vatandaşları endişeye sevk ederken, Tapu ve Kadastro mevzuatındaki 'Rıza-i Taksim' yöntemi önemli bir kolaylık sunuyor. Kardeşler arasında mülk paylaşımı gerçekleştirmek amacıyla notere gidip yüksek tutarlı sözleşmeler imzalamak zorunlu değil. Eğer tüm mirasçılar ortak bir paydaşlıkta anlaşabiliyorsa, doğrudan Tapu Sicil Müdürlüğü aracılığıyla işlemleri tamamlamak oldukça mantıklı bir seçenek haline geliyor. Böylece binlerce liralık tasarruf sağlanırken işlem süresi de kısalıyor.
Tapu Müdürlüğünde Basit Prosedür
Sürecin işlemesi için mirasçıların ortak irade beyanında bulunması yeterli oluyor. Uzlaşma sağlayan mirasçıların, topluca Tapu Müdürlüğü'ne başvurması veya e-Devlet/WebTapu üzerinden yetkilendirme yapması yeterli olmaktadır. Tapu memurunun önünde gerçekleştirilen bahsi geçen paylaşım sözleşmesi, resmi bir belge olarak tescilleniyor. Bu şekilde, binlerce lira ek masraf ödemeden gayrimenkul devri işlemleri yapılabiliyor. Sistem, vatandaşları bürokratik yükten kurtararak mülkiyet hakkının hızlı bir şekilde tesis edilmesine imkan tanımaktadır. Mirasçılar, tapu harçlarını ödeyerek mülklerini kendi adlarına tescil ettirebiliyor.

Anlaşmazlık Durumunda Arabuluculuk Şartı
Uzlaşmanın sağlanamadığı durumlarda ise yargı yolu öncesi yeni bir mekanizma devreye giriyor. Kardeşler arasında bir uzlaşma sağlanamadığı durumlarda, yargı süreci artık daha farklı bir şekilde ilerliyor. Yeni adalet reformları çerçevesinde, ortaklığın giderilmesi yani 'İzale-i Şüyu' davaları açılmadan önce 'Zorunlu Arabuluculuk' mekanizması devreye giriyor. Adalet Bakanlığı'nın güncel verileri ise ilgili yöntemin etkinliğini göstermektedir. Açıklamalara göre, pek çok miras anlaşmazlığı mahkeme salonlarına taşınmadan arabulucu masasında sonuca ulaşıyor. Bahsi geçen durum, hem zaman kazandırıyor hem de yargı yükünü hafifletiyor.
Şufa Hakkı ve Tarım Arazileri Düzenlemesi
Hisseli mülkiyetlerdeki satış riskleri ve tarım arazilerinin durumu da mevzuatla güvence altına alınıyor. Hisseli tapulardaki en büyük risklerden biri, payın üçüncü kişilere satışıdır. 'Şufa Hakkı' adı verilen ön alım hakkı, kardeşlerden birinin habersiz bir satış gerçekleştirmesi durumunda diğerine tapuyu geri alma yetkisi tanıyor. Ayrıca, tarım arazilerinin boş kalmaması adına yeni bir düzenleme de gündemde. Eğer mirasçılar arasında anlaşmazlık nedeniyle bir tarla iki yıl boyunca ekilmezse, Tarım ve Orman Bakanlığı söz konusu alanları kiraya verip elde edilen geliri mirasçıların hesaplarına aktaracak. Uzmanlar, mülkiyet haklarının kaybedilmemesi ve ek yaptırımlarla karşılaşmamak için miras intikal işlemlerinin geciktirilmeden tamamlanması gerektiğini vurguluyor.



