Eskişehir’de AK Parti Eskişehir Milletvekili ve eski bakan Prof. Dr. Ayşen Gürcan’ın yaralandığı, bir kişinin ise hayatını kaybettiği feci trafik kazasına ilişkin açılan davanın yargılanmasına devam edildi. Eskişehir 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, kaza anına ilişkin tanık beyanları dinlenerek dosyadaki deliller değerlendirildi.
Eskişehir-Ankara kara yolunda meydana gelen ve bölgede derin üzüntü yaratan kazada bir kişi yaşamını yitirmiş, milletvekili Ayşen Gürcan ile araçta bulunan diğer kişiler yaralanmıştı. Adli süreci devam eden davanın son oturumunda kazaya karışan taraf avukatları, sanıklar ve tanıklar mahkeme salonunda hazır bulundu.
Duruşmanın en dikkat çeken gelişmelerinden biri ise kaza anında milletvekili Ayşen Gürcan ile aynı araçta yer alan danışmanı Fatma P.’nin tanık sıfatıyla dinlenmesi oldu. Fatma P., mahkeme heyetine kaza anında yaşananları ve olayın seyrini detaylarıyla aktardı. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların tamamlanması ve diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
"Vekilimiz uyuduğu ve yol kalabalıklaştığı için daha da yavaşlamıştık"
Olay anını mahkeme heyetine anlatan Fatma P., kaza günü Ankara'dan Eskişehir'e doğru yola çıktıklarını belirterek, "Milletvekilimiz Sayın Ayşen Gürcan'ın danışmanlığını yürütüyorum. Şoförümüz Coşkun Ç. ile birlikte Ankara'dan hareket ettik. Ben ön yolcu koltuğunda oturuyordum, işlerim sebebiyle telefonla ilgileniyordum. Sivrihisar mevkisine yaklaştığımızda vekilimiz arka koltukta uyuyordu. Şoförümüzün hız yapmasını gerektirecek bir durumumuz yoktu, normal bir hızda seyrediyorduk. Hatta vekilimiz uyuduğu ve yol kalabalıklaştığı için daha da yavaşlamıştık. Önümdeki şoförün frene basmasıyla yola baktım. Karşı tarafın aracının burnunun şeridimizin ortasına kadar girdiğini gördüm. Şoförümüz sağ şeride kaçmaya çalışsa da karşı araç da o yöne doğru hareket edince çarpışma kaçınılmaz oldu. Kaçacak alanımız kalmamıştı" ifadelerini kullandı.

"Metin ile kroki birbiriyle çelişmektedir"
Kaza sonrasında şikayetçi olmadığını dile getiren P., "Hayatımda ilk defa bu denli büyük bir kaza yaşadım. Birinin vefat etmiş olması sebebiyle ne ben ne de vekilimiz karşı taraftan şikayetçi olmadık. Şoförümüz Coşkun Bey'in gerçekten hatalı olduğunu düşünseydim; öncelikle kendi can güvenliğim, ardından da Sayın Bakanımızın can güvenliği için kendisiyle çalışmaya devam etmezdim. Halen de birlikte çalışıyoruz. Soruşturma aşamasında şok ve travma etkisiyle hız konusunda net bir şey söyleyememiştim ancak kesinlikle hızlı değildik" diye konuştu.
Duruşmada söz alan karşı tarafın avukatı ise dosyaya giren bilirkişi raporundaki tespit ve krokiler arasındaki tutarsızlıklara dikkat çekerek rapora itiraz etti. Raporda yer alan teknik verilerin yetersiz olduğunu öne süren avukat, "Bilirkişi raporunun metin kısmında sanık aracının yolu kapattığı belirtilirken krokide müvekkilin aracı kendi yolunda ilerlerken gösterilmektedir. Metin ile kroki birbiriyle çelişmektedir. Ayrıca raporda hız miktarının kazanın oluşumunda etken olduğu belirtilmesine rağmen tali kusur atfedilmiştir. Çarpışma anındaki hız, fren mesafesi ve hızın ne kadar düşürüldüğü teknik ve matematiksel formüllerle aydınlatılmamıştır. Bu nedenle dosyanın İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Trafik Kürsüsü'ne ya da Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesindeki otomotiv ve çarpışma kinematiği uzmanı bilirkişilere tevdi edilerek somut ve denetlenebilir yeni bir rapor alınmasını talep ediyoruz" dedi.
Mahkeme heyeti, tarafların beyan ve taleplerini dinledikten sonra dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.





