Eskisehir.net’te yayınlanan “20 Dakika” programında konuşan LÖSEV Halkla İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Yasemin Durukan, Eskişehir’de yürüttükleri çalışmalarla lösemi ve kanserle mücadele eden çocuk ve yetişkin hastalara aile boyu destek verdiklerini söyledi. Durukan, kanserin yalnızca tıbbi tedaviyle değil, psikososyal destek ve moral motivasyonla da aşılabileceğini belirtti.

“Hem çocuk hem yetişkinlere hizmet”

LÖSEV’in 1998 yılında lösemili çocuklara destek olmak amacıyla kurulduğunu ifade eden Durukan, bugün Türkiye genelinde çocuk ve yetişkin tüm kanser hastalarına çok yönlü hizmet sunduklarını kaydederek, “LÖSEV Eskişehir bölge ofislerimizden biri. Tüm Türkiye'de olduğu gibi, tıpkı Eskişehir'de de faaliyetlerimizi çok yönlü sürdürüyoruz. LÖSEV olarak 98 yılında lösemili çocuklarımıza ve ailelerine hizmet etmek amacıyla yola çıkmış olup, bugün artık tüm Türkiye'de çocuk yetişkin tüm kanser tanısı alan hastalarımıza aile boyu bütüncül bir destek veriyoruz. Eskişehir'de de faaliyetlerimiz gerek ailelerimizin maddi, ayni, sosyal yardımlarını, psikososyal desteklerini sağlamak; gerek kamuoyu bilinçlendirmelerini gerçekleştirebilmek kansere karşı ki bunu da LÖSEV'le yapmaya gayret ediyoruz. Bugün gördüğümüz tabloda da artık kanserin yenilebilir, iyileştirilebilir bir hastalık olduğunu LÖSEV'le beraber ülkemize kazandırdığımıza inanıyoruz. Faaliyetlerimiz, dediğim gibi bütüncül aslında. Çünkü kanser kompleks bir hastalık. Dolayısıyla tek başına tıbbi bir tedaviyle iyileştirilmesi söz konusu değil. En başında moral motivasyon geliyor. Psikososyal destekleri bu yüzden önemsiyoruz. Ailelerimizin sağlıklı beslenmesinden, sağlıklı hayat bakış açısını kazanabilmesine dair elimizden gelen her şeyi yapıyoruz” diye konuştu.

“Biz onlar için varız”

Kanser tanısı alan ailelerin zorlu bir süreçten geçtiğini vurgulayan Durukan, “Kanserle tanıştığı zaman ailelerimiz takdir edersiniz ki korkutucu ve bir tık karanlık bir yola çıkmış oluyorlar. Çünkü her ne kadar kamuoyu bilincine sahip olsak da başa geldiğinde korkulu bir senaryo olabiliyor. Dolayısıyla insanlarımıza öncelikle başvurduklarında doğru ve sağlıklı bilgilendirmeye özen gösteriyoruz. Bu hastalık nasıl bir hastalık? Tedavi sürecinde birlikte neleri göğüsleyeceğiz, nelerle karşılaşacağız, hem tıbben hem de sosyal olarak? Biliyorsunuz, hasta olduğumuzda da sağlığımız yerinde olduğunda da hayat devam ediyor. Bu hayatın içinde kopmadan, öz güvenimizle, hayata bakış açımızı koruyarak ilerleyebilmek adına psikolojik anlamda da önemsediğimiz detaylar oluyor desteklerde. Bununla beraber ailelerimiz başvurularını gerçekleştirdiğinde, sosyal hizmet ekiplerimiz titizlikle inceliyorlar başvurularını. Adil ve eşit bir hizmet verebilmek açısından bunu çok önemsiyoruz. Keza halkımızın bize duyduğu güvene layık olmamız açısından adil ve eşit hizmet anlayışını sürdürmemizi çok kıymetli diye düşünüyorum. Bu noktada başvurularımızı tamamlayınca ailelerimize desteklerimiz maddi, ayni ve psikososyal olarak anında ulaştırılmaya başlanıyor. Biz de bunun olması açısından yine bir çağrıda bulunalım. Kanserle mücadele eden, bu hastalıkla tanışan tüm çocuk ve yetişkin hastalarımızın aileleri lütfen çekinmeden LÖSEV'e başvursunlar. Ve bir an önce hayatın içinde kalıp desteklerimizle hayata tutunmaya devam etsinler. Biz onlar için varız, onların hayatta kalmalarını, hayatın içinden bu süreci aşmalarını sağlamak için elimizden geleni yapacağımızın sözünü de veriyoruz her zaman” dedi.

“Eskişehirlilere minnettarız”

Kentte dayanışma kültürünün güçlü olduğunu söyleyen Durukan, “Eskişehir halkımıza tabii ki minnettarız, çok da teşekkür ediyoruz. İnsan gibi yaşamanın koşulları bugün günümüzde artık daha çetin. Çetinleşen hayat koşullarıyla beraber hastalıkla mücadele eden bir ailemiz için çok daha zor. Biz bunu çok önemsiyoruz. Zaten LÖSEV'in kuruluş amacı bu; kimse hastalıktan, parasızlıktan dolayı hayatını kaybetmesin. İnsan gibi yaşamak hepimizin hakkı dedik. Kurucumuz Pediatrik Hematolog Üstün Ezer, beraberinde çocuklarımızın babası bu yola böyle başkoydular. Dolayısıyla bugün geldiğimiz noktada da insan gibi yaşamaya hepimizin layık olduğu fikrine Eskişehir halkımız zaten çok açık ve bu konuda ‘Benim elimden ne gelir, ben ne yapabilirim?’ sorusuyla bize gelen çok insanımız var. Bunu sıklıkla görüyoruz, çok da teşekkür ediyoruz hemşehrilerimize. Tüm Türkiye için örnek olabilecek davranış modellerinden biri bu. Üstelik birimiz dezavantajlı bir durumdayken yardımı uzatabilmenin örneklerini çokça görüyoruz. Bunu sadece maddi destek olarak da düşünmeyin. Evet, bağışlarıyla bize, ailelerimize sağladığımız destekleri zenginleştiren çok insanımız var Eskişehir'de; fakat gönüllülükle, uzmanlıklarını paylaşarak katkı sağlayan da bir o kadar insanımız var” ifadelerini kullandı.

“Türkiye'de 118 binin üzerinde aileye destek”

Durukan, “Biz burada bu programı yaparken dahi bir yerde insanlarımız tanı almaya devam ediyorlar. Dolayısıyla sayı gün geçtikçe de artıyor. Bu tablonun da farkında olmak lazım. Evet, kanser iyileştirilebilir, yenilebilir bir hastalık. LÖSEV olarak biz ailelerimizin her zaman yanındayız. Aynı zamanda tıbben ve psikososyal desteklerle tedavide %100 başarının mümkün olacağını da biliyoruz. Bu, madalyonun umut yönü, biz bu yöndeyiz 28 yıldır. Diğer yönünü de yadsımamak lazım. Kanser, önemli ve hızla takip edilmesi gereken hastalık süreçlerinden biri. Bugün artık gribal enfeksiyonlar kadar yaygın. Hepimizin yaşam koşulları, aynı gökyüzünü paylaşıyoruz. Her zaman aynı imkânları paylaşamasak da ne yazık ki hepimizin de aday olduğu bir hastalık haline getiriyor durumu bu şartlar. Dolayısıyla sayımız artmaya devam ediyor. Bugün tüm Türkiye'de 118 binin üzerinde ailemize destek oluyoruz. Ve bir bu kadar daha ailemiz olduğunu biliyoruz, ulaşmak istiyoruz. Bu yüzden tüm Türkiye'de, Ankara merkezimiz başta olmak üzere İstanbul, Eskişehir, Bursa, Adana, Antalya, Kayseri, Samsun, yeni açılan modül ofislerimiz Çanakkale, Gaziantep gibi noktalarda köyümüz, kasabamız, ilçemiz, ilimiz her yeri titizlikle donatmaya gayret ediyoruz farkındalık ve bilgilendirmelerle. İstiyoruz ki hiçbir insanımız çekinmesin. Kanserle tanışınca bir an önce başvursunlar. Hastalık utanılacak bir şey değil, aşamayacağımız bir şey değil en önemlisi. Ve insanız, bugün bende yarın sende, her koşulda olduğu gibi. Bu ince çizgiyi de unutmamak gerekiyor. Maddi ihtiyacımız olabilir, ayni yardımlara ihtiyacımız olabilir. Dolayısıyla hayat koşullarının her gün hepimiz için mümkün olabileceğini bilerek lütfen çekinmesinler” dedi.

“İsteyen maddi isteyen gönüllü destekçi olabilir”

LÖSEV’in bağışlarla ayakta duran bir kurum olduğunu hatırlatan Durukan, gönüllülük çalışmalarına da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Her bir katkı çok kıymetli. Beş dakika ayırdığımız katılım desteği dahi çünkü enerji, umut, moral desteği çok kıymetli bu süreçte. Fakat biliyorsunuz biz bağışlarla ayakta duran bir kurumuz. Yıllardır halkımızın yaptığı bağışlar sayesinde bugün ülkemizin ve dünyanın onkoloji kenti anlamında en güzel örneğine sahibiz. LÖSANTE Çocuk ve Yetişkin Hastanemizde %96'lara ulaşan başarı oranını birlikte karşıladık. Tüm Türkiye'de gıdasından giyimine, maddi desteklerinden eğitimine kadar çok yönlü destekleri sağlayabiliyoruz. Şimdi bütün bunların bir parçası olmak kimi zaman maddi desteklerle mümkün. Birçok bağış seçeneğimiz var. www.losev.org.tr internet adresimizi ziyaret ederek bu seçenekleri görüntüleyebiliriz. Bununla beraber gönüllülük var. Gönüllü olmak da çok kolay, yeter ki içimizden gelsin. İrtibat ofislerimize buyursunlar, gelsinler, bir çayımızı kahvemizi içsinler. Tanışalım. Bu süreçleri nasıl birlikte iyileştiriyoruz, kimler yapıyor bunları görsünler, çok memnun oluruz. Yine internet sitemizin gönüllü ol sekmesinden başvurarak dilerlerse gönüllü öğretmenlik, gönüllü uzmanlık gibi programlarımızda yer alabilir, etkinliklerimizde enerjisiyle bulunabilir kişiler.”

“12 ay boyunca kırmızı et desteği”

Kurban Bayramı döneminde yürütülen program hakkında bilgi veren Durukan, “Mutlu Et Programımız. Kurban döneminde edindiğimiz vekaleten kurban bağışları sayesinde 12 ay boyunca tüm Türkiye'deki ailelerimize sağladığımız kırmızı et desteklerimizin dağıtıldığı program. İçinde bulunduğumuz ve bayramı karşılamaya hazırlandığımız bugünlerde, her kurban lösemili çocuklara can diyoruz. LÖSEV olarak her yıl olduğu gibi bu yılda vekaleten Kurban Bayramı bağışlarını kabul ederek ailelerimize destek ve umut olmaya devam ediyoruz. Bu yıl hisse bedelimiz 21.000 lira. Bunlar nereye gidiyor, nasıl değerlendiriliyor kısmı çok kıymetli. Az önce bahsettiğimiz ‘Mutlu et’ programlarımız 12 ay boyunca tüm Türkiye'de, her ilde gerçekleşiyor. Vekaleten kurban bağışları sayesinde edindiğimiz kırmızı et desteği çok kıymetli. Tedavi sürecinde özellikle sağlıklı protein tüketimi kanser hastalarımız için önemli. Dolayısıyla her ay evlerine girmesi bizim için değerli bir detay, sağlıklı beslenmenin öncü alanlarından biri. Biz bu destek sayesinde kurbanlarınızın yerine ulaşmasını tüm Türkiye'de sağlıyoruz, ailelerimize de sağlık götürmeye gayret ediyoruz. Bunun yanı sıra Kurban Bayramı bağışı diye bir seçeneğimiz var. Ben maddi desteğimle bir ailenin evine bayram havası getirmek istiyorum, o atmosferi yaşasınlar istiyorum diyorsak bu bağış seçeneğimizi değerlendirebiliyoruz. Bayramın üç günü boyunca da kurban kesimlerimiz devam ediyor olacak. Bayram tebriklerimizi hem hastanelerimizin onkoloji kliniklerinde hem de irtibat ofislerimizde gerçekleştiriyor olacağız” diye konuştu.

Kaynak: Seren Çatalçam