Şanlıurfa’da bir lisede yaşanan silahlı saldırı, hem olayın boyutu hem de arka planına ilişkin iddialarla gündemdeki yerini koruyor. Edinilen bilgilere göre, 19 yaşındaki bir kişi pompalı tüfekle okula girerek ateş açtı. Saldırıda 4’ü öğretmen, 10’u öğrenci, 1’i polis ve 1’i kantin çalışanı olmak üzere toplam 16 kişi yaralandı. Yaralı öğretmenlerden ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Olayın ardından saldırganın aynı silahla yaşamına son verdiği bildirildi. Güvenlik güçleri olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlattı.

Yaşanan saldırının ardından dikkatler, dijital dünyada faaliyet gösteren ve gençler üzerinde etkili olduğu iddia edilen yapılara yöneldi. Adli bilişim uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, sanal platformlarda organize olan bazı grupların Türkiye genelinde “81 ile bölünmüş” şekilde faaliyet yürüttüğünü belirterek, bu yapıların hem silaha erişimi kolaylaştırabileceğini hem de gençleri şiddete yönlendirebilecek bir ortam oluşturduğunu ifade etti.

ESKİŞEHİR ÖRNEĞİNİ VERDİ

CNN Türk'te konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ali Murat Kırık'ın açıklamaları şu şekilde;

"Aslında genelde şiddet içerikli oyunlarda da baskınlar düzenlenir. Önüne çıkanlar vurulur. Dikkat edin, bununla birlikte bir benzerlik söz konusu olmaya başladı. Ve son dönemlerde bu olayların ardı arkası da kesilmiyor. Hatırlarsanız yine Eskişehir’de yaşanan bir olay vardı. Okul kapısı kapalı olmasaydı, yine Başakşehir’de bir okulun içerisine girmek isteyen saldırganın elinde yine silah vardı. İfadelerinde de söylüyorlar, “oyundan etkilendik” diye. Tabii bunu bilmiyoruz şu an ama onların ifadelerine baktığınızda saldırganların hepsi diyor ki: 'Ben oyun oynuyordum, bu oyundan etkilendim, dolayısıyla silaha da ulaştım.'

Ama burada şöyle de bir durum var: Silaha ulaşma konusunda da ciddi bir sorun var. Telegram gibi platformlarda silah satışlarının maalesef fütursuzca gerçekleştirildiğini görüyorduk. Ne oldu? Çocuk 19 yaşında, tam da oyun çağında. Dikkat ederseniz ne yaptı? “Ben buradan girerim, vururum, öldürürüm” dedi. Çünkü hedefinde şu var: Tıpkı oyunlardaki gibi “Ben bunu yaparsam puan alacağım, öne çıkacağım.” Ve sürekli aslında popüler kültürün, dijital oyunlar aracılığıyla çocuklar ve gençler arasında yayılmasının çok ciddi etkileri var.

“GENÇLERİ AĞLARINA DÜŞÜRÜYORLAR”

Burada sanal medyanın da etkisine gelelim. Neden? Kahraman olma algısı. “Ben silahımla girdim okula, 12-13 kişiyi öldürdüm, 15 kişiyi yaraladım. Herkes benden bahsedecek, beni konuşacak.”

Biliyorsunuz sanal ortamdaki çeteleri de sürekli defaatle söylüyorduk. Bunu özellikle hatırlatalım. Sanal ağlarda çok sayıda çete yuvalanmış durumda. Oradan gençleri ağlarına düşürüyorlar. Ve yine sanal medyada paylaşılan videolar var. Bunlar da etkili oluyor. Mesela 15-16 yaşındaki genç eline silahı alıyor, paylaşıyor. Sanki bir asker gibi. Burada bir özenme söz konusu.

1-)Sohbet uygulamaları
2-)Dijital platformlar
3-)Sanal medya
4-)Küresel dijital platformlar

Ve mafya dizileri sürekli yaygınlaşmaya başladı. Özellikle başta Netflix olmak üzere hiçbir kontrolün ve denetlemenin olmadığı bir yapıdan bahsediyoruz. Ve burada çetelerin yaygınlaşmasının sebebi de bir şekilde bu dijital platformlara kaymış durumda. Çünkü çocuklar da etkileniyor. Bunları izliyorlar.

“ÇOCUK ÇETELERİ GİDEREK ARTTI”

Maalesef burada yaş ve kontrol denetimleri söz konusu olmadığı için suçluya müdahale edilemiyor. Suçlu geliyor, operasyonunu yapıyor, elini kolunu sallayarak çıkıyor ve sonra başka bir suça yöneliyor. Çocuk çeteleri giderek arttı. Casper’lar olsun, Dalton’lar olsun… Bunlar yine sanal medyada yuvalanmış durumda. Çünkü anonim.

81 İLE BÖLÜNMÜŞ GRUPLAR VAR

En büyük sorunlardan bir tanesi silaha erişim. Eğer siz internet ortamında, sanal medyada ya da Telegram grubunda “silah” diye ararsanız, 81 ile bölünmüş gruplar var. Örneğin “Adana” diye başlıyor. Bir de artık son dönemde siber emniyet güçlerimiz operasyonlarla takip etmeye başladı. Takma isimlerle hareket ediyorlar. Madde satışı da yine aynı şekilde Telegram ve benzeri platformlardan yapılıyor. Hatta sanal medyadaki direkt mesajlar üzerinden de yapıldığını gördüm. Bu teknolojiler çok kullanılıyor. WhatsApp’ın da artık uçtan uca şifreleme olmadığı mahkeme kararıyla ortaya çıktı. Yani verilerin toplandığı ve okunabildiği bir sistem. Yapay zekâ kullanılarak bu tarz kelimeler geçtiğinde hesaplar filtrelenip kapatılamaz mı? Bu yapılabilir. Günümüz teknolojisiyle fazlası yapılabilir.

RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANMALI

Çocukların korunması çok önemli. Çocuklar ülkenin geleceği. Şu an Meclis gündeminde bir yasa var: 15 yaş altına sosyal medya yasağı. Fransa bu konuda adım atıyor, İspanya atıyor, Avustralya attı. Yunanistan da 2027 itibarıyla 16 yaş sınırı getirdi.

O zaman şu yapılmalı: İktidar ve muhalefet birlikte hareket ederek çocuklarımızı korumalı. Komisyondan geçen bu yasa mutlaka Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’ndan geçmeli ve Resmî Gazete’de yayımlanmalı.

İkincisi, sanal medya şirketlerine çok daha ağır yaptırımlar uygulanmalı. Günlük erişimi 100 binden fazla olan dijital oyun platformlarının temsilci bulundurma zorunluluğu getirildi, bu önemli ama yeterli değil. Yasayı çıkarmak yeterli değildir, uygulanması gerekir. Burada sadece güvenlik değil, ekonomik olarak da ciddi bir yıpranma söz konusu. Türkiye ekonomisi açısından da risk var. Bu sorunların bir an önce çözülmesi ve dijital okuryazarlık eğitimlerinin artırılması şart. Aksi takdirde bu vakaları çok daha fazla görmeye başlayacağız."

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi