Türkiye gündemini uzun süredir meşgul eden sosyal güvenlik reformuyla ilgili beklenen açıklama nihayet yapıldı. Söz konusu düzenleme, özellikle 2000 yılı ve sonrasında sigorta başlangıcı olan milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiriyor. Çalışma hayatında yeni bir dönem başlatan model, prim gün sayısını tamamlayan ancak yaş şartını bekleyenlere esnek geçiş imkânı tanıyor.
2000 Sonrası İçin Erken Emeklilik Yolu
Hazırlanan çerçeve, Emeklilikte Yaşa Takılanlar düzenlemesinden yararlanamayan kitleye odaklanıyor. Özellikle 2000 ile 2008 yılları arasında Sosyal Güvenlik Kurumu girişi bulunan bireyler, sistemin ana hedef kitlesini oluşturuyor. Bahsi geçen kesim, gerekli prim gün sayısına ulaşmasına rağmen yaş engeli nedeniyle beklemek zorunda kalıyordu. Getirilen kademeli sistem sayesinde, güncellenen yaş sınırları dahilinde emeklilik dilekçesi verme süreci hız kazanıyor. Uzmanlar, kesintisiz çalışan ve yüksek prim gününe sahip sigortalıların ilgili modelden en verimli şekilde yararlanacağını belirtiyor.

Dijital Başvuru ve Prim Avantajı
Sürecin hızlı ilerlemesi adına dijital kanalların kullanımı teşvik ediliyor. Vatandaşlar, e-Devlet platformu üzerinden hizmet dökümlerini inceleyerek başvurularını çevrim içi ortamda gerçekleştirebiliyor. Sosyal güvenlik merkezlerinde oluşabilecek yoğunluğun önüne geçilmesi hedefleniyor. Ayrıca 7000 gün ve üzeri prime sahip olanlar, anılan modelde daha avantajlı bir konuma yerleşiyor. Uzun yıllar sistemde kalan sigortalılar, yaş şartında sağlanan esnekliklerden öncelikli olarak faydalanabiliyor. Eksik günü bulunanların ise borçlanma yöntemleriyle açıklarını kapatması mümkün oluyor.
Yıpratıcı İşlerde Çalışanlara Öncelik
Reform paketi, ağır ve yıpratıcı iş kollarında faaliyet gösterenleri de kapsıyor. Maden, inşaat ve sanayi gibi zorlu sektörlerde ter dökenler için mevcut yıpranma payı hakları korunarak daha görünür hale getiriliyor. Engelli vatandaşlar da çalışma güçlerindeki kayıp oranlarına göre sözü edilen esneklikten yararlanma şansı buluyor. Sosyal devlet ilkesi gereği dezavantajlı grupların hak kaybı yaşamaması adına gerekli tedbirler mevzuata işlenmiş durumda. Yetkililer, sistemin mali dengeleri gözeterek hazırlandığını ifade ediyor.



