Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de açıklamalarda bulunuyor.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamasından satır başları:
CHP Genel Merkezi'ne milletvekillerinin alınmadığı olmamıştır. İlk kez vekillere kapılar kapatılmıştır. Bunu vurgulamak istiyorum öncesinde...
Mutlak butlan kararını kabul etmeseydim ne olurdu, kayyum atanırdı. Benden niye korkuyorlar, çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. 100 yıllık bir partiyi kayyum yönetemez.
"OLAĞAN KURULTAY YAPILACAK"
"Olağanüstü kurultay değil. Olağan kurultay yapılacak. Yargıtay'daki başvuru çekilirse olağan kurultayı en fazla 4-5 aya yaparız. Olağan kurultay sonuçta il başkanı seçimleri var, delegelerin seçimleri var. Zaten eski delegelerle yapamayız efendim. Mahkeme şaibe var diye iptal etmiş, siz gidip o delegelerle kurultay yapın diyorsunuz. Bundan da bir mutlak butlan kararı çıkar. Parti bu kadar yorulur mu? Delegeye mi güvenmiyorsunuz? Başlarsınız mahalleden itibaren seçimlere, gelirsiniz kurultayı yaparsınız mesele bu kadar basit"
Ben kararın çıkacağını bilseydim bir gün önceden böyle video yayınlar mıyım? Böyle videolar arada çekiyordum. Bakın eğer bir gün benim mahkemeye gittiğimi, bir gün bir yargıçla konuştuğumu ya da herhangi bir ilişkide bulunduğumu kanıtlarsanız ben yarın sabah CHP Genel Başkanlığını bırakıyorum.
Ben Ekrem Bey'in içerisinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok. Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim.
Bu konuda mahkum olan kişi de benim. Tazminata mahkum edilen kişi de benim. Bugün de eleştiriyorum. Bana soracaksınız herhalde değil mi? Memleketi bu hale getiren kim? Beşli çeteleri bu milletin başına getiren Erdoğan değil mi? Arınmayı Ekrem Bey için değil parti için söylüyorum. Gözaltına alındığı gün evlerinin önünde yaptığım açıklamanın arkasındayım.
Sanki sadece CHP'li belediyelerde yolsuzluk var. Öteki tarafta da malı götürenler yok mu? Herkes biliyor. Yolsuzluğu kim yaparsa biz arkasındayız. Yolsuzluğun partisi olmaz. Yolsuzlukta çifte standart uygulaması yanlıştır diyoruz.
Ben hala belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini söylüyorum. Sonuna kadar incelenmeli ancak kararlar kesinleşmeden belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı.
Kurultay üzerine CHP'de Özgür Özel'e yakın milletvekilleri hakkında hazırlanan fezleke Meclis'e gelirse Kemal Kılıçdaroğlu kendisine yakın vekillere hangi yönde oy vermelerini söyleyecek?
Ben şahsen benimle ilgili böyle bir iddia olursa dokunulmazlığımın kaldırılmasını isterim."





