Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, dün Eskişehir’de düzenlenen Olağan İl Kongresi’nde dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu. Destici, konuşmasında sahipsiz sokak köpekleri konusuna değinerek, bu durumun bir sorun haline geldiğini belirtmiş ve şu ifadelere yer vermişti:
“Ülkemizde sahipsiz sokak köpekleri sorunu var. Bir de bunların savunucuları, mama lobileri var. Bunlar üzerinden servetine servet katanlar, hayatını idame ettirenler var. Şimdi bu köpek savunucularının en çok sığındığı yerlerden birisi de Gazi Mustafa Kemal Paşa'dır, Atatürk'tür. Atatürkçülüktür, laikliktir falan filandır. Mustafa Kemal Paşa'nın, Atatürk'ün 1934 yılında yayımladığı tamimname var, talimatname var. Özetiyle ne diyor? "Sokakta sahipsiz bir köpek bulunursa yakalanacak ve itlaf edilecektir" diyor. Sahipli olsa bile diyor, eğer tasmasız yani ağzında bir koruyucu olmadan dolaşıyorsa o da toplanıp itlaf edilecektir diyor. Köylerde, kırsalda gece köpekler serbest bırakılabilir diyor güvenlik açısından. Ama gündüz onlar da sahipsiz dolaşmayacaktır, onlar da toplanıp itlaf edilecektir diyor. Bunu ben söylemiyorum, bunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tamimnamesi söylüyor ve böyle uygulanmış. Belediye başkanlarımıza da duyurulur."
"BELEDİYELER YALNIZ BIRAKILIYOR"
Destici'nin dikkat çeken açıklamalarına Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'tan cevap geldi. Kazım Kurt, Destici'nin sokak köpekleri üzerinden yaptığı açıklamaya şu sözlerle yanıt verdi:
“Sayın Destici bir sürü şey de söylemiş ama sokak köpekleriyle ilgili çalışma uzun süredir devam ediyor. Burada da biraz önce hobi bahçelerinde olduğu gibi belediyelerle sokak köpeklerini seven hayvanseverler karşı karşıya getirilmek isteniyor. Nüfusu 50.000'in üstündeki belediyelerde barınak ve hayvanla mücadele zorunluluğu var, 50.000'in altında bu yok. 50.000'in üstündeki belediyelere baktığımız zaman da büyük çoğunluğu Cumhuriyet Halk Partili belediyeler. Devlet işin büyük bir bölümünü belediyelerin sırtına sıvayıp kurtulmaya çalışıyor idi. Ancak bunun böyle olmadığı yasadan da belli ama idareler belediyeleri sıkıştırmak suretiyle bir çözüm arayışındaydılar. Eskişehir örneğinde biz Sayın Ayşe Ünlüce seçildikten sonra yaptığı en önemli işlerden birisi hayvan barınağı ve doğal yaşam merkezi idi. Odunpazarı ve Tepebaşı belediyelerini rahatlattı. Büyükşehir Belediyesi de bu işe katkı sağlayınca biz biraz daha fazla sayıda köpeği kısırlaştırma ve rehabilite etme şansına sahip olduk. Ancak sahiplenme oranı çok yüksek değil. Sahiplenme oranı yüksek olmadığı için bu hayvanlar bizim barınaklarda ve doğal yaşam merkezlerinde sanki ömür boyu hapse mahkûm olmuş gibi ölünceye kadar orada kalacaklar. Bu belediyeler için çok ciddi bir külfet ekonomik anlamda. Ama vilayetin, kaymakamlığın, doğa korumanın, tarım il müdürlüğünün, ilçe müdürlüklerinin sanki dışarıdan biz bunu seyrediyoruz gibi bir havası vardı. 10-15 gün önce İçişleri Bakan Yardımcısı başkanlığında bir toplantı yaptık. O toplantıda Sayın İçişleri Bakan Yardımcısı bu işin bütün idarenin birlikte hareket etmekle ilgili bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Ve öylelikle valilik, kaymakamlıklar, tarım il ilçe müdürlükleri harekete geçti. Şimdi işimiz biraz daha kolaylaşır diye düşünüyorum. Sayın Destici'nin söylediği hesap kitap yapmadan, gerçek durumu bilmeden popülizm sevdasıyla söylenmiş sözlerdir diye düşünüyorum. Bu işin boyutlarının farkında olmadığını zannediyorum.”
"KAPI KAPI GEZECEĞİZ"
Hamamyolundaki çalışmalar ile ilgili de konuşan Kurt, CHP'nin sahaya indiğini söyleyerek “Cumhuriyet Halk Partisi teşkilatları bütün illerde alanlara indi. İl başkanımız, bütün ilçe başkanlarıyla bir toplantı yaparak durumu değerlendirdiler. Milletvekillerimizle beraber sanıyorum Hamamyolu'nda da bir çalışmaya başladılar. Hükümeti, iktidarı erken seçime zorlamanın bir yolu, bir formülü. Biz sokaklarda olacağız, kapı kapı gezeceğiz. ‘Tarihin en uzun seçim çalışmasını başlatıyoruz’ dedi genel başkan. Ve böylelikle de hangi tarihte yaparlarsa yapsınlar biz seçim çalışmalarını başlatmış bulunuyoruz” dedi.





