İtalya'dan Türkiye'ye gelen 10 kişilik uzman köpek eğitmeni ekibi, Türk çoban köpeklerinin sürü koruma yeteneklerini, sosyal dinamiklerini ve alan savunmasındaki baskın karakterini incelemek amacıyla Eskişehir'de 1 ay boyunca kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirdi.
İki yıl önce başlayan gözlem sürecinin devamı niteliğinde bölgeye tekrar gelen İtalyan heyet, Türk çoban köpeklerinin çalışma disiplinini, sürü içindeki iletişim biçimlerini ve yabani hayvanlara karşı sergiledikleri üstün koruma içgüdülerini yerinde analiz etti.
Orta İtalya'dan gelerek Eskişehirli çiftçi ve çoban Süleyman Savran'ın konuğu olan Christopher Paoletti ve Elisa Malacrida'nın da aralarında bulunduğu uzmanlar, 1 aylık inceleme süresince Türk çoban köpeklerinin kurt, ayı ve diğer yabani hayvanlara karşı gösterdiği atılgan tutumu dikkatle gözlemledi.
Kendi ülkelerindeki köpeklerin genellikle alan işaretleme ve havlama odaklı bir savunma mekanizması geliştirdiğini belirten İtalyan uzmanlar, Türkiye'deki çoban köpeklerinin ise tehdidi fark ettiği anda doğrudan üzerine gitme kararlılığı gösterdiğini vurgulayarak gözlemlerini veri olarak kaydetti.
Anadolu insanının misafirperverliğinden ve otantik yaşam tarzından övgüyle bahseden İtalyan eğitmenler, Eskişehir sahasında 1 ay boyunca topladıkları veriler ve karakter analizleri doğrultusunda Türk çoban köpeklerinin bu üstün yeteneklerini İtalya'da tanıtmayı hedefliyor.
"Bizi kardeşleri gibi karşılayan Süleyman sayesinde kendimizi evimizde hissediyoruz"
Yaklaşık 1 ay süren araştırma gezisi hakkında bilgi veren 33 yaşındaki İtalyan köpek eğitmeni Christopher Paoletti, Türk çoban köpeklerinin yabani hayata karşı gösterdiği cesaretin ve baskınlığın dikkat çekici olduğunu vurguladı. Kendi bölgesindeki çobanlık kültürü ile Türkiye'deki yapıyı kıyaslayan Paoletti, "Beni buraya getiren şey köpek sevgisidir. Davranış konusunda çeşitli köpek eğitimi okullarında eğitim aldım. Şimdi ise meslektaşlarımla birlikte köpekleri gerçek hayatta incelemek; koyunlarla nasıl çalıştıklarını, kendi aralarında nasıl bir etkileşim içinde olduklarını ve hangi sosyal dinamikleri kullandıklarını gözlemlemek için buradayım. Yanımda meslektaşım Stefano ve köpek tutkunu arkadaşlarımız var. İtalya'daki çobanlık kültüründe de sürüyü kurtlardan koruyan köpeklerimiz var ancak buradaki köpekler ile bizimkiler arasındaki temel ayrım, buradakilerin kurda karşı çok daha baskın ve atılgan olmalarıdır. Bizim köpeklerimiz havlayarak, koku bırakıp işaretleme yaparak yabani hayvanı püskürtür. Buradaki köpeklerin ise havlamanın ötesinde doğrudan kurdun üzerine gittiklerini gördük. Ayrıca İki yıl önce ilk geldiğimde endişelerim vardı ancak burada harika bir misafirperverlikle karşılaştık. Bizi kardeşleri gibi karşılayan Süleyman sayesinde kendimizi evimizde hissediyoruz" dedi.

"Günün sonunda topladığımız tüm bilgileri birbirimizle paylaşıyoruz"
Tura katılan 10 kişilik grupta yer alan bir diğer İtalyan köpek eğitmeni Elisa Malacrida ise Türkiye'ye ilk kez geldiğini ve gördüğü atmosferden çok etkilendiğini belirterek, "Köpekler, özellikle de çoban ve sürü koruma köpekleri benim büyük bir tutkum. Burada grup içindeki dinamikleri, bazı köpeklerin üstlendiği rolleri ve yürüttükleri görevleri izlemek gerçekten büyüleyiciydi. Bir diğer dikkat çekici detay ise grubu yönlendiren çobanın çalışma tarzıydı. Grubun bu şekilde uyumlu çalışması hiç şüphesiz onun da başarısı. Günün sonunda topladığımız tüm bilgileri birbirimizle paylaşıyoruz. Bölge halkı bizimle sadece işlerini değil; kültürlerini, geleneklerini paylaştı, çayını ve misafirperverliğini sundu. Böyle otantik bir ortamda bulunmak harika bir deneyim" ifadelerini kullandı.
İtalyan uzman heyeti 1 ay boyunca çiftliğinde ağırlayan Eskişehirli üretici Süleyman Savran ise konuklarının Türk çoban köpeklerine büyük ilgi gösterdiğini ifade ederek, "Eskişehir bölgesinde hayvancılıkla uğraşıyorum. İtalya'dan gelen 10 kişilik arkadaş grubumuz, Türk çoban köpeklerinin sürüde nasıl bir iş yaptığını ve karakterini analiz ederek İtalya'da tanıtımını yapacaklar. Sürüyü nasıl sevk ettiklerini; kurda, tilkiye, çakala karşı nasıl davrandıklarını inceliyorlar. Kendileri çok kibar insanlar. Misafirperverliğimizi gösterdik, memnun kaldılar ve ikinci kez geldiler" dedi.





