Uluslararası Para Fonu (IMF) bünyesinde hazırlanan Nisan 2026 Dünya Ekonomik Görünüm raporu, Türkiye’nin finansal geleceğine ilişkin tahminlerin sarsıldığını gösterdi. Küresel kurum, daha önce yüzde 3,7 olarak saptadığı 2026 yılı büyüme beklentisini yüzde 3,4 noktasına indirdi. Bu karar, memleketin iktisadi genişleme hızına dair yeni bir perspektif ortaya koyarken, dış kaynaklı risklerin de altını kalın çizgilerle çizdi.

Petrol ve Gaz Baskısı

Öngörülerin gerilemesinde, 2025 senesinde beklenilen randımanın alınamaması ile yeryüzünde tırmanışa geçen petrol ve doğal gaz fiyatlarının yarattığı yük en önemli faktör olarak saptandı. IMF, Türkiye’nin 2027 yılında ise yüzde 3,5 düzeyinde büyüyeceği kanaatinde. Hayat pahalılığı yani enflasyon tarafında ise rakamların 2025’te yüzde 34,9 seviyesinde gerçekleşmesinin akabinde, 2026’da yüzde 28,6’ya ve 2027’de yüzde 21,4’e gerilemesi planlanıyor. Tüketici fiyatlarındaki bu düşüş beklentisine rağmen veriler halen yüksek baremlerde seyrediyor.

İşsizlikte Riskli Tablo

İşgücü sahasında ise sınırlı bir gerilemenin yaşanacağı tahminler arasına girdi. İşsizlik oranının 2025 ve 2026 yıllarında yüzde 8,3 bandında kalacağı, 2027 senesinde ise yüzde 8,7’ye tırmanacağı kayıtlara geçti. Ülkenin dış ticaret açığını gösteren cari işlemler dengesinde ise bozulma devam ediyor. İlgili açık miktarının 2025’te GSYH’nin yüzde 1,9’u miktarında kalması, 2026’da yüzde 2,8’e çıkması ve 2027’de yüzde 2,5 seviyesine oturması bekleniyor.

Küresel Maliyet Dalgası

Dokümanda ayrıca, dünya genelinde ivme kazanan enerji maliyetlerinin bilhassa dışa bağımlı pazarlar üzerinde devasa bir tazyik oluşturduğu belirtildi. Türkiye’nin de bu negatif durumdan doğrudan etkilenen ekonomiler klasmanında bulunduğu vurgulandı. Enerji ithal eden ülkeler için masrafların artması, üretim ve tüketim dengelerini zorlayan bir unsur olarak raporun sonuç kısmında yerini aldı.

Kaynak: Haber Merkezi