Türk tarihçiliğinin önemli isimlerinden, Eskişehir doğumlu Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu hayatını kaybetti. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı tarafından duyurulan vefat haberiyle birlikte, özellikle İslam öncesi Türk tarihi, Uygur araştırmaları ve Türk-Çin ilişkileri üzerine çalışmalarıyla tanınan akademisyenin bilim dünyasına bıraktığı miras yeniden gündeme geldi.
Vakıf, yayımladığı taziye mesajında Çandarlıoğlu’nu akademiye sunduğu katkılar ve yetiştirdiği akademisyenler nedeniyle “hocaların hocası” olarak andı. Uzun yıllar Türk tarihi üzerine araştırmalar yürüten Çandarlıoğlu, bilimsel eserlerinin yanı sıra üniversitelerde üstlendiği görevlerle de Türk tarihçiliğinde önemli bir yer edindi.
Gülçin Çandarlıoğlu kimdir?
29 Mart 1942’de Eskişehir’de dünyaya gelen Gülçin Çandarlıoğlu, 1964 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Umumi Türk Tarihi Kürsüsünde asistan olarak akademik çalışmalarına başladı. Zeki Velidi Togan, İbrahim Kafesoğlu ve Bahaeddin Ögel gibi önemli tarihçilerin akademik çevresinde yetişti.
Çandarlıoğlu, 1967 yılında “Sarı Uygurlar ve Kansu Bölgesi Kabileleri” başlıklı çalışmasıyla doktorasını tamamladı. Türk tarihi ve özellikle Uygurlar üzerine yoğunlaşan araştırmaları, akademik kariyerinin temelini oluşturdu.

Doçentlik ve profesörlük çalışmalarını Türk tarihine adadı
Gülçin Çandarlıoğlu, 1973 yılında “Ötüken Bölgesindeki Büyük Uygur Kağanlığı” başlıklı çalışmasıyla doçent unvanını aldı. 1982 yılında ise Timurlular Devleti ile Çin’deki Ming Hanedanı arasındaki ilişkileri konu alan araştırmasının ardından profesörlüğe yükseldi.
Çin kaynaklarından yararlanarak Türk tarihinin farklı dönemlerini inceleyen Çandarlıoğlu, özellikle İslam öncesi Türk tarihi, Uygurların siyasi ve kültürel yapısı ile Türk-Çin ilişkileri alanlarında çalıştı. Araştırmalarında tarihî kaynaklara verdiği önem, eserlerinin alandaki başvuru kaynakları arasında anılmasını sağladı.
Mimar Sinan Üniversitesinde tarih bölümünü kurdu
Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu, 1986 yılında Mimar Sinan Üniversitesine geçti ve üniversitenin Tarih Bölümünün kuruluşunu üstlendi. Bölümün kurucu başkanlığını yürüten akademisyen, 1989-1995 yılları arasında Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı.
Akademik çalışmalarını uluslararası alana da taşıyan Çandarlıoğlu, Tayvan ve Japonya’daki araştırma merkezlerinde Çin kaynakları üzerine incelemelerde bulundu. Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi ile Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinde de öğretim üyeliği ve çeşitli idari görevler üstlendi.
Gülçin Çandarlıoğlu’nun eserleri Türk tarihi araştırmalarına kaynak oldu
Çandarlıoğlu’nun kitapları, Türk tarihinin farklı dönemlerini ve özellikle Uygurların tarihî geçmişini inceleyen araştırmacılar için önemli eserler arasında yer aldı. Akademisyenin çalışmalarında Çin yıllıkları ve birincil kaynaklardan yararlanması, Türk-Çin ilişkilerinin tarihsel boyutunun aydınlatılmasına katkı sundu.
Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu’nun öne çıkan eserleri arasında “Sarı Uygurlar ve Kansu Bölgesi Kabileleri”, “Uygur Devletleri Tarihi ve Kültürü”, “İslam Öncesi Türk Tarihi ve Kültürü”, “Tarih Metodu” ve “Bozkurt’un Ejderha ile Dansı” bulunuyor.
Kişisel kütüphanesini Türk Dünyası Araştırmaları Vakfına bağışladı
Türk dünyasına yönelik çalışmalarını akademik eserleriyle sürdüren Çandarlıoğlu, kişisel kitaplığını ve slayt arşivini Türk Dünyası Araştırmaları Vakfına bağışladı. Paylaşılan bilgilere göre koleksiyon, kendi adını taşıyan kütüphane bünyesinde araştırmacıların kullanımına sunuldu.
Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu, İslam öncesi Türk tarihi ve Uygur araştırmalarına yönelik çalışmaları, akademik kurumların kuruluşunda üstlendiği görevler ve geride bıraktığı eserlerle Türk tarihçiliğinin önemli isimleri arasında yer aldı.




