Sağlık sisteminin çalışanların fedakârlıkları sayesinde sürdüğünü belirten Genç Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Tolga Çınar, liyakatsizlik, ağır çalışma koşulları, ekonomik kayıplar ve sağlıkta şiddetin çözüm bekleyen temel sorunlar olduğunu söyledi. Çınar, “Sağlık sistemi şu an sağlık çalışanlarının fedakarlığıyla giden bir sistem haline geldi. Sistem tamamen çalışanların zorlanarak yapıldığı bir sistem. Zorlanan ve çok sık tutulan nöbetler var. Çalışma şartlarında hep bir zorluk var. Kurallar var ama bu kurallara uyulmuyor. Bundan kaynaklı artık sağlık çalışanları yıpranmış durumda. Şu an sendika olarak çalışmalarımızda hep bu yönde. Hazır bir sistem yok. Sahanda çalışan bir sağlık çalışanının en büyük sorunu liyakatsizliktir. Çok fazla torpil dönüyor. Geçici görevleri ekişiye göre muamele var. Şen şucusun sen bucusun gibi. Rahat yerlerde çalışma diye bir şey var. Bazıları rahat yerlerde çalışmak için araya birilerini sokabiliyor. Siyaset sağlık alanında çok fazla var. Olmaması gerekir. Bunun kırılması lazım. Kırılmadığı sürece sağlık çalışanları ezilmeye mahkum” dedi.

“Sağlıkta şiddet kanayan yaramız”

Çınar, “Ben 112’de çalışıyorum en aktif olan yerdeyiz. Sağlıkta şiddette günün kanayan yarası oldu. Bu konuyla ilgili hükümetin ayrı bir çalışma yapması gerekiyor. Yasalar yetersiz kalıyor. Siyasi partilerin ve sendikaların bir olarak çalışması lazım. Ne yazık ki sağlık çalışanları olarak bir araya gelemiyoruz. Şu an örnek veriyorum bir öğretmen, bir polis birlik olabiliyor ama bizde olmuyor. Çok fazla iş kolumuz var doktorumuz sekreterimiz farklı iş yapıyor. Sağlıkta bir bütün olamadığımız içinde haklarımızı alamıyoruz. Bizim için en önemlisi bir bütün olmak. Eskişehir’de yaşanan bir olayda tüm şehrin sendikalarından sağlık çalışanlarına kadar herkesin tepki göstermesi gereken bir olay ama ne yazık ki o kadar bastırıldık ki bu birazda ütopik diyebilirim” ifadelerini kullandı.

"Enflasyon altında eridik"

Çınar, “Ekonomik anlamda sağlık çalışanları da tüm Türkiye’de olduğu gibi sıkıntı yaşıyorlar. Enflasyonun altında eridik. Şu an aldığımız maaşlar yetmiyor herkes ekstra bir iş yapmak istiyor. Fazla mesai tutmak zorunda olanlar var. Normal şartlarda zaten işimiz ağır kimse fazladan mesai tutmak istemezken şu an ekstra nöbet tutmaya ekstra görev alarak evini geçindirmeye çalışan arkadaşlarımız var. Birde biz tek kalem maaş almıyoruz. Birçok arkadaşımızın fazla mesaisi yatar, performansı yatar sabiti yatar burda da ekstra planlamada zorluk yaşıyoruz. 2026’nın 4. ayındayız enflasyon kaç oldu ama aldığımız zam oranı kaç? Artık lüksü zaten geçtik ama bir yaşam standartlarının altında gidiyoruz” diye konuştu.

“Bu düzende mutlu olamayız”

“Sağlık çalışanlarının motivasyonu en önemli konulardan biri” diyen Çınar, “Motivasyon ne yazık ki yeterli değil. Maddi olarak hep kayıp içindeyiz. Pandemi gibi bir süreç geçirdik. Bize öyle bir anlatıldı ki sağlık çalışanları sanki 3 kat maaş alındı gibi söylendi böyle bir durum yoktu. Sadece alkışlandık. Sağlık personelisin diye evi kiraya vermeyen ev sahipleriyle karşılaştık. Sen apartmana girme diye not bırakılan arkadaşlarımız oldu. Bunlar hiçbir zaman gündeme gelmedi. Böyle bir durumda siz nasıl bir motivasyon beklersiniz? Şu an 3-4 aylık çocuğunu bırakıp çalışmak zorunda olan arkadaşlarımız var. Ne yazık ki yasal düzenlemelerle ilgili sıkıntılar yaşıyoruz bununla ilgili çalışmalarımız da var. Arkadaşlarımızın arasında karı koca sağlık çalışanı olanlar var. Biri nöbetten çıkıyor biri koştur koştur çocuğa bakmaya gidiyor yani böyle bir düzen varken sağlık çalışanlarının mutlu olması çok zor. Doğumdan sonra normalde izin süresinin artırımı gündemde hatta onaylandı yakın zamanda da faaliyete geçecek. En azından çocuklarıyla daha fazla vakit geçirecekler” dedi.

“Mevzuat yetersiz ve eksik”

Çınar, “Mevzuat yetersiz ve eksik. Mevzuatta yazan bir madde var ama uygulanmıyor. Uygulama kontrol edilmiyor. Eskişehir’den örnek vereyim. Mevzuatta bir yoğunbakım hemşiresi maximum 2 hasta bakabilir diye madde var. Ne yazık ki bazı hastanelerimizde uygulanmıyor. Bunu defalarca kez resmi yollarla iletmemize rağmen sonuç alamadık. Karşımıza tek bir sonuç çıkıyor eleman eksikliği. Haliyle arkadaşlarımız ve hastalarımız hala mağdur. Sadece sağlık çalışanı olarak düşünmeyin bunu. Orada yatan hasta da mağdur oluyor. Yine siz biz mağdur oluyoruz bu mevzuatın bir eksiği, mevzuatta var ama uygulama yapılmıyor kontrol yapılmıyor. Kontrol mercisi eklenmeli. Mevzuat var ama sonunda bir madde var ‘yönetim inisiyatifi’, bu da şu demek, yöneticin hakkaniyetliyse bir şeyler yapabilir ama yöneticin taraflı ve hakkaniyetsiz biriyse sana istediği her şeyi yaptırabilir. Bir sayfa mevzuat var ama sonundaki bu madde bir sayfayı geçersiz kılıyor. Diğer hastanelerde böyle bir problemin olduğu hiç gelmedi bunu üniversite hastanesi için konuşabiliyoruz. Bunun yakın takipçisiyiz yasal süreci de başlatacağız. Böyle bir durumda sağlık çalışanlarının yanında olduğumuzu herkese bildirdik. Hastanenin karşısındada durmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Atanan da atanamayan da pişman”

Çınar, “Atanan arkadaşlarımız ayrı zorluk atanamayan arkadaşlarımız ayrı zorluk içinde. Atananlar zaten eskisi gibi ben atandım ev aldım araba aldım derdine hiç kimse giremiyor. Gelen arkadaşlarımız atanayım geçim sıkıntım geçsin diye geliyor. Baktığımızda 1 yıl sonra hepsi atandığına çok pişman oluyor. Hastanede liyakatsiz yöneticiler fazlasıyla mevcut. Normalde çalışması gereken yerin çok dışında birime veriliyorlar. Normalde bir hemşire acil servise verebilirsiniz. Acil servis performans ve atiklik isteyen bir yerdir ama iş bilmez yöneticiler farklı sendikadan farklı siyasetten diyerek pasif görevlere veriliyor. Çok fazla ayrıştırılıyor. Torpilli bir personel rahat bir yerde çalışıyor. Oda başka bir servisin eleman eksikliğine çalışma şartlarının kötüleşmesine yol açıyor. Bundan kaynaklı gelen arkadaşlar mobbingden bıkmış durumda. Gideyim paramı alayım durumuna getirildik. Pandemiyi Türkiye en iyi atlatan ülkelerden biriyken şu an ben herkes maaşımı alıp gideyim derdinde. Sağlık çalışanlarının atanma isteği de kalmadı. Atanana kadar herkes çok mücadele veriyor atandıktan sonra ekonomik durumları, hastanenin bahsettiğim koşullarını, yaşanan sıkıntıları gördükten sonra keşke atanmasaydım diyor. Tekelciliğe gitmiş mevzuat, yoruma çok açık. Bu mevzuat düzene girse konuştuğumuz tüm konular çözüme ulaşmış olacaktır” diye konuştu.

Kaynak: Seren Çatalçam