2017 yılında kapılarını açan müzenin, Eskişehir’in ticari ve kültürel geçmişini günümüze taşıdığını belirten Kuru, “Müzemiz 9 Mayıs 2017 yılında açıldı. Bu yıl içinde olduğumuz ay itibarıyla 9. yaşımızı kutluyoruz. Eskişehir günümüzde çok modern; kültürüyle, ticaretiyle, sanayisiyle hemen herkesin yaşamak istediği bir şehir. Ancak bu başarısının bir tesadüf olmadığını, yüz yıllar belki bin yıllar öncesine dayandığını göstermeye çalıştığımız, geçmişten günümüze bir zaman yolculuğuna çıkarmak istediğimiz ve bu hafızayı canlı tutmak istediğimiz bir müze” diye konuştu.

“Çalışmaları bütün yıla yayıyoruz”

Müzeler Haftası kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlediklerini ifade eden Kuru, “Aslında birçok etkinliğimiz ve eğitimimiz oldu Müzeler Haftası'nda. Ancak biz inanıyoruz ki sadece Müzeler Haftası'nda bir şey yapmayalım, bunu bütün yıla yayıyoruz. Çünkü artık müze tanımı, Uluslararası Müzeler Birliği'nin tanımıyla birlikte sadece koruyan, sergileyen bir bina değil, bir sürdürülebilir yaşam alanı, eğitim alanı noktasına evrildiği için müzemizde birçok etkinlik yapıyoruz. Eğitimler, kültürel miras eğitimleri, yaratıcı drama atölyeleri, felsefe atölyeleri gibi pek çok etkinliğimiz oluyor. Bunu bütün yıla yayma çabasındayız” dedi.

“Eskişehir'de ilk 5'teyiz”

Kuru, “Yaklaşık olarak 400.000'e yakın bir ziyaretçimiz var şu anda güncel, son baktığımda. Ancak tabii ki burası tescilli bir bina. Yüzlerce ziyaretçiyi aynı anda içeriye alamıyoruz. Binamız da Gazeteci Ali Bey'in konağı aslında, tarihi bir kültür varlığı. O yüzden sınırlı ve kontenjanla alabiliyoruz. Buna rağmen her yıl Eskişehir'de ilk 5'te müze ziyaretçi sayısı anlamında varız. Ama tabii bir müzeyi de değerlendirmek için ziyaretçi sayısı değil de daha çok eğitimi, etkinliği, belki yayınlarıyla müzenin başarısı hepsi bir bütün halinde olabilir” ifadelerini kullandı.

“Aile yadigarı eserler bağışlandı”

Kuru, “Müzemiz açılacağı zaman Eskişehir Ticaret Odası hem üyelerine hem de Eskişehirlilere mesaj gönderdi bağışlamak istediği eserler var mıdır diye. Tabii buradan da onlara teşekkür etmemiz gerekiyor. Belki baba yadigarı, dede yadigarı ürünleri bize çok büyük bir gönül bolluğuyla bağışladılar. Onlardan eksik kalan eserleri de tabii ki koleksiyonerlerden satın alma yöntemiyle biz tamamladık. Hem etnografik hem sanat barındıran hem arkeoloji barındıran butik bir müzeyiz” diye konuştu.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi