Saadet Partisi Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Fesih Bingöl, Eskişehir.net’te yayınlanan Net Soru programında Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Kentsel dönüşüm sorununa ilişkin düşüncelerini ve projelerini açıklayan Bingöl, Eskişehir’de acil olarak 5 bin binanın hemen dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Programdan öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“5 BİN TANE BİNA ÇOK CİDDİ ŞEKİLDE RİSK TEŞKİL EDİYOR”

“Ben Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayıyım. Eskişehir’i çok iyi bilen bir kişiyim. Dolayısıyla Eskişehir ikinci sınıf deprem bölgesi. Eskişehir olası bir depremden etkilenebilecek şehirler arasında. Daha önce de yaptığımız çalışmalar var. Eskişehir’de şu an 300 bin konut var. Burada yüzde 1.5 - 2 arasında 99 öncesi yapılan binaların depreme karşı dayanıklı olmadığını çok net biliyoruz. Bizim bu dönem 31 Mart seçimleri ile ilgili sloganımız var, “depreme karşı dirençli Eskişehir.” Bizim sloganımız bu. Özellikle ben bunu mahalle bazında ifade etmek istemiyorum ancak bir gerçeği de kamuoyuna anlatmalıyız. Bizim çalışmalarda şu an itibariyle 5 bin tane bina çok ciddi şekilde risk ihtiva ediyor. Bu binaların mutlaka zaman kaybetmeden dönüşüme tabi tutulması gerekiyor. Yaklaşık 15 bin insanı ilgilendiriyor. Bu ciddi bir rakam. Buna yönelik binaların merkezi hükümetin bir araya gelerek bu konuda çalışma başlatması lazım.

“YEREL YÖNETİMLER VE MERKEZİ HÜKÜMET KOLEKTİF ÇALIŞMA YÜRÜTMELİ”

Sadece yerel yönetimlerin değil merkezi hükümetin kolektif bir çalışmayla bugüne kadar halletmesi gerekiyordu. Gündoğdu mahallesine 295 dönüm bir alan, orada 700 bina ve 1200 konutu ilgilendiriyor. Mamuca’da 695 dönüm burada riskli alan ilan edildi. Bunları bir kenara bırakarak gerçekten Eskişehir’de sıvılaşma riski olan zeminleri var. Depremsellik açısından riskli alanlar. Bizler bunu biliyoruz, İnşaat Mühendisleri Odası bunları biliyor, çevre şehircilik il müdürlüğü, belediyeler bunu biliyor. Yönetenlerin bu konuda kolektif çalışma ortaya koyup çözüme kavuşturması lazım.  Bence Eskişehir’in en önemli sorunlarından biri bu. 

“ESKİŞEHİRLİ BİR MİLLETVEKİLİNİN MÜDAHALE ETTİĞİNİ BİLİYORUM”

Özellikle Mamuca Sarayçarşısı’nın dönüşmesiyle ilgili Eskişehirli bir milletvekilinin müdahale ettiğini biliyorum. O dönüşüm olmadı. Eskişehir halkı bize yetki verirse bu konuda Eskişehir’in çözüm bekleyen sorunlarıyla ilgili bütün siyasi partilerle bir araya gelerek halkımızla bir araya gelerek bu sorunun çözülmesi için nasıl bir eylem ortaya koymamız gerekiyorsa bunu ortaya koyarız. 

“ADA BAZINDA DÖNÜŞÜMÜN ETKİLİ OLABİLECEĞİNİ GÖRDÜK”

Ben iddia ediyorum. Özellikle bu ada bazında emsal ve kat artışıyla bir çözüm olabilir. Orada eğer bir lokal olarak bina bazında bunu yaptığınızda netice alamıyorsunuz. Ada bazında kat ve emsal artışıyla çözülür. Vatandaşın cebinden bir kuruş para çıkmadan bir dönüşüm olabilir. Ekonomik şartların ne kadar zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Bakanlık da benim bu görüşümü kabul etti. Daha önce parsel bazında dönüşümün etkili olmadığını ama ada bazında dönüşümün etkili olabileceğini gördük. Ben bitişik nizama karşıyım. Nasıl bir dönüşüm yapmak istediğimizi Eskişehir halkını ikna edecek şekilde anlatacağız. Başka partilerin anlattıkları afaki, gerçekçi değil. 

“5 YILDA ESKİŞEHİR’İN KENTSEL DÖNÜŞÜM SORUNUNU ÇÖZEBİLİR”

2012 yılında afet riskli alanlar ilan edildi. 12 yıl geçmiş üzerinden. Bu 12 yıl uzun ir süre. Bu sürede bunların hepsi dönüşebilirdi. Bu 5 bin konutu 2 yıl içinde tamamlanabilir. Diğer alanlarda da peyderpey çalışma yapılabilir. Biz belediye başkanı 5 yıllık süre içinde Eskişehir’in kentsel dönüşüm sorununu çözebilir. Biz insanların ihtiyacı olan projeleri gerçekleştirmeyi taahhüt ediyorum. Adil imar politikalarını uygulayacağız. Merhamet ve adaletle yöneteceğiz. Adil bir yönetim anlayışı sadece Saadet Partisi’nin politikaları ile olur. İlk acil ihtiyaç olan proje kentsel dönüşüm. Daha sonra trafik, alt yapı, ulaşım ve sosyal adalet. 

“BUGÜN NEBİ BEY BENİM PROJELERİMİ İFADE EDİYOR”

Bugün Nebi Bey benim projelerimi ifade ediyor. Ben 2004 ve 2009 yılındaki Eskişehir’de adaydım ben. Eskişehir’e yönelik projelerimizi kitapçık olarak getirdim. Geçen Nebi Beyi takip edince benim projelerimi almış. Suyla ilgili, kentsel dönüşümle ilgili, trafikle ilgili şu cümleyi kullanmış: 15 tane kavşak yapacağız. Bu kavşakların bir kısmını da biz hızlı treni yer altından götüreceğiz. Kesinlikle Eskişehir’in yapısına değinilmiyor. Eskişehir’de yer altı su seviyesi 3.5 metre. Siz o suyun 3.5 metre olduğu yerlerde tramvayı aşağıya indiremezsiniz. Bu mantıklı çözüm değil. Bizim önerimiz tramvayı bazı yerlerde havadan geçireceğiz. Bu önemli. 15 noktada bizim çalışmamız var. Daha önce de teknik olarak bunu yapmıştım. 

SAKARYABAŞI’NDAKİ SU ESKİŞEHİR’E GETİRİLMELİ

1 milyon 200 bin olacak Eskişehir nüfusu 2030’da. Gelecekte su sıkıntısıyla karşılaşacağız. Bu su sıkıntısını nasıl çözeceğiz? Bu çözüm bizde. Porsuk’tan gelen su kirli bir su. Arıtmaya yönelik çok ciddi masraf oluyor. Dolayısıyla biz çok net iki kaynağımız var. Eskişehir’in çeşmelerinden su içebileceğimiz formül Sakaryabaşı’ndaki Çifteler’deki suyu Eskişehir’e getirmek. 60 km mesafede. Cazibeyle gelebilir. Biz bunu yaparken haksızlık yapmayacağız. Çifteler’deki o sudan istifade eden çiftçiler için de kaynak oluşturduk. Seyitgazi Ovası altında yer altı suyu çok. Biz Porsuk’ta suyu arıtarak değil, doğal olarak Sakaryabaşı’ndan gelen az bir arıtma masrafıyla içilebilecek suyu tüm şebekeye dağıtacağız. Porsuk’taki suyu ve Seyitgazi Ovası’ndaki elde edebileceğimiz yer altı kuyularının suyu Çifteler’e akıtacağız çiftçiler için. Böylece su otomatik olarak ucuzlayacak. 

GELECEK PARTİSİ MUHTEMELEN ŞEHİR MERKEZİNDE BİZİ DESTEKLEYECEK

Şu an Türkiye’de Saadet Partisi ve Gelecek Partisi 107 seçim bölgesinde anlaştı. İkisi de Eskişehir’de. Birisi Seyitgazi diğeri Mihalıççık. Seyitgazi’de biz Gelecek Partisi’nin adayını destekleyeceğiz. Mihalıççık’ta da Gelecek Partisi bizim adayımızı destekleyecek. 10 ilçede de Gelecek Partisi bizim adaylarımızı destekleyecek. Tepebaşı, Odunpazarı ve büyükşehir ile ilgili bir konuşmamız olmadı. Muhtemelen bizi destekleyeceklerini düşünüyorum. Doğru olan da budur.”

Kaynak: Meltem Karakaş