Bina yönetim giderleri ile kira bedelleri arasındaki makas daralırken, kiracıların omuzlamaması gereken pek çok faturayı da sessizce ödediği ortaya çıktı. Hukuki kurallar, gayrimenkul sahipleri ile sakinlerin üstleneceği payları çok keskin sınırlarla birbirinden ayırarak tarafların sorumluluk alanlarını net bir şekilde çiziyor.
Fahiş Giderlerin Göç Etkisi
Büyük şehirlerde yaşam masrafları katlanırken, barınma faturaları en ağır yük olmaya devam ediyor. Özellikle İstanbul genelindeki site aidatlarının kontrolsüz yükselişi nedeniyle, yalnızca geçtiğimiz sene içinde 117 bin mülk sakini adres değiştirmek durumunda kaldı. Konuyu mütalaa eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'Aidat artışlarının enflasyon oranının üzerinde olmaması gerektiğini' belirterek denetimlerin artacağını ilan etti.

Mülk Sahibine Ait Kalemler
Yönetmelikler, taşınmazın demirbaş yapısına dair tadilat yükünü tamamen kiralayana yüklüyor. Kiracıların cebinden çıkmaması gereken, ödense dahi kiradan düşülmesi elzem olan temel yatırımlar şunlardır: Asansörlerin ve ısıtma tesisatlarının yenilenmesi, çatı tadilatları ile cephe izolasyon masrafları, binadaki deprem güçlendirme giderleri, demirbaş değişimi ve yeni ortak tesis yapımı, her yıl ödenen emlak vergisi ile devlet tarafından zorunlu kılınan Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) ödemeleri.
Ekstre Kontrolünün Önemi
Gayrimenkul uzmanları, ay sonu gelen bildirimlerin kalem kalem süzülmesi gerektiğini belirtiyor. Kiracılar sadece temizlik ve personel maaşı gibi işletme masraflarından mesuldür. Kalıcı yatırımlara dair kalemler görüldüğünde mülk sahipleriyle doğrudan temasa geçilmeli ve yersiz ödemelerin önüne geçilmesi için yasal haklar aranmalıdır.



