Türkiye genelinde gayrimenkul piyasasını derinden sarsan finansman şartları, her geçen gün daha da zorlaşıyor. Mülk edinmek arzusunda olan vatandaşların sıklıkla müracaat ettiği avantajlı finansal seçenekler süratle daralırken, piyasadaki borçlanma maliyetlerini yukarı çekme eğilimine kamu bünyesinde faaliyet gösteren mühim kurumlar da iştirak etti. Bilhassa geçmiş zamanlarda ilk evini alacak kişilere yahut nispeten daha ufak tutarlara sahip finansman paketlerinde tatbik edilen düşük oranlı seçeneklerin çok büyük bir kısmı günümüz itibarıyla raflardan tamamen kaldırıldı.
Tutar ve Vade Farkı Kalktı
Ulaşılan güncel istihbaratlara bakıldığında Halkbank kanadında mülk edinme maliyetleri baştan aşağı yeniden oluşturuldu. Gerçekleştirilen en yeni güncellemeler doğrultusunda, çekilecek borcun tutarına yahut seçilen geri ödeme takviminin uzunluğuna aldırış edilmeksizin, bütünüyle tüm konut finansmanlarında faiz oranı yüzde 2,99 seviyesine sıçradı. Böylelikle, geçmiş aylarda belirli parasal sınırlar gözetilerek tatbik edilen indirimli borçlanma modeli resmi bir şekilde ve bütünüyle iptal edilmiş duruma geldi.

İndirimli Tarifeye Kesin Olarak Veda
Kredi piyasasını daraltan bu tipteki bir diğer emsal karar ise bizzat Ziraat Bankası mekanizması tarafından deklare edildi. Ülkenin köklü finans kuruluşu, özellikle müşterilere sunulan “1 milyon TL altı konut kredilerinde yüzde 2,49 faiz” formatlı cazip kredi düzeneğini sonlandırdığını duyurdu. Aktifleştirilen en güncel ödeme tarifesine dayanarak, bundan sonra tercih edilecek bütün vade dilimlerinde hesaplanacak konut borçlanması faiz oranı yüzde 2,89 üzerinden işleme koyulacak.
Özel Kurumlarda Hareketlilik Sinyalleri
Finans pazarını inceleyen tecrübeli sektör kaynakları, kamuya ait müesseselerin hayata geçirdiği maliyet güncellemelerinden sonra, özel bankalarda da bunlara paralellik gösteren politikaların şiddetlenerek devreye alınabileceğine işaret ediyor. Son dönemde giderek kabaran fonlama maliyetlerinin yarattığı baskı ve ödünsüz uygulanan katı para politikası hamleleri dolayısıyla, kredi tahsis eden işletmelerin borç verme fiyatlamalarında yukarı dönük revizyonlar yapmayı inatla sürdürdüğü kaydediliyor.


