Öğrenci odaklı eğitim anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Rektör Prof. Dr. Özcan, hedeflerinin kontenjan artırmak değil, tam donanımlı mezunlar yetiştirmek olduğunu söyleyerek, “Özellikle öğrenci odaklı bir eğitim anlayışımız var. Sanayiye yönelik, özellikle öğrencinin sanayiye yönelik gelişmesi yönünde çok fazla sanayiyle ortak iş birliğimiz var. Eskişehir Teknik Üniversitesi özellikle havacılık alanında Türkiye'nin en önce sivil havacılık okulunu açan ve 40 yıldır bu süreci devam ettiren bir üniversite. Gerçekten pilotaj olsun, hava trafik kontrolü olsun, uçak gövde-motor olsun, onun yanında havacılık elektriği, aviyonik denilen kısım olsun, havacılık yönetimi olsun burada Türkiye'nin en önde olan üniversitelerinden bir tanesiyiz. Özellikle son iki yıl içerisinde açılan programlarımız çok gözde. Mesela Uçak Mühendisliği açıldı. Geçen yıl Uçak Mühendisliğine Türkiye 8.500’üncüsü ile sıralamada 15.400 arasından öğrenci aldık ki puan olarak 491’e denk geliyor. Bunun anlamı şu, civarımızdaki Osmangazi hariç diğer tıp fakültelerine girebiliyor bu öğrenciler. Mesela biz Uçak Mühendisliğinde Türkiye'de şu anda İTÜ'den sonra 2. sıraya yerleştik. Aynı şekilde Havacılık ve Uzay Mühendisliği programı açtık. Tabi bu programları biz göreve geldiğimizden bu yana açtığımız tüm lisans programlarını tamamen İngilizce açtık. Bundan sonra da lisans programlarında Türkçe açmayı düşünmüyoruz açıkçası. Mevcutları da İngilizceye çevirmek için çabalıyoruz. Dünyada daha doğrusu uluslararası havalimanı işleten tek üniversiteyiz biz ve pilotaj programı çok kıymetli. Türkiye 2.500’üncüsü son yerleşen öğrenci geçen yıl ki Türkiye'nin en iyi tıp fakültelerine girebiliyor bu öğrenciler. Biz hiçbir ücret almıyoruz, önemli olan kısmı o. Devlet de bizden başka bu eğitimi veren zaten başka bir üniversite yok. Vakıf üniversitelerimiz var, onlar da ciddi maliyetli programlar olduğu için ciddi ücretler almak zorunda kalıyorlar” diye konuştu.

Akreditasyon konusunda çok ciddi çalışmalar var

Rektör Prof. Dr. Özcan, “Bunun yanında üniversitemizde çok kuvvetli bir mühendislik fakültemiz var, tamamı da hazırlık zorunlu. 4 tanesinde, programın 4'ü tamamen İngilizce. Kalan 5 program %30 İngilizce. Keza fen fakültesinde 2 program %30 İngilizce. Üniversitemizin mesela son yıllarda gerçekten çok önemli olan akreditasyon konusunda çok ciddi çalışmaları var. Bizim akredite olabilecek 21 programımızın 18 tanesi akredite. Bunun anlamı şu, programlarımızın, lisans düzeyindeki programlarımızın %86'sı akredite. Türkiye'de böyle üniversite sayısı çok az bu kadar çok akreditasyonu olan. Ama şöyle yapıyor üniversiteler diyor ki ‘benim 100 programım var, 20'si akredite’ Bu %20, çok önemli değil. Ama bizim 21 akredite olabilecek program, 31 aslında program sayımız, bunun 5 tanesi havacılıkla ilgili onlar kendi içerisinde farklı akreditasyonu var, 5 tanesi de yeni açıldı mezun vermeden bağımsız kuruluşlardan akredite olamıyorsunuz onun için kalan 21 programın 18'i akredite. Kalan 3 program da yakın zamanda biz akreditasyon için başvurduk. Ön lisans programlarının bazıları da akredite aynı zamanda üniversitemizde” dedi.

Önümüzdeki yıl 5 bin öğrenci kalabilecek

Rektör Prof. Dr. Özcan, “Bunun yanında üniversitemizde gerçekten Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu, diğer taraftan da aynı zamanda bilgisayar ve bilişim bilimleri fakültesi açıldı 2 yıl önce Sayın YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar'ın önderliğinde. Çok istemiştim bu programların açılmasını. 20 üniversite pilot olarak seçilmişti, biz de o üniversitelerden biriydik Eskişehir Teknik Üniversitesi olarak. Bu programlar açıldı ve bilişim sistemleri teknolojisi, bilgi güvenliği teknolojisi, yapay zeka ve makine programlarımız açıldı ve çok yüksek puanla alıyorlar. Akademik kadromuz çok iyi. 200 civarında profesörümüz var. Toplam öğretim üyesi sayımız 450'ye yakın, öğretim elemanlarıyla, araştırma görevlileri, öğretim görevlileriyle birlikte de 740 civarında hocamız var bizim. Yani bizim 15.000 öğrencimiz var. Öğrencilerimiz için çok büyük bir kütüphane bitmek üzere devletimizin katkılarıyla. Şu anda %90 civarına çıktı inşaatın bitme oranı. 3-5 ay içerisinde açılacak, 10.250 metrekare, büyük bir kütüphane. Yakınımızda Gençlik Spor Müdürlüğümüze ait 3.000 kişilik öğrenci yurdu var bize 800 metre mesafede. 600 metre mesafede de kadın öğrenci yurdu da 2.000 kişilik açılmak üzere. 5.000 öğrenci burada aktif olarak yaşıyor olacak önümüzdeki yıl” ifadelerini kullandı.

Yeni program yerine kaliteyi artırıyoruz

Rektör Prof. Dr. Özcan, “Biz son 2 yıl içerisinde 5 lisans ve böyle Türkiye için çok kritik olan Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulunun içerisinde siber güvenlik operatörlüğü ve analistliği, aynı zamanda bulut bilişim sistemleri, oyun geliştirme ve programlama, robotik ve yapay zeka gibi ve en sonunda geçen yıl hidrojenle ilgili bir program açtık ön lisans programı. Biz açıkçası kapasitemizin şu anda daha fazlasını kaldırmıyor. Biz biraz Teknik Üniversite olarak 'ayağımızı yorganımıza göre uzatalım' modundayız. Şu anda yeni bir program açmayı açıkçası planlamıyoruz. Hatta mevcut programlarımızda göreve başladığımızdan bu yana geçen yıla kadar 510 kontenjan azalması olmuştu. Bu yıl da 200 kontenjan azalması şu andaki yani taslak kılavuza göre 200 kontenjan azalması gözüküyor. Yani 700 kontenjan azalması. Belki şehirde esnafımız bazen memnun olmayabilir bu durumdan ama biz şunu istiyoruz, öğrenci atölyelerden, laboratuvarlardan daha fazla yararlansın. Her öğrenci o imkanlardan yararlansın, tam donanımlı yetişsin ve günün sonunda da bu öğrencilerimiz işe girsinler. Derdimiz bu açıkçası. Bazı programlarımızda mezun olmadan önce işe giriyorlar. Mesela havacılık mühendisliğinin bazı programlarında şu anda durum bu. Endüstriyel tasarımda da mimarlık ve tasarım fakültesinde de benzer durum var. Diğer programlarımızda ise genel olarak işe girme oranı ilk 2 yıl içerisinde %80 oldukça yüksek. Çünkü üniversitemiz artık bir kaliteyi yakaladı. O kalitede eğitim öğretimden, araştırmadan, özellikle eğitim konusunda biz hiçbir taviz vermiyoruz. Hatta öğrencilerimizi zorluyoruz” diye konuştu.

Bütçe çıkarsa boşaltacağız

Rektör Prof. Dr. Özcan, “Fen Fakültesi Yunus Emre Kampüsü'nde ben de oranın bir hocasıyım. Rektörüm ama şu anda burada bizim onu taşıyabileceğimiz herhangi bir mekan, herhangi bir binamız yok. Her yıl biz Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'ndan bununla ilgili bütçe talebinde bulunuyoruz. Henüz onaylanmış bir bütçe yok. Onaylandığı zaman yeni bina yapıldığında biz elbette o kampüste kalacak değiliz, boşaltacağız. Ama şu anda yakın gelecekte çok mümkün gözükmüyor açıkçası” dedi.

Tramvay hattı için mevzuat engeli

Rektör Prof. Dr. Özcan, “ESTÜ tramvay hattı için biz sürekli görüşüyoruz belediyemizle bu konuda. Özellikle havalimanının oradan geçerken mevzuat gereği aşılması gereken bazı şeyler var. Mevzuata takılıyor. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün, devletin mevzuatı, tüm dünyada olan mevzuata takılan şeyler var. Onu da belediyemiz çözmeye çalışıyor. Biz bu konuda sadece aracıyız. Buraya o hizmetin gelmesini isteyenleriz açıkçası” diye konuştu.

TEKMER 3 ay içinde hayata geçecek

Rektör Prof. Dr. Özcan, “TEKMER kuruldu. Teknoloji Geliştirme Merkezi, çok önemli. KOSGEB'le ortak bir teknoloji geliştirme merkezi. Onayı Cuma günü geldi. Hocalarımız TEKMER'in içerisinde şirket açamayacaklar ama Eskişehir'deki küçük ölçekli şirketler üniversitemizde yer kiralayıp orada şirket açıp bazı vergi avantajlarından, farklı şeylerden yararlanıp biz böylece günün sonunda üniversiteyle sanayiyi bütünleştirmiş olacağız. Üniversitemizin içerisinde Türkiye'nin önde gelen uluslararası sanayi kuruluşlarının laboratuvarları var. Dünya çapındaki bir firmamızın iki tane laboratuvarı var. Birisi uygulama laboratuvarı, bildiğiniz fabrikadaki laboratuvarın bir ötekisi de pnömatik sistemlerle ilgili. Onların ofislerini hazırladık biz. Bir de açık ofisler yapılacak, onlar şu anda yapım aşamasında. Orayı yönetmek için bir şirket kurmamız gerekiyor, mevzuatı o şekilde. Şirketi bu hafta ya da önümüzdeki hafta büyük ihtimalle kuracağız. Ondan sonra da o yapısal düzenlemeleri yapacağız, 3 ay içerisinde başlarız” ifadelerini kullandı.

Hem üretim hem ihracat yapılıyor

Rektör Prof. Dr. Özcan, “Dünya çapında firmamızın yazılım laboratuvarı. Türkiye'de en büyük jeneratör ihracatı yapan firmalardan birinin jeneratör laboratuvarı var. Artı 3D printerıyla 135 metrekare yapılmış, 48 saatte yapılmış binasını yaptıkları bir dünya çapında bir firmamızın bir binası var. Orada da öğrencilerle sürekli iletişim halinde ve öğrencilerle orada çalışıyorlar. Sonra da epey bir öğrenciyi bu şekilde işe aldılar mesela. Üniversitemizde daha önce TTO A.Ş. yoktu. Biz TTO (Teknoloji Transfer Ofisi) şirketi kurduk. Birçok işlerimizi oradan, hocalarımız dışarıya iş yapıyorlar. Teknopark'ta hocalarımızın, teknik üniversitemizin 25 tane hocasının şirketi var şu anda. Organize Sanayi'de şirketi olan, üretim yapan hocalarımız var. Hem de ihracat yapanlar var” diye konuştu.

En fazla para kazanılan mesleklerden 3’ü üniversitemizde

Rektör Prof. Dr. Özcan, “Türkiye'de en fazla para kazanılan 5 meslek var. 1. sırada zaten pilotluk var. Onun dışında doktorluk, matematik mühendisliği çok para kazanıyor, uzay mühendisliği bir de uçak mühendisliği çok para kazanıyor. En çok para kazandıran 5 meslekten 3'ü bizde var. ODTÜ Enformatik Enstitüsü var URAP diye. Oradaki sıralamalarda üniversitemiz tıp fakültesi olmayan üniversiteler arasında biz başladığımız zaman 24'lerde falandık, şu anda 10. sıradayız son 2 yıldır. İlk 10'dayız. 2018'de kurulan üniversiteler içerisinde bir tek biz ilk 10'dayız. Mesela genel sıralamada 67'lerdeydik, şu anda 44. sıraya kadar yükseldik. Üniversitemiz bir ivme kazandı, ileriye doğru gidiyor. Mesela girişimcilik, yenilikçilik alanında Türkiye'deki üniversiteler arasında TÜBİTAK yayınlıyor bu listeyi, 22. sıradayız. Uzmanlaşan üniversiteler seçilmişti. Biz seramik kompozit malzemeler alanında Türkiye'de uzmanlaşan üniversite kabul ediliyoruz. Çünkü altyapımız o konuda çok güçlü. Milli Teknoloji Atölyeleri her ilde bir tane kuruldu, Eskişehir'de de üniversitemizde kuruldu. Ve sadece geçen ay ziyaret eden lise, ortaokul öğrencileri sayısı 2000'e yakın. Şu anda yaz okulu başladı orada. Hem de Eskişehir'in en iyi okullarından geliyorlar. Hatta Galatasaray Lisesi'nden dahi öğrenci var içeride şu anda” diye konuştu.

Uluslararası anlaşmalarımız arttı

Rektör Prof. Dr. Özcan, “Spor Dostu Kampüs etiketimiz var, geçen yıl almıştık. Türkiye'de geçen yıl 45 civarında, 47 üniversiteye verilmişti yanlış hatırlamıyorsam. Hareketli Yaşamı Destekleyen Kurum Sertifikası var. Yemeğimizi kendimiz pişiriyoruz, çok önemli mesela. Daha önce öyle bir şeyimiz yoktu bizim. Şu anda ilk 15.000'e giren tüm öğrencilere öğle ve akşam yemeğini ücretsiz veriyoruz. Uluslararası anlaşma sayılarımız çok arttı. 300 civarından şu anda 860'a çıktık. Erasmus Mundus diye bir program var, o çok kıymetli bir program. Dünyadaki mimarlık alanında bir projemiz 3. başvuruda ancak kabul ettirebildik, çok uğraştık. Ama yılmadık, azimle devam ettik. Sağ olsun hocalarım çok büyük destek verdi. Dünyanın mimarlık alanındaki ilk 3 üniversitesinden Delft Üniversitesi aynı zamanda Norveç'ten bir üniversite, aynı zamanda Zagreb Üniversitesi’nde öğrenci bir dönemini burada okuyacak, bir dönemini Zagreb Üniversitesi, bir dönem Delft Üniversitesi'nde, bir dönem Norveç'te ve yüksek lisans programı bu, yüksek lisansını bitirdiğinde 4 üniversitenin ortak diplomasını alacak. İngilizce olacak, yeni program açılacak buna. Şimdi çalışıyoruz ön hazırlık için, ön başvurumuz kabul edildi. 60.000 euro bütçesi var ön hazırlık kısmının ve bu projede her öğrenci 1500 ile 1700 euro arasında da burs alacak” dedi.

Patenti sektöre devredip üretime sokmak önemli

Rektör Prof. Dr. Özcan, “Sadece 2026 yılında tam 5 tane patenti sektöre de devrettik ve üretime geçti şu anda. Patent önemli, ama patenti yapmak değil, sektöre devredip üretime sokabilmek önemli. Hatta Türkiye'nin en önemli ayakkabı fabrikalarından bir tanesiyle ortak bir çalışma yürüttük. Ayakkabının üst tarafının tasarımlarını gerek bizim öğrencilerimizle, hocalarımızla, ilgili firmanın yetkilileri, tasarımcıları tasarladılar. Önce 25 tane tasarım beğenildi. Sonra jüri eledi ve 3'e düştü ve şu anda seri üretime geçti. Ve ilgili mağazanın Espark mağazası dahil Türkiye'deki tüm mağazalarında bu ayakkabılar şu anda 3 model satışta. Eskişehir Teknik Üniversitesi şu anda Türkiye birincisi kabul edilen patent oranında. Uluslararası patentlerimizin bir tanesi 14 ülkede koruma altında” ifadelerini kullandı.

Dünyada sadece 5-6 tane var

Rektör Prof. Dr. Özcan, “Burada sismik izolatör test laboratuvarı gibi bir laboratuvarımız var. Bu Türkiye'de tek, bizim üniversitemizde var bu kapasitede. Özellikle deprem bölgesinde ayakta kalan 4 tane şehir hastanesinin tüm sismik izolatör testleri burada yapılmıştı. Kuzey Marmara Otoyolu'nun viyadüklerindeki sismik izolatörlerin testlerinin hepsi burada yapıldı. Geçen gün ben uğradım izolatör laboratuvarına ‘Bu numuneler nereye?’ dedim. ‘Peru'ya hocam’ dediler. ‘Bu nereye?’ dedim. ‘Uruguay'a, Venezuela'ya, Bulgaristan'a’. Hatta yavaş yavaş yurt dışından numuneler gelmeye başladı oraya. Sadece yurt dışı akreditasyonu yok, şimdi ona başvuracağız yakın zamanda. Arkadaşlar hazırlanıyorlar. Onu aldığımız zaman yurt dışından da büyük ihtimal ciddi testler gelecek. Dünyada zaten 5-6 tane var” dedi.

Kaynak: Seren Çatalçam