Eskişehirspor’un Mali Genel Kurulu Hasan Polatkan Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Genel Kurulda konuşan Eskişehirspor Klüp Başkanı Ulaş Entok şu cümleleri kullandı:
Sayın divan başkanı, değerli divan kurulu üyeleri, sayın belediye başkanlarımız, saygıdeğer parti il başkanlarımız, değerli kongre üyelerimiz, camiamızın saygıdeğer büyükleri, değerli taraftarımız, Eskişehirspor’a gönül vermiş kıymetli misafirlerimiz ve basın mensupları, hepiniz hoş geldiniz.
Söze son yıllarda kaybettiğimiz değerleri anarak başlamak istiyorum. Fethi Heper’i, Nihat Atacan’ı, Doğan Şenoğlu’nu, Ömer Kaner’i, Süreyya Özkefe’yi, Riva Halil Güngördü’yü, tribünlerimizin efsane ismi Amigo Orhan’ı, yıllarca kulübümüze emek vermiş Sedat abimizi, Hasan ustamızı, denetim kurulumuzun değerli üyesi Zafer Mandacı’yı, Emniyet Teşkilatımızın kıymetli mensubu Fatih Terzi’yi, genç yaşta kaybettiğimiz taraftarımız Gökberk Dağları ve hepimizin Ati babası Atilla Gezmen’i saygıyla anıyorum. Aslında isim saymak da istemezdim çünkü sayarken birini unutmak hata olacak. Bu yüzden kulübe gönül vermiş ardında bir sevda bırakıp ebediyete uğurladığımız herkesi rahmetle anıyorum. Onların sevdası bu sahalarda, bu tribünlerde ve kulüp hafızamızda yaşamaya devam edecektir.
Bugün buraya bir aile olarak toplandık. İzninizle bir soruyla başlamak istiyorum sözlerime: "Biz kim kimiz?" "Biz 40 kişiyiz, birbirimizi biliriz" derler. Biz aynı sevdanın insanlarıyız. Bu kulüp şahısların değildir; kongre üyelerinindir, taraftarındır. Zaten hepimiz önce taraftar, sonra kongre üyesiyiz. Benim ve yönetimdeki arkadaşlarımın tek farkı taşıdığımız sorumluluğun daha ağır olmasıdır. Unutmayalım ki, bu kulüp hepimizindir. Başta şunu söylemek istiyorum, kongrelerimizi daha etkili kullanmalıyız. Burası el kaldırıp indirdiğimiz bir salon değil, hesap sorduğumuz, geçmişten ders çıkardığımız bir salon olmalıdır. Kongre ne kadar canlı, ne kadar hedef odaklı geçerse, bu kulüp o kadar güçlenir. Burası kulübün evidir. Biliyorsunuz, göreve geldiğimiz ilk kongrede de, bu kongre öncesinde de açık bir çağrı yaptık. Yönetime talip, güçlü ve programlı bir ekip çıksaydı, seçimli kongre kararını ivedilikle alıp görevi seve seve devrederdik. Somut bir talep gelmedi ve o süreç geride kaldı. Söylemek istediğim şu: Eskişehirspor için çalışmaktan onur ve gurur duyuyoruz. Tek önceliğimiz, bu kulübün geleceğidir.
Sezonu 2. sırada tamamladık ve playoff grubu finalinde elendik. Net olalım: Eskişehirspor’un genetiğinde şampiyonluk dışında hiçbir sonuç başarı değildir ve biz de bu tabloyu bir başarı hikayesi olarak sunmuyoruz. Ancak gerçekleri de doğru okumak zorundayız. Amatör seviyeden yeni çıkmış bir takımın bu lig rekabetinde doğrudan uyum sağlaması göründüğünden çok daha ağır şartlar barındırıyor. Çok yüksek bütçeli kadrolar kurmalarına rağmen bu ligde yıllarca takılı kalan köklü kulüplerin varlığı ortadayken, biz mücadeleyi son maça kadar taşıdık ve şampiyonluğu maalesef kıl payı kaçırdık. Geçmişin muhasebesini cebimize koyduk, şimdi tamamen geleceğe odaklanıyoruz. Bu sezon tek bir amacımız var: Bir üst lig. Eskişehirspor attığı her adımda sadece zirveyi hedeflemeye devam edecektir.
Bir şeyin altını özellikle çizeyim: Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana hiçbir futbolcumuzun, hiçbir çalışanımızın geciktirilmiş bir alacağı olmadı. Maaşlar, sigortalar, yan haklar, belki kulüp tarihinde ilk kez bir gün bile aksamadan ödendi. Bugün tesislerimizde huzur var ve güven var. Emekleri için futbolcularımıza, teknik heyetimize, altyapı antrenörlerimize ve her kademedeki çalışanlarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum.
Değerli üyelerimiz, biz yalnızca sahada değil, uluslararası arenada da bu şehrin yüzünü ağartmaya çalışıyoruz. Çocuklarımızı, öğretmenlerimizi, velilerimizi ve derneklerimizi kucaklayan geniş bir toplumsal ağ ördük. Gururla söylüyorum, bu sayede Avrupa Birliği'nde temsil edilen ilk Türk futbol kulübü Eskişehirspor oldu. Başta İspanya olmak üzere tüm dünyada günlerce o muhteşem tribünlerimizi konuştular. Bu bir gövde gösterisi değil, gerçek bir dönüşümün basamağıdır. Çünkü kalıcı kurumsallık; taraftarıyla, sivil toplumuyla, çocuklarıyla kurulan düzenin de yükselir. Bugün markamızı büyütmek, yarın buraya gelecek sponsora, yatırımcıya güven vermenin ön koşuludur. Yakın zamanda açıklanacak yine çok prestijli ve anlamlı bir iş birliği olan UNiCEF projesine daha imza atacak olmamız da bunun en somut kanıtlarından biridir. Bu kulüp kimsenin tekelinde değildir ama bu şehirde yaşayan herkese lazımdır. Asıl gücümüz tüm farklılıkları, aynı siyah-kırmızı sevdada buluşturabilmektedir.
Mali tablolarımız ve faaliyet raporumuz detaylı biçimde okunacaktır. Ama ben birkaç başlığa değinmek istiyorum. Bu sezon yaklaşık 185 milyon lira gelirle tamamlandı. En büyük destekçilerimiz de sponsorlarımızdı. Sponsorlarımız bu kulübün yalnızca destekçisi değil, yoldaşıdır.
"KULÜBÜMÜZLE ETİ ARASINDA BAĞ GÜÇLÜDÜR"
Başta şehrimizin ve ülkemizin gururu ETİ. Kulübümüzle ETİ arasındaki bağ, bütün ülkenin diline pelesenk olacak kadar güçlüdür. ETİ, 73 milyon lirayı aşan desteğiyle toplam gelirimizin neredeyse %40’ını tek başına karşıladı. Başta Firuzhan Kanatlı beyefendiye ve tüm Eti ailesine camiamız adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Diğer değerli markalarımızı ve sponsorlarımızı da anmak isteriz. Eski başkanımız, her zaman Eskişehirspor’umuzun yanında olan Sayın milletvekilimiz Nebi Hatipoğlu, Yönetim Kurulu başkanlığını yürüttüğü ihracat şampiyonlarımızdan Europen 9,5 milyon lirayla, Türkiye’nin devlerinden Türknet 7 milyon lirayla yanımızdaydı. Geçen yılki şampiyonluk yolundaki en büyük destekçilerimizden Sayın Mehmet Eren’in Yönetim Kurulu başkanlığını yürüttüğü DM Panel ve Esenler Grup bu yıl da 5 milyon lirayla yanımızdaydı. Şort sponsorluğumuz Medicana ve MBA okulları maddi desteğin yanında sosyal sorumluluk projelerimizde de bizimle yürüdü. Şehrimizle özdeşleşen gururumuz Donas, tozluk sponsorluğumuz olarak yer aldı. Diğer tüm kalemlerde bizi yalnız bırakmayan tüm sponsorlarımıza ve reklam verenlerimize de ayrıca teşekkür ediyorum.
Bizlere devletimizin güven veren yüzünü, büyüklüğünü ve sıcaklığını her fırsatta hissettiren mülki amirlerimize de içten bir teşekkür borçluyuz. Hem Eskişehir’de görev süresi dolan Sayın Valimiz Hüseyin Aksoy’a, hem de göreve geldiği ilk günden itibaren bizi yalnız bırakmayan Sayın Valimiz Doktor Erdinç Yılmaz’a ve bizimle çalışan tüm kamu personeline de yürekten teşekkür ediyoruz. Tabii bu süreçte gece gündüz demeden tabiri caiz başını çok ağrıttığımız Gençlik Spor İl Müdürümüz Hasan Kalın’a ve Gençlik Spor personeline, Emniyet Müdürümüz Tolga Yılmaz ve Emniyet personelimize de ayrıca teşekkür ediyorum.
Eskişehirspor’un sezon boyunca tüm deplasman maliyetlerini karşılayan Büyükşehir Belediyemize, başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce nezdinde tüm belediye kadrolarına teşekkürlerimizi sunarız. Yıl boyunca kulübümüzün taleplerine samimiyetle yaklaşarak desteğini esirgemeyen, bizi hiçbir zaman kırmayan Odunpazarı Belediye Başkanımız Sayın Kazım Kurt ve Odunpazarı Belediyemize sağladığı destekler için teşekkür ederim. Süre gelen personel desteğiyle bize katkılar sunan Tepebaşı Belediyemize ve Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a ve Tepebaşı Belediyesine de ayrıca teşekkür ediyorum.
Evet, gelirimizin önemli bir kısmı sponsorlarımızdan geldi. Bununla birlikte maddi büyüklüğünün ötesinde manevi ağırlığı ve anlamı bizim için bambaşka bir gelir. Bu doğrudan taraftarımızdan geldi. 36 milyon lirası maç günü hasılatından gelen, kombine ve loca gelirleriyle birlikte edilen toplam 51 milyon lira sıradan bir rakam değildir. Bu kapalı gişeler bir şehrin takımına sahip çıkışıdır. Bizi yalnız bırakmayan taraftarlarımıza da sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Bir noktaya açıklık getirelim. Kamuoyunda zaman zaman transfer bütçesi ile geçmişin hukuki dosyaları aynı teraziye konuluyor. Açık söyleyelim; sportif rekabet ile idari temizlik birbirinin alternatifi değildir. İkisi de bu kulübü yaşatmak için aynı anda yürür. Şampiyonluk gelmedi diye mali çabayı çöpe giden para saymak, bu armayı yere düşürmemek için gecesini gündüzüne katan herkese haksızlıktır. Bizim için bir delikli kuruş bile çok önemlidir. FIFA dosyaları da ilkemiz hep aynı oldu. Sessizlik, ciddiyet ve sorumluluk. Christian Tanase dosyası tamamen kapatıldı. Jerry Akaminko dosyası bu sezon içerisinde protokole bağlandı. Ama bunu bir kez olsun kahramanlık hikayesine çevirmedik. Çünkü bizim işimiz konuşmak değil, çözmek; çözemiyorsak ise idare edilebilir.
Biz bu adımları atarken kimseye mesaj vermedik, propaganda yapma peşinde olmadık. Çünkü eski dosyaları sürekli yüksek sesle konuşmak o icralı, lisans yasarlı yaşadığı riski, belirsizlik iklimini yeniden tetikler. Bizim amacımız kulübü o dalgalı yapıdan çıkarıp planlı, öngörülebilir ve korunaklı bir mali düzene taşımaktır.
Bugün taşıdığımız borcun ezici çoğunluğu geçmiş yıllardan, icraya ve senede bağlanmış eski alacaklardan oluşuyor. Denetim kurulumuzun raporu birazdan okunacaktır. Kayıplarımız, belgelerimiz yasaya uygundur. Hesabını veremeyeceğimiz tek bir faaliyetimiz yoktur. Kısacası bu kulüpte kapımız da defterimizde herkese açıktır.
Finansal hiçbir konuda kafanızda soru işareti bırakmamaya çalıştık ve bundan sonraki çalışmalarımızda bunun üzerine ne olacaktır?
Başka bir konuya daha değinmek istiyorum Sayın Hazirun. Bu kulübe katkı vermiş, emek vermiş, değerli vekilimiz Nebi Hatipoğlu gibi kulüp tarihine geçmiş, her sezon destek sunan isimlerin görüş, öneri ve eleştirileri başımızın üstünedir. Bunu asla siyasi olarak algılamayız. Nitekim Kazım Kurt başkanımız gibi, yine desteklerini bizden hiç sakınmamış bir büyüğümüzün eleştirileri bizim için nimettir. Bu eleştirileri dinler, değerlendirir ve eksiklerimizi tamamlamaya çalışırız. Buradan kaos, ayrıştırıcı bir tavır, kişisel kırgınlık bekleyenler maalesef bizden istediğini alamayacaklardır.
"YÜKÜ HER BİRLİKTE TAŞIYACAĞIZ"
Değerli Hazirun, sözlerimi bitirirken sizden izninizle birkaç şey isteyeceğim. Bu kulüp hepinizin, yükünü de birlikte taşıyacağız. Önce kombinelerimize sahip çıkalım. Bu şehirde bir kombine kültürü kuralım. Kombine hem tribünlerimizi dolduran hem de kulübü ayakta tutan en sağlam gelir kaynağıdır. Esnafımızı, sanayicimizi, iş insanlarımızı da sponsorluk ve reklam alanlarımızda yer almaya davet ediyoruz. Bu şehrin tüm iş insanları başımızın tacıdır, onları küstürmeyelim.
Son bir ricam; artık geçmişin yıpratıcı gündemlerini geride bırakalım. Krizleri, maaş problemlerini, icra dosyalarını değil, bu kulübün yarınını konuşalım. Kavgayı, sığ polemikleri, yapay ayrışmaları değil, bu armayı büyütecek projeleri konuşalım.
Ve baştaki soruya tekrar dönüyorum; Biz kim kimiz? Biz Eskişehirspor’un iyiliğini isteyen, derdiyle dertlenen herkesiz. Bu kulüp ne bir başkanın, ne bir yönetiminindir; bu şehrinindir, bu tribününündür, bu şehrin çocuklarınındır, hepimizindir. Bugün iki yıl önce söylediğim gibi kenetlenme zamanıdır. Çünkü bu kulübün kurtuluşu ayrışmada değil, birleşmede saklıdır. Öyle bir Eskişehirspor kültürü inşa edelim ki bir zamanlar kırılmış, küskün kalmış büyüklerimiz dahi dönüp baktığında göğsü kabarsın. Bu takımı sokaklarında siyah-kırmızı formayla koşan çocukların en büyük sevinci yapalım. Bu formayı hak ettiği liglere birlikte taşıyalım. Eskişehirspor, sönmeyecek kadar güçlü bir ateştir. Yaşasın Eskişehirspor, yaşasın şerefli kavgamız. Saygılarımla.



