Dolandırıcılar, tanıdık ya da yabancı kişiler aracılığıyla “kısa süreli bir rica” gibi görünen taleplerle vatandaşların banka hesaplarını kullanıyor. Bu hesaplara yatırılan paraların ise sıklıkla yasa dışı bahis, kumar ve suç gelirlerinin aklanmasıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Hesabını kullandıran kişiler, çoğu zaman sürecin suç unsuru taşıdığını fark etmeden adli soruşturmaların içine çekilebiliyor.

IBAN PAYLAŞIMI HUKUKİ SORUMLULUK DOĞURABİLİYOR

Hukukçulara göre, bir kişinin banka hesabını başkasının kullanımına açması halinde, hesaba giren paranın kaynağını bilmediğini öne sürmesi her zaman yeterli bir savunma sayılmıyor. Hesaba gelen paranın çekilmesi ya da üçüncü kişilere aktarılması durumunda, hesap sahibi şüpheli ya da sanık sıfatıyla soruşturmaya dahil edilebiliyor.

Uzmanlar, “sadece yardımcı oldum” şeklindeki beyanların birçok dosyada cezai sorumluluğu ortadan kaldırmadığını vurguluyor.

ŞÜPHELİ PARA GİRİŞİNDE BANKAYA BAŞVURU ŞART

Yetkililer, kaynağı bilinmeyen bir para transferiyle karşılaşılması halinde zaman kaybetmeden bankaya bildirim yapılmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor. Paranın iadesi için resmi başvuru yapılması ve sürecin kayıt altına alınması, olası bir soruşturmada hesap sahibinin lehine değerlendirilebiliyor.

Ayrıca IBAN talebinin mesaj yoluyla iletilmesi durumunda, yazışmaların ve ekran görüntülerinin saklanması da delil niteliği taşıyabiliyor.

CEZALAR 10 YILA KADAR ÇIKABİLİYOR

IBAN üzerinden gerçekleştirilen işlemler; suç gelirlerinin aklanması, yasa dışı bahse aracılık, nitelikli dolandırıcılık ve örgütlü suç kapsamında değerlendirilebiliyor. Bu suçlar için 3 yıldan başlayıp 10 yıla kadar uzanabilen hapis cezalarının yanı sıra yüksek tutarlı adli para cezaları da gündeme gelebiliyor.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi