Eskişehir’de, Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği kapsamında düzenlenen “Eskişehir Neşesi” programında bir araya gelen belediye başkanları, kentin kültürel hafızasını, birlikte yaşama kültürünü ve geçmişten bugüne taşınan geleneklerini anlattı.

2026 Eskişehir Yılı etkinlikleri kapsamında Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda gerçekleştirilen programın moderatörlüğünü Haydar Ergülen üstlendi. Yoğun katılımla düzenlenen programa Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum ve Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan katıldı.
“Birlikte olmanın neşesi vardı”
Programda çocukluğunun geçtiği Kurtuluş Mahallesi’nden anılarını paylaşan Haydar Ergülen, farklı kültürlerden insanların aynı mahallede yaşadığını, aynı okul sıralarında eğitim gördüğünü söyledi. Hıdırellez kutlamalarının, yazlık sinemaların, komşuluk ilişkilerinin ve aşure paylaşmanın kendisi için Eskişehir’in neşesini oluşturduğunu belirten Ergülen, şöyle konuştu:
“Birlikte olmanın neşesi vardı. Herkes birbirinin kimliğini bilirdi; Tatardı, Macırdı, Aleviydi. Ama herkes birbirine sanki o kimlik onun kimliğiymiş gibi bir empatiyle yaklaşırdı. Yani ayırıcı şeyler yoktu.”
Kentin kültürel yapısını Yunus Emre ve Nasreddin Hoca üzerinden de değerlendiren Ergülen, şenliğin “neşe” kavramını bu 2 ismin düşünce dünyasından hareketle ele aldığını ifade etti.

“Bu şehirde yaşayanların yüzünü güldürebiliyor muyuz?”
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kadınların zorlu yaşam koşullarında neşeyi üretebilmesine dikkati çekti. Köylerde düzenlenen şalvar gecelerini bu açıdan önemsediğini anlatan Ünlüce, kadınların bir araya gelerek eğlenmesini hayatın güçlüklerine karşı bir direnme biçimi olarak değerlendirdi.
Belediyeciliğin altyapı ve üstyapı çalışmalarının yanı sıra insanların yaşamına dokunmayı da gerektirdiğini belirten Ünlüce, “Belediye olarak neredeyse doğumdan ölüme devam eden her türlü hizmeti yapıyoruz. Ama günün sonunda şu önemli: Biz bu şehirde yaşayanların yüzünü güldürebiliyor muyuz, yüzünde bir gülümseme yaratabiliyor muyuz? Eğer bu soruya ‘evet’ cevabı verebiliyorsak o zaman başarılı belediyeciyiz” dedi.
Kentte yaşayan insanlara sevgi ve şefkatle yaklaşmanın önemini vurgulayan Ünlüce, kültür ve sanat etkinlikleriyle vatandaşların günlük yaşamında nefes alabilecekleri alanlar oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.
Küllüoba ekmeği için kullanılan buğday Eskişehir’de yetiştirildi
Programda Küllüoba ekmeğine ilişkin de bilgi veren Ünlüce, kazıda bulunan 5 bin yıllık ekmekten yola çıkarak Halk Ekmek’te ürettikleri ekmeğin kentte ilgi gördüğünü ifade etti.
Üretimde kullanılan unu temin etmekte zorlandıklarını, daha önce Kars ve Urfa’dan bulmaya çalıştıklarını anlatan Ünlüce, “Bu sene sağ olsun Tarımsal Hizmetler’deki arkadaşlarımız, destek veren başka daire başkanlarımız da var, buğdayını Eskişehir’de ektik ve hasadını da yaptık. Artık daha çok üretebileceğiz, müjde” diye konuştu.

“Eskişehir’de ciddi anlamda bir kültürler aşuresi var”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, tren ve uçak seslerinin Eskişehir’de günlük yaşamın bir parçası olduğunu belirterek, farklı yerlerden gelen insanların kentte ortak bir aidiyet oluşturduğunu söyledi.
Kurt, “Eskişehir’de ciddi anlamda bir kültürler aşuresi var. Kültürler çok çeşitli. İnsanlar çeşitli yerlerden gelmiş ama bir Eskişehirlilik ruhu oluşturabilmiş, neşesini oluşturabilmiş” ifadelerini kullandı.
Eskişehirspor taraftarlarının takımlarına bağlılığını da bu ortak kültürün örneklerinden biri olarak gösteren Kurt, takımın amatör kümeye düşmesine rağmen binlerce kişinin tribünleri doldurduğunu dile getirdi. Kurt, bir kitabevi sahibinin kendisine öğrencilerin kentten ayrıldığı dönemlerde daha fazla kitap sattığını anlattığını aktararak, Eskişehir halkının okumaya ilgisini de kentin neşe kaynakları arasında değerlendirdi.
“Sivrihisarlıların misafirperverliğinin ve neşesinin hiçbir zaman değişmeyeceğini düşünüyorum”
Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, ilçenin gelenekleri, komşuluk ilişkileri ve misafirperverliği üzerinde durdu. Çocukluğundaki misafirliklerden örnekler veren Dökmeci, “Belki zaman değişti, belki hayatın akışı değişti, hızı değişti fakat Sivrihisarlıların misafirperverliğinin ve neşesinin hiçbir zaman değişmeyeceğini düşünüyorum” dedi.
Büyükşehir Belediyesinde çalıştığı yıllara da değinen Dökmeci, Yılmaz Büyükerşen ile Eskişehir sokaklarında gezmenin ve onun kentle ilgili hayallerini dinlemenin kendisi için bir neşe kaynağı olduğunu söyledi. Dökmeci, bugün Ayşe Ünlüce ile aynı sokaklarda çalışmayı sürdürmenin de kendisine mutluluk verdiğini belirtti.

“Amacımız salça yapmak değildi”
Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, belediyecilikte vatandaşlarla kurulan ilişkinin önemine değinerek, insanları dinlemenin ve kendilerini değerli hissetmelerini sağlamanın da hizmetin bir parçası olduğunu ifade etti.
Gelenekleri yaşatmak amacıyla düzenledikleri salça festivalini örnek gösteren Konakcı, “Amacımız salça yapmak değildi aslında. Amacımız orada insanları, herkesi bir araya getirmek, eski geleneklerimiz olan imece usulünü tekrar yaşatmaktı” dedi.
Etkinlik boyunca vatandaşların bilgilerini ve emeklerini paylaştığını anlatan Konakcı, salça yapımı bittikten sonra da sohbetlerin ve eğlencenin sürdüğünü söyledi. Konakcı, şenlikler, komşu buluşmaları ve Hıdırellez kutlamalarıyla bu kültürü gelecek nesillere aktarmak istediklerini belirtti.

“Belediyecilik sadece çöp toplamak değil”
Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, öğretmenlik yıllarından ve çocukluğunun geçtiği Kırka’dan anılarını paylaştı. İlçedeki düğünlerin, aşure günlerinin, zili dokumalarının ve kültürel değerlerin birlikte yaşama kültüründeki yerine değinen Tepe, yöneticilerin yaklaşımının çalışanlara ve topluma da yansıdığını söyledi.
Belediyeciliğin yalnızca fiziki hizmetlerden oluşmadığını vurgulayan Tepe, “Aslında belediyecilik sadece çöp toplamak, sadece inşaat yapmak, sadece yer altı, yer üstü işlemleri yapmak değil; aynı zamanda toplumumuzun mutluluğunu da sağlamak” diye konuştu.
Sosyal ve sanatsal faaliyetlerin Eskişehir’i öne çıkaran özellikler arasında bulunduğunu belirten Tepe, bireysel neşenin yanı sıra toplumsal neşeye de önem verilmesi gerektiğini ifade etti.

“İlkleri yapan bir belediye başkanı olarak çok neşeli hissediyorum”
Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, ilçedeki hizmet eksiklerini gidermenin kendisine mutluluk verdiğini söyledi. Altyapı, üstyapı ve içme suyu hatlarına ilişkin çalışmalar yaptıklarını, pazar yeri çalışmalarının da sürdüğünü belirten Güller, düğün salonu, gençlik merkezi ve spor kompleksi gibi ihtiyaçları karşılamak için çalışacaklarını kaydetti.
Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri arasındaki dayanışmaya değinen Güller, “Ben inanıyorum, bu neşeli günler Alpu’nun olacak diye düşünüyorum. Çünkü ilkleri yapan bir belediye başkanı olarak çok neşeli hissediyorum kendimi” dedi.
İlçenin lületaşı ve gümüş işlemeciliğine de dikkati çeken Güller, bu alanların Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle yeniden canlandırılmasını istediklerini ifade etti.

“Tarkan’ı getirsek eğlenmeyiz”
Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum, belediye başkanlarının gündem ve siyaset dışında bir konuyu konuşmak için bir araya gelmesini de neşe kaynağı olarak değerlendirdi. İlçenin kültürel yaşamında Yunus Emre’nin, hasat şenliklerinin, köy eğlencelerinin ve Sorkun çömlekçiliğinin önemli bir yeri olduğunu söyledi.
Kiraz Festivali’nde yerel sanatçılara ağırlık verdiklerini anlatan Çorum, “Mutlaka bir tane TRT sanatçısı, Kültür Bakanlığından bir sanatçımızı getiriyoruz. Ankara’ya çok yakın olduğumuz için Ankara’dan bir sanatçımızı getiriyoruz. Onun dışında tamamen mahalli sanatçılarımıza yer veriyoruz” dedi.
Çorum, yerel ezgilerin ilçe halkı için önemini ise “Tarkan’ı getirsek eğlenmeyiz. Ama bizim mahalli sanatçımız çıktığında ve kaval havası çalarsa bizim neşemiz yerine gelir ve keyifleniriz” sözleriyle anlattı.
Köy odalarında yapılan sohbetleri ve geleneksel eğlenceleri yeniden canlandırmaya çalıştıklarını belirten Çorum, insanlara neşe katan çalışmaların toplumsal yaşama da katkı sunduğunu ifade etti.

“Kültürümüzü hep yaşatıyoruz, neşemizi kaybetmeyeceğiz”
Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, ilçenin farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir yer olduğunu belirterek, komşuluk ilişkilerini ve geçmişten bugüne uzanan gelenekleri anlattı. Köy enstitülerinin Mahmudiye ve Hamidiye yerleşkelerine değinen Gündoğan, ilçenin eğitim geçmişine de dikkati çekti.
Çocukluğundaki mahalle yaşamından ve Türkmen Mecidiye köyündeki düğünlerden anılarını paylaşan Gündoğan, geçmişte günlerce süren düğünlerin ve çeyiz geleneklerinin zamanla kaybolmaya başladığını söyledi. Komşuların ekmeğini, yumurtasını ve yağını paylaştığı dayanışma kültürünü yaşatmaya çalıştıklarını ifade eden Gündoğan, bugün 18 Eylül Caddesi olarak bilinen yolun geçmişte “Flamingo Yolu” ve “Âşıklar Yolu” olarak anıldığını dile getirdi.
Vatandaşlarla bir araya gelmenin ve onların mutluluğunu görmenin kendisi için de neşe kaynağı olduğunu belirten Gündoğan, “O yüzden kültürümüzü hep yaşatıyoruz, neşemizi kaybetmeyeceğiz, şartlar ne olursa olsun. Hep neşeli günlerde buluşacağız. İnşallah Ayşe Başkanımın da önderliğinde böyle kırsalda buluşuyoruz zaten, daha sık görüşürüz” dedi.




